yaşam

Acımıyor Acıtıyor

Zor günler yaşıyoruz. İçinden çıkması, yorumlaması bile zor günler. Sanki ülke olarak bir kara bulutun altına girdik çıkamıyoruz. Her bir köşede bir evlat öksüz kalıyor ya da bir anne evlatsız. Adına siyaset, terör, futbol, taraftarlık diyorlar. Sanki olaylara isim koyunca her şey kabul edilebilir oluyor. İşin özünde hep ama hep insan kaybediyor.

Aklımız ermez, içini bilemeyiz diyoruz bazen sanki aklımız erse ya da olayı bilsek derinlemesine temeldeki gerçeği değiştirirmiş gibi. Giden can olduktan sonra cümlenin sonuna öyle bir nokta gelir ki o nokta kalır boğazında tıkar. İster hain bir pusu olsun, ister şerefsizce atılmış bir bomba ya da sadece forma yüzünden çekilen bıçak, sıkılan kurşun hangi gerekçe hangi paylaşılamayan gerçek gideni döndürüyor ? Hangi gerçek yetim kalan çocukları ısıtıyor ya da evlatsız kalan annenin yüreğini soğutuyor?

İşin bu kısmı değil aslında birazda anlatmak istediğim. Asıl beni sinirlendiren, insanlığımdan utandıran bazen değil çoğu zaman hayrete düşüren şey insanların verdiği tepkiler. Ortalama bir standartta gördüğün insanların insanlıktan yoksun, vicdandan arınmış cümleleri. Sadece bir takım tutuyor diye ölen kişiye ‘iyi olmuş’ yazabilen ya da onlarca insanın nedensizce ölmesini ‘elden ne gelir ya’ diyerek geçiştiren insanlar. Biz ne zaman bu kadar vicdansız olduk ? Biz ne zaman kendimizden, halkımızdan, ait olduğumuz toplumdan bu kadar nefret eden insanlar olduk?
Duyarlılığı sadece cümlelere sığdıran ama iç dünyasında umursamadığı belli kalıp cümleler arkasına saklanan insanlar. Bilmiyorum anne olmanın verdiği bir korku mu bu ama ben böyle bir toplumda bu kadar vicdansız, kalpsiz insandan kızımı nasıl koruyacağım? İçim hiçbir zaman rahat olmayacak mı? Başka toplumları övmek ya da başka ülkeler sanki çok matahmış gibi bir algı oluşturmak istemiyorum tam tersi duyarlılığı, yardımseverliği, vicdanı olan bizlerin nasıl oldu da bu kadar ruhsuz bir yapıya geldiğimizi anlamaya çalışıyorum.

Sosyal medya araçlarında bile aynı tarafta olup sürekli tartışan insanları okuyorum. Herkes acısını farklı yaşar. Bazı insanlar cümlelere dökemez bazı insanlar yazarak rahatlar ama nedense oluşturulan garip mahalle baskısı yüzünden soğuk, içten olmayan cümleler okuyorum. Hep başkalarının harekete geçmesini bekleyen ya da başkasını izleyip, eleştirip kendini bir türlü görmeyen insanlar. Bıçağı bin kere kendine vurduğunu fark etmeyenler.

Uzun lafın kısası korkuyorum. Gün geçtikçe daha insanlıktan yoksun olmaktan, duygusuzlaşmaktan ve kavga etmeden kendini ifadede zorlanan insanlar haline gelmekten çok korkuyorum. O yüzden diliyorum ki bu farkındalıkta olan bizler vicdanlı bireyler yetiştirmeyi ve iyi olanı korumayı bilen insanlar yetiştirmeyi başarırız. Umarım bir gün evlatsız kalan kolları, annesiz babasız kalan minik yürekleri ısıtmayı öğreniriz. Ve her şeyden öte umarım ‘değiştirme gücü’ yüksek bireyler oluruz.

Bir şey söyle ?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s