#Diyetteyiz İnsanı Ne Yer?

diyet, sağlıklı yaşam

Ne zamandır diyet ve sağlıklı yaşam yazılarına ara verdim malum. Bir sürü gerekçem var ama tek önemli gerekçem benim bu kafadan biraz uzaklaşmış olmamdı. Neyse bir kaç haftalık aradan sonra eski tempoda diyete ve her şeyden önce daha sağlıklı olmak adına yapılan her türlü aktiviteye geri döndüm. Şaka gibi gelebilir ama özlemişim ben planlı programlı yemeyi, sporu. Sürekli yiyorum, içiyorum falan diyorum ama bu instagram’da çığ gibi büyüyen #diyetteyiz insanları ne yer ne içer kardeşim sorusuna biraz net cevaplar vermiş olayım diye örnek bir günlük beslenmemi sizinle paylaşıyorum. Önemli not bu uygulamanız için değil tamamen fikir almanız için bir paylaşımdır.

Sabah : Diyetteyiz insanları için gece açlığından sonra en önemli öğün sanırım bu öğün. Altta koyduğum fotoğraf tamamen örnek listeye göre sabit bir kahvaltıdır ama o tabakta olan malzemeler ile çeşitlendirilip bir çok değişik şey yapılabiliyor. Hatta çeşitlilik açısından en yaratıcı olabileceğiniz öğün sanırım kahvaltı.

fotoğraf 3

Ara : Hiç azımsanmayacak kadar tok tutan bir öğün. ^tane kuru kayısı ve ceviz su ile birleşince midede nasıl bir balon yapıyorsa artık. Belirli bir süre yemek demiyorum. Üstüne bir türk kahvesi ile taçlandırıyorum. Fotoğrafta yanında duran çikolatayı görüp yanılgıya düşmeyin çoğu diyette kahvenin yanında ufacık bitter çikolatalar verilir.

fotoğraf 1

Öğle : İşte benim için en zor öğün. Sebze ile uzaktan yakından ilgisi olmayan biri için çeşitlendirmekte en çok zorlandığım öğünüm bu sanırım. Ortalama olarak yiyebildiğim sebze sayısı 5 ama çorbadır, salatadır falan derken haftayı tamamlıyorum bir şekilde. Yoğurt ise ilaç gibi geliyor bu öğünde.

fotoğraf 4

Ara: İşte benim vazgeçilmezim. Çikolatalı wasa. Gün içinde yaşadığım tüm ‘tatlı’ krizlerimi wasa&kahve ikilisi ile dindiriyorum. Biliyorum bir çoğunuz başka başka tatlılar geçirdiniz aklınızdan ama #diyetteyiz arkadaşlar biz çikolatalı tart yemeyi sizden öğrenecek değiliz 🙂

fotoğraf 1

 

Ara: Actvia ile zaman zaman yolumuz kesişirdi ama diyet ile beraber bonus olarak gelen barsak tembellikleri için harika bir çözüm. Bunun yanında ekleyeceğiniz bir tatlı kaşığı buğday ruşeymi akşama çok aç girmemenizi sağlıyor.

fotoğraf 3

Akşam: İşte ‘et yemeden doymuyorum kardeşim’ diyenlerin beklediği öğün. Aslında salata lif içeriğinden dolayı sanırım yeterli oluyor doymakta çünkü gerçekten olabildiğince bol hazırlıyorum. Yanına istediğiniz, dilediğiniz eti ızgara olarak ekleyince ekmeklere yer kalmıyor. İlk haftalarda çeşitlendirmiyoruz ama daha sonra eti farklı tarifler ile tüketebiliyoruz.

