KahveGram

Tavsiyem Var

İnstagram’ın üstümüzdeki etkisi ve hayatımızda aldığı rol tartışılmaz. Açıkçası benim en çok keyif aldığım mecralardan biri. Fotoğraf sanatına karşı olan ilgimden dolayı açtığım hesap zamanla kullanım şeklini değiştirdi. Artık benim için etiketler altından merak ettiğim yerleri, yemekleri, sergileri ya da buna benzer bir çok şeyi önüme seren bir yer halini aldı. Zaten kişisel hesabım olan durum_bildrimi üzerinden ne kadar aktif olduğum belli.

Resim1

Geçen gün okuduğum bir instagram veri haberinde ortalama olarak her insanın neredeyse 2 hesabı olduğu öngörülüyor. Bazıları belki bunu gizli sularda yüzmek için kullanıyor ama çoğu insan hobilerine, mesleklerine, çocuklarına, kitaplara vb bir çok şeye dair hesaplar açıyor. Ticari yapanları bir kenara ayırırsak ‘hobi’ sayfaları gerçekten eğlenceli. Bundan bir ya da iki hafta önce ben de en çok sevdiğim, üstüne okuduğum bir şey üstüne yani kahve üzerine bir hesap açtım. Şimdi bunu duyunca garip geliyor olabilir ama kahve denilen konunun ucu bucağı yok. Zaten bu yazıyı okuyan kahve severler beni çoktan anladı.

5eb7f36060a346ab996a8668654a02ef

Bundan sonra http://instagram.com/kahvegram üzerinden bol bol kahve konuşacağız, tarifler paylaşacağız hatta ara ara takip edenlere sürprizler yapacağım. İnsanın sevdiği bir şeyi konuşmasının ona iyi geldiği bir gerçek. Ee bir kahvenin hatırı belli. Kahve ve mug seven herkesi hesaba bekliyorum. Sevgiler.

IPPAWARDS Sahiplerini Buldu

yaşam

Iphone fotoğraf ödülleri 2007’den beri yapılan ilk ve en uzun iphone fotoğraf yarışması. IPPAWARDS dünya çapındaki iphone kullanıcılarının bağlantıya geçmesini sağlayan  ve yaratıcılıklarını yücelten bir ödül. IPPAWARDS her sene dünya çapında yetmişten fazla ülkede iphone kullanıcıları tarafından çekilmiş binlerce fotoğraf arasından en iyilerini seçiyor. Kazananlar jüri üyeleri tarafından çeşitli aşamalarda değerlendirilir ve yılın en iyi fotoğrafı olarak ödüllendirilir.

Fotoğraflar : yemek, seyahat, hayvanlar, mimari, çocuklar, çiçekler, manzara yaşam tarzı, doğa, haberler ve olaylar, panaroma, insanlar, portreler, mevsimler, gün batımı ve diğerleri kategorilerinde değerlendiriliyor. Her kategoride üç kazanan belirleniyor. Jüri ise sanat yoğunluğu, orjinallik, konu bütünlüğü ve stil alanlarında değerlendirerek nihai ödüllendirmeyi yaparlar. Yarışmanın değişmez kuralı ise fotoğrafların hiçbir düzenleme, photoshop ve filtre programında düzenlenmemiş olması. Bu senenin kazananlarından birkaç örnek.

07-YILANG-PENG-1stArchitecture_verge_super_wide 16-ALEXA-SEIDL-1stFood_verge_super_wide 19-ELENA-GRIMAILO-1stLandscape_verge_super_wide 22-BRANDON-KIDWELL-1stLifestyle_verge_super_wide 32-COCU-LIU-2ndOthers_verge_super_wide 38-ATHENA-TAN-2ndPeople_verge_super_wide

Daha ayrıntılı bilgi için. https://www.ippawards.com

 

Oscar Dizilere Gidiyor

yaşam

Amerika sineması hız kesmeden ilerlemeye devam ederken artık Oscar’lı yönetmenler yönlerini filmlerden dizilere çevirmeye başladı. Beyaz perdede görmeye alıştığımız isimleri artık beyaz cam arkasından izliyoruz. Kevin Spacey ve Matthew McConaughey ile dizilerde başlayan Hollywodd rüzgarı bu sene fırtınaya dönüyor. GQ dergisinin Haziran sayısında yer alan habere göre yeni dönemde isimlerini çokça duyacağımız diziler ise şunlar;

Believe : Gravity ile en iyi yönetmen Oscar’ını alan Alfonso Cuaron yönettiği dizi bir süredir Türkiye’de Cnbc-e ekranlarında gösterimde. Doğaüstü güçleri olan bir kız ile eski bir mahkumun hikayesini anlatan dizinin şimdiden kemik bir kitlesi oluşmuş durumda.

