yaşam

Bilmiyorum!

Hayatın içinde gerçek olabilmek, her gün bir adım daha gelişebilmek, öğrenmek, bakış açısı genişletmek, yeni bilgilerle başka bilgilerin kapısını açmak yani kısaca gerçekten bilmek için ilk öğrenmemiz gereken tek şey bu basit kelime ‘bilmiyorum’. Nedenleri kişiden kişiye değişebilir ama bugün bizim yaşadığımız toplum içindeki birçok hasta düşüncenin, bilgisizliğin hatta cahilliğin en büyük nedenlerinden biri bu kelimeyi kullanamamak.

25c66dc995cc177e35413904a9ca51db

Belki başkaları sizi eksik görmesin, eleştirmesin, o konuda üstünlük sağlamasın diye söylemediğimiz ama aslında biliyorum demenin çok daha riskli olduğunu görmüyoruz. Biri size bir şeylerin doğrusunu anlatmaya çalışırken o kişinin sözünü bıçak gibi kesen o biliyorum kelimesi aslında ne anlatıcı karşısında sizi bir seviyeye çıkartır ne de sizi bir yere taşır. Oysa bir şeyleri bilmemek çok güzeldir. Bilmediğiniz şeyler merak uyandırır. Merak sizi araştırmaya, öğrenmeye sevk eder. Bu çaba size yeni insanlar, yeni kitaplar, yeni kelimeler kazandırır. Böylelikle sizin başka bilmeyenlere anlatacağınız şeyler çoğalır, büyür. Her zaman içimizdeki çocuğu beslememiz gerektiğini ya da içimizdeki çocuğun hala var olduğunu söyler dururuz havalı havalı oysa eğer o çocuk içindeyse eğer gerçekten bir çocuğun göstereceği saflık ve merak ile sarılmalısın konulara. İnançlarının, hayat deneyimlerinin, öğrenilmiş bilgilerin bir tabu gibi beyninin önünde durmasına izin vermemelisin. Çocuk öğrenir gelişir çünkü çocuk bu saydığım şeyler ile kendini henüz bir kapana sokmamıştır.

ac2cd0aee73d23cf54d11fac3468a749

Bunun yanında biliyor gibi göründüğün konularda aslında hiçbir şey bilmediğini karşı tarafın anlaması için sadece bir iki cümle daha yetiyor. Biliyorum demek aslında seni gerçekten küçük düşürebiliyor. Günümüzde sosyal medya sayesinde aslında birçok yerden, eğitimden insanı bir arada görüp bu tahlili yapmanız kolay oluyor. Sadece kendi düşüncesini söylemek için orada olan, değişime kapalı, eğitime kapalı cahilliği seçmiş insanların kendi vicdanlarının nasıl katilleri olabildiklerini görüyoruz, okuyoruz. Bizim en büyük sorunumuz eğitimsizlik diyoruz ya aslında bizim en büyük sorunumuz önce okuma, yazma öğrenmemiz. Okumadan yazmadan önce düşün-sorgula-soru sor öğretilmeli insanlara. Bunu yapamayan insanın her okuduğuna inanması, soru sorup gelişmesi, sorgulayıp gerçeğe ulaşması mümkün değil. Bugün ülke olarak bile ‘cehalet’ olarak adlandırdığımız şey okuma yazma değil sorgulamayan ve düşünmeyen insanların seçimleri ile yaşamamız.

Okuduğum bir kitapta Nietzsche aynen şöyle demişti ‘Bildiklerimizin tümü halen bilinmeyenlerden son derece azdır. Büyük bilgelik ile büyük sığlık aynı çatı altında uyumla yaşayıp gider’ İşte tam bu yüzden bizim bilgelik olarak gördüğümüz çatımız aslında büyük bir sığlığın göstergesi olabilir.Hiç zor değil sadece tek kelime BİLMİYORUM!

 

Bir şey söyle ?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s