Bir Dilim Sohbet

DreamStory ile Röportaj

Bir süre önce sizlere bundan sonra ‘bir dilim sohbet’ köşesi altında farklı meslek grupları ve farklı hayatlardan sohbetler sunacağımı söylemiştim. Açıkçası bu proje için iletişime geçtiğim herkes olumlu dönüş yapınca gerçekten çok heyecanlandım. Bugün ise sizlere ilk sohbetimizi yayınlıyorum. ‘Bir dilim sohbet’ köşesinin ilk konukları hayallerinin peşinden koşmayı başarmış iki adam. Berkay Gülüm ve Kürşad Sezgin bunda sadece 1,5 yıl önce Dream Story çatısı altında buluştular ve harika anlara imza attılar. En yoğun dönemlerinde bize vakit ayırıp sorularımızı yanıtladıkları için ayrıca teşekkür ediyorum. Şimdi artık söz onlarda.

Öncelikle sizi tanıyalım. Bu unutulmaz anları ölümsüz kılanlar kimdir?

73533_491717789457_5879265_n

Berkay: Başladıkları günden beri profesyonel iş hayatından sıyrılmak, hobilerini işleri yapmak isteyen iki okul arkadaşı diyebiliriz. Ben TED, Bilkent üzerine 14 yıllık yurt içi ve yurt dışında yatırım bankacılığı kariyerinden sonra artık ileri düzey hobim olan fotoğrafçılığın işim olmasına karar verdim ve bu fikrimi uzun zamandır beraber fotoğraf çektiğimiz, devamlı fotoğraf üzerine kafa yorduğumuz yine Bilkent’ten arkadaşım olan Kürşad’a açtığımda onun da en az benim kadar istekli ve kararlı olduğunu görünce kendisi ile Dream Story’i hayata geçirdik. Her şey çok hızlı gelişti ve şimdi 1.5 yıl sonra bu noktadayız…

k

Şimdiye kadar şu an ki işinizden çok farklı işler yapmışsınız. Birden bire yeni bir işte sıfırdan başlamak zor olmadı mı?

Kürşad:  İnsan sevdiği, zevk aldığı işi hele de kendisi için yapıyorsa hayır. En azından o zorlukları kendiniz için çektiğinizi bildiğiniz için keyifli olduğunu bile söyleyebiliriz. Bilakis ikimizinde satış ve müşteri ilişkileri alanlarında uzun yıllar tecrübesi olması ve kuvvetli iletişimimizin bize çok yardımı dokundu diyebilirim.

 
İnsanların en mutlu anlarında onlara şahitlik ediyorsunuz. Bunun güzelliği yanında zor kısımları da var mı?

Kürşad: Kesinlikle. Bir kere hiç bir anı kaçırma şansınız yok.. Çünkü tekrarı yok.. Özellikle düğün törenlerinde akış size göre değil siz akışa göre hareket ettiğinizden fotoğraflayamadığınız önemli bir an daha sonra sıkıntı yaratabilir. Özellikle gece düğün töreni sırasında yaptığımız çekimlerde devamle konsantre bir halde olmamız gerekiyor. Bizim en büyük farkımız iki kişi çalışmamız. Bu bize hem esneklik hem de hemen hemen her anı yakalama fırsatı veriyor. Tek konsantrasyonumuz da genelde gelin, damat ve aile oluyor. Dış çekimlerde göreceli daha rahat hareket ediyoruz çünkü kontrol bizde oluyor.

 
Özellikle düğün fotoğraflarının “mükemmel” olması ve özellikle gelin için çok önemli. Yaptığınız işe çok müdahale oluyor mu?

Berkay: Biz mutlaka her düğün öncesi gelin ve damat ile bir araya geliyoruz. Onları tanıyoruz. Ne istediklerini ne istemediklerini soruyoruz..Bunlar çok önemli..Çünkü düğün aslında sizin değil onların. Sizin onlara uyum sağlamanız gerekiyor. Her gelinin her damadın istekleri farklı olabiliyor.. Aileler çeşitli isteklerle gelebiliyor.. Ufak tefek ekstra istekler dışında önceden konuşulan çizginin çok dışına çıkmıyoruz. Her şeyin başı iletişim ve anlayış. Düğün başlı başına büyülü bir olay ve her gelinin (rüyası olan damat var mı bilmiyorum? 🙂 uzun yıllar boyunca beklediği an.. Haliyle gerginlikler, heyecanlar olabiliyor bunları doğal karşıladığınız sürece bir sıkıntı yaşanmıyor.

