Murphy Annelerin Peşinde

anne, çocuk, bebek, kanun, murphy

Mutlaka bir gün, bir yerlerde Murphy Kanunlarını duymuşsunuzdur. Bilmeyenler için Murphy Kanunları’nın temeli şu öze dayanır :

      
     “Eğer bir işi halletmek için birden fazla olasılık varsa ve bu olasılıklardan biri istenmeyen sonuçlar veya felaket doğuracaksa; kesinlikle bu olasılık gerçekleşecektir.”
     “Ters gidebilecek her şey, ters gidecektir.” 


Genel kuralları ise şöyle : 
  1. “Bir şeyin birkaç şekilde ters gitme olasılığı varsa, hep en kötü sonuç doğuracak şekilde ters gidecektir.”
  2. “Bir şeyin ters gidebileceği olasılıkları engelleseniz bile, anında yeni bir olasılık ortaya çıkacaktır.”
  3. “Bir şeyin olma olasılığı, isteme olasılığı ile ters orantılıdır.”
  4. “Er ya da geç olası en kötü koşullar zincirlemesi vuku bulacaktır.”
  5. “Ne zaman bir şeyden vazgeçseniz, vazgeçtiğiniz o şey size geri gelir.”
  6. “Olmuyorsa zorlayın, kırılırsa zaten değişmesi gerekirdi.”
  7. “Ne kadar beklersen bekle istenmediği zaman gelecektir.”
  8. “Çözülen her problem yeni problemler yaratır.”
  9. “Her şey yolunda gidiyorsa, kesin bir terslik vardır.”


Peki bu Murphy’nin en çok uğraştığı kişiler kimler biliyor musunuz ? Tabii ki anneler ! Aklınıza yatmadı mı yoksa genel kuralları okurken kafanızda canlanan anılar siz ve bebeğiniz üzerine mi ? Şimdi size Murphy’nin anneler üstüne uyguladığı olaylar örgüsünü yazıyorum. 


  1. Kahveniz piştiği anda mışıl mışıl uyuyan bebeğiniz uyanacaktır. (sanırım bir gün beşinci kahve pişirmemde de uyanması üzerine bendeki en büyük etkisi bu )
  2. Bu öğünde çok güzel yedi dediğiniz anda minik yarısını ya da tamamını üstünüze çıkartacaktır ( genelde saatlerce kendi ellerinizle hazırladığınız yemekler için geçerli )
  3. Çişini yaptığı için altını değiştirip salona döndüğünüzde mutlaka kakasını yapar. ( özellikle o an izlediğiniz bir program varsa ya da yemek yiyorsanız)
  4. Kıyafetlerini güzelce giydirip dışarı çıkmak üzere pusete yerleştirdiğinizde ya kusacak ‘tok olmadığı halde’ ya da altını kirletecektir. ‘yeni değiştiği halde’ 
  5. Banyosunu yaptırıp temiz pak şekilde yerine yerleştirdiğinizde mutlaka ama mutlaka üstünü lekeliyeceği bir şeyi eline geçirecektir. (bizimki genelde mama önlüğünü eli ile kaldırıp kıyafetine dökerek gerçekleştiriyor)
  6. Başkalarına bebeğiniz ile anlattığınız her türlü pozitif şey onların yanında tam tersi olarak gerçekleşecektir. ( özellikle anane, babaanne, dedeler yanında)
  7. Bebeğiniz öğlen hiç uyumadığı kadar huzurlu ve kesintisiz uyuyor mu ? Hemen dolabı açın ve kendinize yiyecek bir şeyler hazırlayın hemen uyanacaktır. ( Kimin umurunda uyanalı 8 saat olmasına rağmen yemek yiyememiş olmanız)
  8. Uzun süredir ilk kez eşinizle bir kaçamak yapıp dışarıda bir organizasyon mu yaptınız? Bebeğinizin dişi o gece çıkmaya karar verecektir. 


