yaşam

‘Şimdi sen bir şey mi oldun’

Yüce olan hiçbir şey aniden yaratılmamıştır., tıpkı üzüm ve incir gibi. Benden incir isterseniz, biraz zaman ver derim. Önce çiçek açsın, sonra meyvesi olsun, ardından da olgunlaşsın. İşte aynen böyle demiş etkili bir Stoacı ve Sokrates’in takipçisi olan Epiktetos, asıl önemli olanın olaylar değil, bizim onlara karşı takındığımızı tavırlar olduğuna inanıyordu. Kendisi de köle olarak doğmuştu ve o zaman kimse onun adının tarihler boyunca en iyi düşünürler arasında yer alacağına inanmazdı.

Şimdi durup dururken bu alıntıyı sizinle neden paylaştım onu açıklayayım biraz. İnsan ömrü nereden baksanız iyi ihtimalle 80 yıl. Bu yılların neredeyse 20 senesi birilerinin bize bir şeyler öğretmesini bekleyerek zaten gelip geçiyor.  Yaşadığımız sistem öyle rutin ve öyle delinmez ki bir insanın gerçekten kendini bulması neredeyse otuzlu yaşlarını buluyor. İşte o yaşlar geldiğinde geriye dönüp bakıyor ve belkide kalbinde onu mutlu eden, var eden meslek ya da hayatla ilgili hiçbir şey yapmamış. Çünkü sistem buna izin vermemiş. O da bu sistemi değiştirememiş. Sonra hayatının bir dönemi geliyor ve içinde bir kıvılcım çakıyor. Belki ilk kez onu mutlu eden şeyi keşfediyor ve bu konuda bir şeyler yapmaya çabalıyor. İçinde hep bir heyecan kıpırtısı, kalbi hep hızlı. Buraya kadar her şey ne kadar güzel ve etkileyici bir hikaye gibi duruyor değil mi? Oysa devamında bu heyecanın içine öyle bir etken giriyor ki yine kalbinin üstüne bir öküz oturuyor. Hani zaten kalbindeki şeyleri yaşamak için onca yıl beklemiş bir de bununla uğraşıyor. Ne mi o etken? İNSAN ! İnsanların bir heyecanla başladığı işlere karşı öyle cümleler kuruyoruz ki bazen nereye gittiğini düşünmüyoruz.

23d690a1712481cd418f0950d121e996

Mesela biri bir kitap yazıyor. Belki 100 sayfa belki 1000 sayfa ama içinde onun heyecanı var belli daha okumadan hemen yapıştırıyoruz cümleyi ‘Sen şimdi yazar mı oldun yani’ ya da kitap yazacak kadar şanslı olmayanlar kendilerini bloglar aracılığı ile ifade etmeye başlıyorlar hemen başka biri çıkıp diyor ‘blogger mısın sen şimdi’ Hayatı boyunca belki hep şarkı söylemek için yaşamış ama bunu zar zor gerçekleştirmiş birine ‘tek şarkı ile şarkıcı mı oldun’ diyoruz. Moda konuşmak istiyor ‘ha evet tasarımcı diyor kendine’ diye küçümsüyoruz. Bizlere arz edilen hiçbir şeyi beğenmek ya da tüketmek zorunda değiliz ama bizlere arz eden kişiye saygılı olmak, onu iyi ya da kötü eleştirmek zorundayız. Kimsenin hayalleri bizim bir saçma cümlemizden daha az değerli değil. Biz eleştirmeyi bilmeyen, yapılan işi eleştirmek ile yapan kişiyi yargılamak arasındaki farkı göremeyen bir toplumuz. İşte biz bu yüzden ‘yeni’ hiçbir şey üretemiyoruz. Biz Epiktetos bize direkt incir versin istiyoruz.  Oysa hayat böyle değil. Yaratıcılık ya da ortaya bir şey çıkarma durumu hepsi işlene işlene döşenen yola taşları. İnsanlar yazacak, müzik yapacak, filmler çekecek, üretecek, deneyler yapacak ve biz ortaya çıkartılan ürün daha iyi olsun diye sadece onu eleştireceğiz. Yaratıcıyı küstürmek kimseye yaramaz. Bırakın insanlar bir günde yazar, şarkıcı, bilim adamı olsun. Sıfatlara bu kadar anlam yüklemeyin. Anlam yüklediğiniz şey ortaya çıkacak ürünler olsun.

Yaratıcılık alışkanlığın özgünlükle alt edilişidir demiş bir başka düşünür. Alışkanlıkların, boş sıfatların insanların hayallerini bir cümle ile yıkmasına izin vermeyin. Bir gün  belki sizinde bir hayaliniz olur.

9fed8f50672d87520f3ce8bf172316bc

 

 

‘Şimdi sen bir şey mi oldun’” için 7 yorum

  1. 🙂 bu yaziyi okumayi atlamisim oysaki yine hitap etti derinden.3 gûn once Bogazici Caz Korosu secmeleri icin istanbula gittim .30 yildir sarki soylemek isteyip cesaret edememistim .o gun piano onunde soyledim ve o gun belki bir pop star olamasamda kendi icimde yasattigim starin cikmasina izin verdim .basarili oldum yada olamadim .ama mutlu olmustum.belkide bunu anlatmak istedin ôzge.tesekkurler…

      1. evet bizimkiler karsi ciksada gittim.ve askin nur yengiden ayrilmam sarilirim hayallere yi soyledim.secilemedim ama masis bu sarki cok iyi gitti dedi.;) yuzlum guldu…sevgiler …

  2. süper yazı eline sağlık.. her ortam ve her teşvik için geçerli maalesef bu durumlar. kültürmüz de biraz böyle mi acaba diye düşünmüyor değilim? mesela eski köye yeni adet getirme vb ifadeler..

Bir şey söyle ?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s