2

 
Duyduğunuzda çok şaşırdığınız bir istek oldu mu?

Berkay: Evet.. Haziran ayında Hezarfen Havaalanı’nda bir düğün çektik. Damat amatör pilottu ve merasim alanına uçakla ineceklerini söylediler ve ikinci bir uçakla da fotoğraf istediler..  Bunu daha önceki toplantımızda bilmiyorduk.. 15 yaşında pırpırlı bir uçaktı fotoğrafları çekecek kişinin bineceği uçak.. açıkçası biraz tedirgin olduk ama işimizin bir parçası olduğundan kabul ettik. Yazı tura attık ve piyango bana çıktı.. Eşimi aradım, uçağa bindim, Kürşad’la helalleştim ve çekimi gerçekleştirdik.

 
Düğün çekimi olduğu bir gününüz nasıl geçiyor ?

Kürşad: Aslında iş 1 gün öncesinden hazırlıklarla başlıyor diyebiliriz. Ekipman kontrolü, eğer açık havada olacaksa hava durumu kontrolü, pil şarjları, ekipman temizliği ile ertesi güne hazırlanıyoruz. Düğün günü tam gün çalışacaksak mutlaka o günün programı saat saat önceden konuşulmuş oluyor. Kuaför hazırlıkları ki burada yine iki kişi olmamız büyük avantaj sağlıyor, birimiz gelinin hazırlıklarını birimiz de damadın hazırlıklarını çekiyoruz. Eğer evden kız alınması gibi törenler var ise bunlara eşlik ediyoruz. Ve daha sonra da düğünün akışına göre hareket ediyoruz.. giriş, ilk dans, konuşma, eğlence, pasta, çiçek atma..bunların hepsinin gerçekleşmesinden önce mutlaka iletişim halinde oluyoruz.. Elbette burada organizatör ve aile ile iletişiminizin kusursuz olması çok önemli..

 

Şimdiye kadar yaptığınız çekimler içinde sizi mesleki anlamda sizi en çok mutlu eden hangisi oldu?

Berkay: Açıkçası bizim en mutlu olduğumuz an deklanşöre basıp mutlu bir an yakaladığımız an.. Keyif alıyoruz. Her çekimin, her düğünün, her doğumun kendine has etkileri oluyor. 3 gün süren düğün de çektik, doğum da.. Bir süre sonra hepsinde aileden biri gibi oluyorsunuz ve bunu hissediyorsunuz.. Bizim için bu çok önemli.. İnsanların en mutlu anlarına şahitlik yapıp bunu sonsuzluğa taşımak mutluluk verici..

 
Peki fotoğraflamayı hayal ettiğiniz bir “o an” var mı?

Kürşad: Her fotoğrafçının ah keşke dediği bir an vardır ama aslında öyle bir an hiç yoktur. Her düğünde “of işte bu çektiğim en güzel fotoğraf” diyorsunuz ama bir sonraki düğünde çektiğiniz fotoğraf diğerini unutturuyor.. Fotoğraflamak istediğimiz egzotik düğünler var.. Mesela Hint düğünü… Renk cümbüşünü, adetleri fotoğraflamayı çok istiyoruz.

 
Fotoğraf sanatı sonsuz bir deniz. Yaratıcılık elbette çok önemli. Hiç styling yapmayı düşündünüz mü ya da sizin çekim yeri için müdahaleniz oluyor mu?

Berkay: Şehir dışında yapılan çekimlerde genelde yeri seçme şansınız pek olmuyor.. Belli başlı yerler oluyor.. Size kalan o mekanlarda farklı fotoğraflar ortaya çıkarmak oluyor. Açıkçası dış çekimlerimizde çok fazla aksesuar kullanmayı sevmiyoruz. Tamam düğün eğlenceli bir şey ama kocaman bir balon ya da devasa bir kalple verilen pozlar işin doğallığını bozuyor.. Bir şeyler yaratmaktansa o gün ne oluyorsa onu en doğal haliyle çekmeyi tercih ediyoruz.. Yapay duygular yerine gerçek duyguları yakalamaya dikkat ediyoruz.. Bazen ne gelin ne de damat fotoğraflarının çekildiğini fark etmiyorlar bile.. Gördüklerinde de bayılıyorlar.

 
DreamStory adı zaten içinde kendini anlatıyor. Bu ismi seçerken oluşturmayı  düşündüğünüz algı neydi?

