yaşam

Kendine Işık Ol

f99d4e1599896811c89e9464a0ff9520

Bugün hakkınızı savunmak için sizi sokağa çıkartan amaç ne olursa olsun ağızlarda hep aynı kelime var. ‘Özgürlük’ İş vereninden hakkını alamayan işçi, cinsel tercihini özgürce yaşayamayan bir lezbiyen, baş örtüsü nedeni ile okuyamadığını ileri süren bir kadın ya da yemekhane yemeklerini beğenmeyen öğrenci hepsi ama hepsi tek bir kelimeyi haykırıyor bir ağızdan. Peki bu kadar insan özgürlüğü bu kadar özlem ile haykırıyorsa bir ülkede nasıl hala özgür bir ülke olduğumuzu savunabiliyoruz? Ya da bizim özgürlükten anladığımız şey herkesin istediği her şeyi sınırsızca ve sorgulanmadan yaşama hakkı mı? Öncelikle şunu belirtmek isterim ki aslında biz kurallar ile belirlenmiş özgürlüklerin peşindeyiz. Yani bizim isyanımız özgürlüğün kendi başına yarattığı anlama karşı değil o hakkın sorunsuzca yaşanmasını sağlayacak kuralların eşitsizliğine. İkili davranışların, çıkar çatışmalarının olduğu yerde gerçek özgürlüğü yaşamayı beklemek tam bir hayalcilik değilde ne? Bir ülkenin gerçekten ‘özgür’ bir ülke olduğunu savunabilmesi için öncelikle kusursuz işleyen bir hukuk sistemine daha sonra eşit yürütülen bir güvenlik sistemine ihtiyaç var. Bugün istediğini giyen, yiyen, içen, gezebilen kesimde yer alıyorsanız belkide bu gerekliliğin farkına varmamış olabilirsiniz. Öncelikle eşitliğin sağlanmadığı bir toplumda sözlük anlamındaki gibi bir özgürlüğün yaşandığını söylemek doğru olmaz. Ben hak ve hukuk çerçevesinde başka birine zarar vermeyen her türlü özgürlüğün arkasında yer alıyorum fakat bu cümleyi söylerken bile öncesinde belirtmek zorunda kaldığım gereklilikler nedeni ile kendimi gerçekten özgür hissetmiyorum. Bunun ne şu an var olan hükümet ile ne de diğer siyasi duruşlarla alakası var. Bizim önce çözmemiz gereken şey mikro çevremizde bu zihniyeti yaratabilmek. Sorgulamaktan, ötelemekten, eleştirmekten ya da yargılamaktan yorulmayan insanların olduğu toplumda insanların kendi içlerinde geliştirdiği oto kontrolleri öyle gelişti ki bu gerekli gözüken kontrol sistemi insanların yaratıcılıklarının, farklı olma isteklerinin önüne geçti. Bir insana ya da bir olaya karşı yaptığınız yargılamanın başka bir insanın başka bir davranış modeline karşı set oluşturabileceği gerçeğini unutuyoruz zaman zaman.

Geçen günlerde muhalefet partisinin milletvekillerinden Şafak Pavey’in insanlığa karşı yaptığı konuşmayı saniye saniye bir kaç kez dinledim. Oturdum düşündüm. Ders almaya çalıştım. Konu orada kıyafet bile olsa konuyu değiştirerek başka bir çok başlığa uyarlanabilecek bu konuşmanın önemini hissettim. Orada özgürlüğe değil eşit dağıtılmayan özgürlüğe karşı olan duruşun aslında bu ülkenin tek sorunu olduğunu fark ettim. Eşit olmayan eğitim alma hakkı, eşit olmayan yaşam standartları, eşit olmasa bile çok uç noktalar olmaması gereken gelir sistemi gibi bir çok konuda aslında savaşımızın özgürlükle değil eşit olmamak ile olduğunu gördüm. Ve ben bugün bir anne olarak kızıma her şeyden önce adil ve eşit duruşu kazandırmam gerektiğine inandım. Hem kendi hakkı için savaşmayı hemde başkasına hakkını verirken adil olması gerektiğini öğretmek ilk işim olmalı bunu hissettim. Bizden iş geçti bari gelecek nesiller iyi olsun cümlesindeki vazgeçmişliği, yok saymayı sonuna kadar ret ediyorum. Bugün biz değişmezsek gelecekte bir şeyler olacağını umut etmenin kendini kandırmak olduğunu düşünüyorum.

İnsan için en büyük zorluklar, istediğini yapabildiği zaman başlar ve biz şu an hiçbir zorluk yaşamıyoruz. Buda felsefesinin dediği gibi ‘Kendine ışık ol ve özgürlüğünü ihtimamla ara’

Kendine Işık Ol” için 2 yorum

  1. Gerçekten de çok güzel bir yerden bakmışsınız olaya..En basit söylemle bugün herkes sokağa çıkmakta özgür. Ama eşit koşullarda bu mümkün olamıyor maalesef. Örneğin 50 cm’lik kaldırımlara bebek arabalı bir anne ya da tekerlekli iskemledeki -sözde eşit- vatandaşlar, aynı koşullarda çıkamıyor. Egemenlik kimin elindeyse, bakış açısı o.. Dün türbanla üniversiteye giremeyen öğrenciler vardı, yarın belki de türbansızlar giremeyecek..
    Bizde kronikleşen iktidar yaklaşımı da bu sanırım. Kendisi gibi olmayana eşit mesafede duramayış.. Çözülmesi zor gibi görünüyor..
    Sevgilerimle..

  2. Beş dil bilen bu kadın diplomatın başbakan olduğu bir ülkede yaşamak isterdim .. Gerçek SOL yanını- kaybetmiş – eksik kafalarla idare edilmek asıl bize koyan .İlmin , bilmin aydınlattığı nice işikli yollarda yürüyebilmek dileklerimle….

Bir şey söyle ?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s