 

Fargo : Oscar adaylıkları ve kazandıkları ödüller ile isimlerini her zaman duyurmayı başaran Coen kardeşler kendilerine ait olan bir filmi dizi haline getirdiler. FX kanalında Nisan ayında gösterime giren dizi sadece yönetmenleri değil dizide şeytan rolündeki Oscar’lı oyuncu Billy Bob Thornton ile adından söz ettiriyor.

 

Penny Dreadful : Mayıs ayında Showtime kanalında gösterime giren dizinin yapımcısı American Beauty filmi ile en iyi yönetmen Oscar ödülünü kazanan Sam Mendes. Victoria İngiltere’sinin görünmeyen yüzünü anlatan dizi özellikle dönem dizileri meraklılarının ilgisini çekiyor. Dizi korku dizisi meraklılarını da çekiyor.

 

Babylon : 2009 yılında Slumdog Millionaire ile en iyi yönetmen dalında Oscar’ı alan Danny Boyle dizinin yapımcısı ve aynı zamanda ilk bölüm yönetmeni. Komedi ve dramayı iç içe geçiren dizi Londra Emniyet Müdürlüğü elemanlarıyla polisin yaptığı hataları düzeltmek ve halka açıklamakla yükümlü halkla ilişkiler departmanını anlatıyor.

 

Wayward Pines : Matt Dillon’ın başrol oynadığı dizi aslında bir kitap uyarlaması. 10 bölümlük dizi iki ajanın kaybolması ardından olayı araştırmak için gönderilen ajanın hikayesini anlatıyor. 2000’li yılların vazgeçilmez filmi The Sixth Sense ile en iyi yönetmen dalında ödül alan Night Shyamalan dizinin hem yapımcısı hem de ilk bölüm yönetmeni.

 

 

Alaçatı Kaybolan Lezzetler Festivali ve Fazlası

yaşam

0c3f44b08442be43441be8130db68db0

 

Size daha önce duyurusunu yaptığım Alaçatı Kaybolan Lezzetler Festivali 6-8 Haziran tarihinde gerçekleşti. Bu bölge için bir ilk ve özel olan bu festivale ben de Bumerang deneyim günleri kapsamında birkaç blogger arkadaşım ile beraber katıldım. Öncelikle ülkemizin köklü tarihi boyunca mutfaklarda pişirilmiş, ancak geleneklerin nesillere aktarılmaması sonucu unutulmuş tüm lezzetleri yeniden gün yüzüne çıkarmayı hedefleyen bu organizasyonun düşünülmesi bile gerçekten mutluluk verici. Ülkemizin ve dünyanın çok önemli şeflerinin ve gurmelerinin katılımı ile gerçekleşen bu festivalin her yıl biraz daha iyi organize olarak devam etmesini diliyorum. Bunu söyledim çünkü açıkçası fikrin güzelliği altında organizasyonun bazı açıkları maalesef sanki yeterli özen gösterilmemiş izlenimi verdi.

fotoğraf 1

 

 

Özellikle konuşmacıların bizler ile buluştuğu noktalardaki teknik özensizlik maalesef sohbetlerin çok karşılıklı geçmemesine neden oldu. Bu aksilikler ocaklar üzerinden gelen güzel kokular sayesinde unutulsa bile umarım geleneksel hale getirilmesi planlanan bu festival her şeyi ile mükemmel bir bir hal alır. Bizler ise festival dışında Bumerang.net in misafirleri olarak güzel bir organizasyon ile geçirdik günümüzü.  Öncelikle festival alanında Nedim Atilla, Mehmet Yaşin ve Gökçen Adar ile beraber Ege Lezzetleri üzerine sohbet etme imkanı bulduk. Gökçen Adar’ın seslendirdiği yemekler üzerine yazdığı şarkılar sohbete neşe kattı. Daha sonra yurt içi ve yurt dışında birçok top chef ve şeflerin hazırladığı lezzetleri sunduğu alanı gezdik. Bir İzmir’li olarak Alaçatı’ya dair çok şey yazabilirim elbet ama çok uzatmadan şunu söylemek isterim ki Alaçatı küçük sokaklarında yöresel lezzetlerini yaşatabilen ender yerlerden biridir. Bir gün  yolunuz düşerse lütfen kokuların peşinden gidin.