Kürşad: Düğünler her gelinin rüyası demiştik.. bu rüyayı hikayeleştirmekten yola çıktık.. Rüya Hikayesi gibi bir isim hem çok etkili olmayacağından hem de yabancı müşterilerimiz olabileceğini düşündüğümüzden Dream Story adında karar kıldık..

 
Çekimler sırasında sizi en çok zorlayan şeyler ne? Ya da şimdiye kadar en çok zorlandığınız an?

Berkay: Çekime başladıktan sonra gün sonunda bittiği zaman yorulduğumuzu anlıyoruz. Gece çekimlerinin en zor yanı konuklar.. Teknolojinin gelişmesi yarı profesyonel fotoğraf makinelerinin yaygınlaşması ile neredeyse her konuk fotoğraf ve ya video çekmek istiyor. Kadrajımıza girebiliyorlar, en önemli anda flaş patlata biliyorlar.. Sevdiklerinin en mutlu gününü fotoğraflamak herkesin en doğal hakkı ancak önce gelin ve damadın seçimi olan fotoğrafçılara da saygı gösterilmesi gerektiğini düşünüyorum. Sonuçta yıllar sonra bakılacak olan fotoğraflar profesyonel olanlar olacak..

 
Gelinler biraz daha çekimlerde rahat olabiliyor ama gözlemlediğim en çok gerilenler damatlar. Bunun için özel bir şey yapıyor musunuz?

Kürşad: Samimi oluyoruz.. Düğün gerginliğinden çıkaracak, düğün dışı konularla ilgili konuşmaya çalışıyoruz.. O gerginliği almak tamamen iletişimle oluyor.

 
Çekip bitip fotoğrafları gördüğünüz an hiç beğenmediğiniz kareler oldu mu?

Berkay: Zaman içinde öğrendiğiniz en önemli şey kendinize karşı acımasız olmak ve fotoğraf eleyebilmek oluyor. Bu aynı zamanda beğeni eşiğnizi yükseltiyor ve daha sonraki işlerde hangi hataları yapmamanız gerektiğini de öğretiyor size. Beğenmemeyi öğrendik ve bu bize nasıl daha iyi fotoğraf çekeceğimizi de öğretti..

 
En çok hangi mekanlarda çalışmayı seviyorsunuz? 

Kürşad: Biz mekanlara bağlı çalışmadığımız için bizim için önceden hep sürpriz oluyor. Ama iş birliği yapmayı seven bir ekibi olan mekanda fotoğraf çekmek çok daha rahat oluyor.. Ne istediğinizi anlatabildiğimiz, aksilikleri kontrol edebildiğimiz, fiziksel anlamda bizi rahat ettiren mekanlarda çekim yapmak çok keyifli. Dış mekanlarda ise bugünlerde her fotoğrafçının bütün müşterilerini götürdüğü yerlerden ziyade önce gelin ve damadın ne istediğini soruyoruz.  Daha sonra akıllarındaki konsepte yakın, onlara yakışacak mekanda çekimlerimizi gerçekleştiriyoruz. Şehirdışı çekimlerde bunu kontrol etmek çok da mümkün olmuyor zaten çiftlerde mekanları belirlemiş oluyor. Trash the dress çekimlerimiz için sakin koyları tercih ediyoruz ama İstanbul’da bu iş için Kilyos ve Şile dışında çok fazla alternatif yok..

 
Bir düğün paketinde neler oluyor? Ve maliyeti neye göre belirliyorsunuz?

Berkay: Tamamen çiftlerin isteğine göre şekillendiriyoruz. Herkesin beklentisi farklı oluyor. Bir günlük fiyatımızı bildiriyoruz ve daha sonra isteklere göre eklemeler ya da çıkarmalar yapıyoruz. Bir de düğün çekimine mümkün olduğunca bir bütün olarak yaklaşmaya çalışıyoruz.. Sadece dış çekim ya da sadece gece çekimi değil hepsini beraber, hatta kına da dahil çekmeyi tercih ediyoruz.. Çoğu gelinimize de jest olarak gelinlik provalarında da yanlarında oluyoruz…

 

Herkesin fotojenik olması mümkün değil. Böyle bir durumda uyguladığınız bir şey var mı? Yoksa fotojenik olmayan gelin/ damat yoktur kötü fotoğrafçı vardır diyebilir miyiz?