Bunun gibi listeyi onlarca madde daha ekleyerek çoğaltabiliriz tabi ama bu yazıyı henüz anne adayı aşamasında olan arkadaşlarımızında okuduğunu düşünerek kısa kesiyorum. Tabii ki işin şakası bu yönde. Bu maddelerin hepsi birebir yaşanıyor olsa da inanın bunlar sizi eğlendirmeye başlıyor. Bir gülüş size ‘sevgili Murphy bildiğini oku’ dedirtiyor. 
Sizinde aklınıza buna benzer örnekler geliyorsa yorum olarak yazın. Murphy hepimize başka oyunlar oynuyor olabilir. 

Erotizm raflarda

özgürlüğün elli tonu, edebiyat, grinin elli tonu, karanlığın elli tonu, kitap, yayın evi

Son dönemde gittiğiniz her hangi bir kitabevi, zincir kitap mağazasında çok satanlar raflarında ‘erotizm’ başlığı altında “satılan kitaplar  dikkatinizi mutlaka çekmiştir. Aslında bu serinin öncülerinden Grinin Elli Tonu’nun başarısı mı yoksa yayın evlerinin üstümüzde oynadığı bir oyun mu bu karar vermek zor. Sadece bu konuda değil bir çok kitap evi çok satanlar raflarını gündeme göre belirliyor. Yani daha kitaplar çok satmadan zaten birilerinin kararı ile çok satacağına karar veriliyor. 

                                                    

 Öncelikle serinin tüm kitaplarını okuduğum için ‘grinin elli tonu’ üzerinden konuşmak isterim. Bir edebiyat eseri mi yoksa yazar dokunulmaza dokunduğu, bilinçaltındaki perdeleri araladığı için mi bu kadar başarılı oldu tartışılır. Kitabın aslında üç kitap olarak yayınlanması tamamen bir satış stratejisi. Anlatılan konu çok sayfalı tek kitapta anlatılacak bir hikaye. Hatta ilk kitapta geçirdikleri bir haftayı neredeyse bir kitap boyunca anlatıyor. Gerçi bir çok seri kitapta aynı strateji uygulanıyor. Edebi açıdan bir kitabı yargılayacak bir eğitime sahip değilim ama kitap okumayı hayat tarzı haline getirmiş biri olarak birazda bunları konuşabilmeyi hak görüyorum.

                                                      
Peki nerede bu kitabın başarısı? Konuşulmayanı açık şekilde konuşabildiği ve birilerinin yatak odasını gözetleme şansı veriyor olmasında. Kimse itiraf etmese bile gözetlemek, gizli olanı bilmek istemek insanın doğasında var. Grinin Elli Tonu işte buna dokunuyor. Her kadının genel çerçevede beğenebileceği zengin, yakışıklı, gizemli adamın yatak odasını romantizmle beraber bizimle buluşturuyor. Onun sırları kadın okuyucuları empati ile kendine bağlarken erkek okuyucuları sırları konusunda kendine çekiyor. İşte üç kitapta birden sağlanan bu başarı ve satış rakamları bir çok yayın evinin harekete geçmesine neden oldu. Peki nasıl oluyor da bu kadar hızlı bir şekilde bu tarz kitaplar yayına hazırlanıyor? Belki sıra bekleyen yazarlar için bir fırsat oluyor ve hemen üretkenliklerini bu yöne çeviriyorlar ya da zaten bizlerin neler okuyacağı çoktan birileri tarafından belirlenmiş oluyor. 
Ben okumak ihtiyacının mutlaka yüksek edebiyat eserleri ile doyurulması gerektiğini düşünmüyorum. Son zamanlarda en çok baskı yapan çik-lit serileri, diz üstü edebiyatçıları ya da başlıkta incelediğimiz erotik sınıfındaki kitapları insanları okumaya motive ettiği için başarılı buluyorum. Kitapların altında yatan o sihirli dünyaya hangi kanaldan gitmeyi tercih ederseniz edin size iyi gelecektir. 
Grinin elli tonu ve benzeri  kitapların film anlaşmaları, kitapta geçen şarkıların albüm yapılması gibi gelişmeleri duyunca daha uzunca bir süre birilerinin hayatını perdenin arkasından izleyeceğimiz kesin.