aile · arkadaşlık · dostluk · erkek · ilişki · kadın · sırdaş

Arkadaşlık Meselesi

Hayat döngüsü içinde kendi seçemediklerimiz ve seçebildiklerimiz var. İçine girdiğimiz aileyi seçemiyor sonra hayat içinde ilişkilerin çeşitlerine göre görüşüp görüşmeme kararını kendimiz alıyoruz. Bunun gibi bulunduğumuz toplum, ülke, yapı hatta gen haritamız bile bizim dışımızda oluşuyor. Öyle bir ilişki şekli var ki o ise sadece bizim seçimlerimiz ile alakalı. Bu da arkadaşlıklar. Aileniz size bir yere kadar eğitiminizi, karakter şeklini şekillendiren katkılarda bulunabiliyor. 

Aileden kopup sosyal çevrenin öneminin arttığı ilk ergenlik ve gelişme döneminde bizi şekillendiren ilişkiler arkadaşlıklar oluyor. Arkadaşlıklar insan için bir kumar gibi zaman. Zarın sürekli 6:6 gelme ihtimali çok düşük ama geldiği zamanda kişiye kazandırdıklarının değeri paha biçilemez. 

Aslında algımızda sanki arkadaşlık ilişkinin belirli bir samimiyet ve düzeyinde kaldığı kişilere söylenirken dostluk sizin her şeyinizi bilen, sırdaş, en yakınınıza deniyor gibi. Oysa bu ayrım aşk ve sevgi ayrımı yapmak kadar zor. 

Çevremde o kadar çok örnek görüyorum ki aynı anne babadan doğan insanlar birbirlerine beş dakika katlanamaz iken hayatlarına aldıkları arkadaşları ile kardeşten öte olanları. Ben ne yazık ki bazı şanssızlıklar yüzünden kardeş duygusunu yaşayamadım. Tek çocuk olmanın pozitif yönlerini sonuna kadar yaşamama rağmen bu duygu adına her zaman bir açlık hissettim. İşte bu yüzden edindiğim tüm arkadaşlıklar benim için kardeş kadar yakın oldu. Kimi kişilerde bu şekilde sahiplenmenin dersini alırken kimi kişilerde iyi ki hayatıma girdi dedim. 
Peki tek çocuk olmak ile ne alakası var bunun derseniz size biraz anlatayım. Eğer tek çocuksanız okul döneminize kadar yaşı ortalama sizden otuz yaş büyük insanlarla birlikte olursunuz, ailenizin tanıdığı kişilerin çocukları ile geçici ilişkiler kurarsınız, evde tek başınıza oynayabileceğiniz oyunlar keşfetmek ve yaratıcılığınızı zorlamak zorundasınız. Yaptığınız bir hata karşısında size arka çıkacak ya da suçu sizin adınıza üstlenecek kimse bulamazsınız. Bu nedenle sizin yaşıtınız olan ya da size yakın olan arkadaşınız bir anda sizin en değerli varlığınız olur. Çünkü sizi anlar, dinler, ne istediğinizi bilir, yargılamaz, eleştirmez. 
Gerçek dostlukları ayırt etmenizin bir diğer yolu ise araya giren zaman ve yollar oluyor. Hayatta edindiğim en yakın bir kaç dostum ile gerek benim gereksiz tafralarım gerek aramıza giren mesafeler nedeni ile ayrı düştük ama ben her zaman şunu bildim ki ‘onlar hep o kapının, telefonun ucunda’
Yaşanan hiçbir uzaklık aranızdaki duygular gerçek ise size zarar veremiyor. Hayatı kaldığınız noktadan tekrar kucaklıyor ve beraber yola devam ediyorsunuz. 
Önemli olan bu uzaklaşmalarda her zaman kapıyı aralık bırakın. Hayatta şunu öğrendim ki ‘hiçbir olay affedilemez değil’ ve hiçbir olay ‘gerçek dostu kazanmak kadar’ önemli değil. 
Hayat insanlar ile şekilleniyor. Az olsun, öz olsun diyerek yalnızlaşmaya hiç gerek yok. Umarım gerçek dostların sevgisi ile nefes aldığınız bir hayat yaşıyorsunuzdur. Umarım kırgın olduğunuz dostlarınız varsa bu yazıyı okuduktan sonra derin bir nefes alır aslında kızılacak hiçbir şey olmadığınız fark edersiniz. Hayat kızgın olmayacak kadar hızlı. 
‘ İyi arkadaşlar yıldızlar gibidir. Onları her zaman görmezsiniz ama her zaman orada olduklarını bilirsiniz’ 

Bir şey söyle ?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s