Kürşad: Kötü fotoğrafçı değil de neyi ne zaman yapacağını kestiremeyen fotoğrafçı vardır diyebiliriz. Doğru açı doğru ışık çok önemli.. Eğer doğru anda doğru ışıkta doğru açılardan çekim yaparsanız subjenizin kusurlarını örtebilir ya da minimuma indirebilirsiniz. Daha ufak tefek olanları ise rötuş işleminde çözebilirsiniz. Ama işin %80’ini fotoğrafı çekerken bitirmeniz gerekir.

 
Şimdi yepyeni bir kavram ile tanışıyoruz. Trash the dress. Biraz bahseder misiniz?

Berkay: Yurt dışında çok yaygın olan bir konsept aslında ve Türkiye’de de yavaş yavaş başladı.. Kıyafeti Mahvetmek anlamını taşısa da aslında çekimlerden sonra kuru temizleme ile toparlanmayan gelinlik henüz görmedik.. İşin özü; düğün günü bir toz tanesi bile değmesin diye üzerine titrediğiniz gelinlik ve damatlıklarla kumsalda ya da doğal bir ortamda kirlenmesini ya da zarar görmesini düşünmeden eğlenerek çekim yapmak.. Denizin içinde, su altında, kumlarda, çimenlerde yani kısacası aklınıza gelebilecek her türlü eğlenceli ortamda yapabiliyoruz. Evlendikten 1 yıl sonra tekrar gelinlik giyerek bu tarz çekim yaptırmak isteyen çok oluyor..

54
Peki daha çok siz mi teklif ediyorsunuz? Yani gelinler gelinliklerini böyle kullanma fikrine ne diyor?

Kürşad: Genellikle evet.. Özellikle deniz kenarında yapılan düğünlerde gece de bu çekimler yapılabiliyor.. Bütün konuklar gittikten sonra bütün gece üzerinizde olan kıyafetlerle denize atlamak gibi.. Herkes bu fikre sıcak bakmayabiliyor tabi ki.. Ama genelde yeni gelinlerden ziyade bir kaç ay ya da bir yıl sonra tekrar gelinlik giymek isteyen, düğün fotoğraflarından memnun olmayan çiftlerden bu talepleri alıyoruz..
Portfolyonuzda düğünler dışında harika bebek/ çocuk çekimleri var. Onlarla çalışmak zor değil mi?

Berkay: Aksine çok keyifli.. Onlarla eğlenmek, ilgilerini çekmeye çalışmak, muzur bir bakışlarını yakalamak için onlarla çocuk olmak çok eğlenceli..

 
Peki konser ve canlı performans çekimleri yaptığınızı biliyorum. Hayalini kurduğunuz bir sanatçı var mı bu konuda?

Kürşad: Evet bugüne kadar Fazıl Say, Begüm Tarako, Serenad Bağcan, Borusan Quartet gibi bir kaç sanatçının portre ve performans fotoğraflarını çektik. Geçtiğimiz haftasonu gerçekleştirilen Rock’n Coke 2013’de de fotoğraf akreditasyonu ile  Hurts, Arctic Monkeys, Primal Scream, Within Temptation, Jamiroquai ve The Prodigy gibi dünyaca ünlü grupların sahne performanslarını fotoğraflama fırsatı yakaladık. Ayrıca Duman ve Manga’yı da fotoğrafladık..

Berkay: Açıkçası gençliğimin sesi Jamiroquai’yı 10 metreden fotoğraflamak benim için çok önemliydi..

1235151_523272954409231_881852500_n

 
DreamStory imzasını bir çok yerde görmeye başladık. Bundan sonraki projelerinizden bahseder misiniz?

Kürşad: Eylül ve Ekim aylarında yine düğünlerimiz var. Yurtdışında bir düğün çekimimiz olacak.. Bir yazarımızın kitap kapağı fotoğraflarını çektik bu yakınlarda yayınlanacak.. Yine bir kaç ünlü isimle kendi portalları için fotoğraf çekimi görüşmelerimiz devam ediyor..

 
Ve son olarak gelin ve damatlara “o an” için tavsiyeleriniz neler?

Berkay: Kendiniz olun.. Eğlenin… Keyfini çıkarın.. O gün sizin en mutlu gününüz ve eğlenmeniz için tasarlanıyor.. Her anın tadını çıkarın.. Gerisini bize bırakın..

Bize vakit ayırdığınız için ve o anları paylaştığınız için teşekkürler. 

Biz teşekkür ederiz..

DreamStory ile Röportaj” için bir yorum

Bir şey söyle ?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s