fotoğraf 5 fotoğraf 4 fotoğraf 3

Bizde kokuların peşinden giderek Bumerang ekibi ile beraber bu lezzetlerin Urla ve Alaçatı’da en iyi temsilcilerinden biri olan Beğendik Abi’nin mutfağına konuk olduk. Onlarca lezzetin bir araya gelmesi ile ortaya çıkan güzel kokular eşliğinde enfes yemekleri tattık. Güler yüzlü hizmetin ve lezzetin bir araya gelmesi ile oluşan  mutfağı bir gün mutlaka deneyin. Alaçatı’ya yolu düşmeyenler İzmir ve Urla şubelerinde aynı lezzetleri bulabilir.

fotoğraf 2

Bu noktadan sonra ise kendimizi bambaşka bir lezzetin peşinden giderken bulduk. Bumerang ekibi olarak yerel lezzetlerin likör ve kokteyl hallerini tatmak için Alaçatı Port’ta açılan Tektekçi’ye konuk olduk. Önce en ünlü seyahat yazarlarından biri olan Bahar Akıncı ile likörler üzerine konuştuktan sonra Tektekçi’nin lezzetlerini yaratanların bizler için hazırladığı kokteyleri tattık. Birkaç sırlarını da çalmadık değil. Dünde bıraktığımız Osmanlı şerbetlerinin bu şekilde yorumlanmış hallerini tatmak çok güzel bir deneyim oldu ama benim favorim hala votka, damla sakızı ve frambuazı birleştiren Shazem. Ayrıca o gün öğrendiğimize göre tektekçi artık yediklerimize de el atmış ve Port şubesinde bu yaz Tektekçi Mutfak açılmış. Mutfağın emanet edildiği kişi olan Ömer bey’in bizler için hazırladığı yemekler gerçekten çok hoş ve lezizdi. Sunum ve fark yaratma adına mutfakta da yapacaklarını yapmışlar. Sanırım doğru işlerse yakında tüm şubelerde bu lezzetlere ulaşacağız.

fotoğraf 5 (1) fotoğraf 4 (1) fotoğraf 3 (1)

Biliyorum İzmir ve çevresi çoğunuzun en çok yazın aklına gelen yerler ama şunu unutmayın Ege öyle bir yer ki eğer amacınız gastronomi seyahati ise birçok kültürü kendi içinde harmanlamış bu bölgeye yılın 12 ayı yolunuz düşmeli. Umarım turizm bakanlığının başlattığı Home of projesi ilerleyerek devam eder ve ülkenin her köşesi için bu proje farkındalık yaratır. Bugünlük yazı Home of Alaçatı üzerine oldu ama en kısa sürede bakarsanız çeşitlenir. Yaz keşfetmek için bir fırsattır.

 

 

Alaçatı Lezzete Çağırıyor

Tavsiyem Var

Son yıllarda Türkiye’nin yerel turistlerinin bir numaralı yeri olarak görülen Alaçatı aynı zamanda bir festivaller merkezi olma yolunda ilerliyor. Yıl içinde kendi içinde sakladığı cevherleri bir bir ortaya çıkarıyor Alaçatı. Bu sene ise buraya tatile gelen kişilerin damaklarında unutamadıkları lezzetler ile döndükleri mutfaklar bir festival ile dünyaya açılıyor.  Bu yıl ilk defa düzenlenecek Uluslararası Alaçatı Kaybolan Lezzetler Festivali, ülkemizde ve dünyada bir çok unutulan lezzeti gün yüzüne çıkaracak. 6-8 Haziran 2014 tarihleri arasında düzenlenecek olan Festivalde konserlerden, yarışmalara bir çok etkinlik düzenlenecek.

458034d91d11fe96733fef0a3180c92a

Kaybolan Lezzetler Festivali’nin amacı ülke ve yerel mutfakların unutulan yüzünü bugün yaşayan nesillere tanıtmak. Bunun yanında gastronomi turizmi için ülkemizin ne kadar zengin bir adres olduğuna işaret etmek. Eğer başka bir planınız yoksa mutlaka bu hafta sonu vakit ayırın. Türkiye’nin değerli markaları ürünlerini Alaçatı’da tanıtma imkanı bulacak. Söyleşilerin yapıldığı sinema ve eski sokak yemekleri stantları kurulacak. Festival yemekleri hem Alaçatı içerisinde hem de yurtdışında işbirliği yapılan tüm restoranların menülerinde yer alacak. Festival akşamlarını Sakız ve Girit’ten gelen Rembetiko sanatçıları renklendirecek. Cumartesi ve Pazar akşamları konserler verilecek.

0c3f44b08442be43441be8130db68db0

Bu güzel organizasyona Bumerang blogger’ları olarak beraber gidiyoruz. Gidemeyenler için sokak sokak, lezzet lezzet deneyimleyecek ve sizlerle paylaşacağız. Alaçatı’ya yakın olanlar ve günübirlik kaçamak yapacaklar için program ekte.

46 47