7d433efaf00811d3dd48ff3c8fb9e0f9

Ara: Bakın bitmiyor yemek. Sürekli bir şeyler tıkınıyoruz 🙂 Günün kapanışı. Ananas ve yarım yağlı süt. Sabaha kadar beni dingin tutan şey sanırım süt oluyor. 33 yaşından sonra çocukluğuma döndüm. Süt içip yatıyorum:

fotoğraf 2

Son : Uyku ! Olmaz olmaz bu işte. Uyumazsan yersin. Bu doğamızın gerçeği. O yüzden gün içinde bol bol yorulun. Ne kadar erken o kadar  iyi. 🙂

3ffbc50facf6065f394987135edbd0ae

Oluruna Bırak

yaşam

Bazen sadece bırakmak gerekiyor. Böyle ortaya doğru koymak, geçmek. Hayatımızda her gün yeni bir şey oluyor hatta belki her gün yeni bir şey olmaması bile sorun haline geliyor. Sorunlar ile uğraşayım ya da çözeyim derken işin içine insanın egoları, deneyimleri ve kısır döngüleri giriyor böyle sorun katlanarak büyüyor gibi üstümüze üstümüze geliyor. 7addfc88a9815285ccdce676680f79e1

Hayatta çözmek istediğiniz derdiniz ne ise o konunun çözüm aşaması için yaptığımız en büyük yanlış üstüne fazlaca düşmek aslında. Sanırım önce sorunu kabullenip onu sadece olduğu gibi izlemek lazım. Bazen çözümler bulalım derken başımıza onlarca dert açıyoruz sanki. İnsan o kadar karmaşık bir organizma ki. Bazı olaylara karşı hiçbir şey yapmasa aslında bir şeylerin çözümü o kadar rahat oluyor. Her şeyin içine o kadar çok giriyor ve gözümüzü öyle bir kapatıyoruz ki çözüm bulmak imkansız hale geliyor. Ben bu tarz olaylar karşısında sakin kalamayan, hemen çözüm üretmeye çalışan ya da daha sorunu anlamadan, zaman yönetimi yapmadan konunun içine dalanlardan biriyim. Daha doğrusu biriydim artık olmamak için savaşıyorum. Bunu öğrenmenin ve uygulamanın en güzel yolu ise gözünü, kulağını başka insanlara doğru açmak. İnsanların sorunlarını nasıl fırsata çevirebildiklerini ya da yaşadıkları sıkıntılardan nasıl güçlenerek çıkabildiklerini izlemek. İnsan insandan beslenir. Ben buna inanıyorum. İyi yönde ya da kötü yönde ama mutlaka beslendiği bir insan olur. Bugün hayatımda sorun olarak gördüğüm hiçbir şeyin gerçekten ‘gerçek’ birer sorun olmadığını anlamam için biraz kafamı kendi hayatımdan kaldırıp başkalarının hayatlarını okumam yeterli oldu aslında. Daha kolay bir yaşam belki herkesin hayali olabilir ama ‘kolay’ olan hiçbir şeyden tat alındığını görmedim ben. Hayat bizi zorlasın, strese soksun, gersin ve bu sayede yaşadığımızı anlayalım diye böyle bir düzende kurulmuş. Önemli olan ruhunu dinginleştirmeyi ve bu dengeyi hayatına uygulamayı öğrenmek.

e0311e0c47371efead53f6e1b4c6bfa2

Nedenleri, nasılları cevaplamaya çalışırken sadece oluruna bırakıp çözülebilecek meseleler ile sayılı verilen nefesleri harcamaya gerek yok. Mutlu olmak sadece savaştığınız sorunun geçmesi, çözülmesi ile mümkün olmuyor, olmayacak. Gerçek mutluluk kendini ne kadar mutlu edebildiğinde gizli ve bu da ancak kendini doğru ifade etmen ile mümkün. Başkalarına karşı değil önce kendini kedine anlatman önemli. Zamanın ilaç olabileceği şeyler için elinizde olan zamanı harcamayın. Sadece şu an var… Daima ve bitimsizce yeni olan bir şimdi. Ne dün var, ne yarın, sadece şimdi. Tıpkı bin yıl önce olduğu gibi ve bin yıl sonra olacağı gibi. İşte bu yüzden şimdiyi bizden almaya çalışan her sorunu oluruna bırak.