yaşam

İnternetin Nefret Edicileri

İnsan ilişkileri ya da insan ilişkilerinin doğasının karmaşıklığı zaten başlı başına bir kaos yaratırken bir de bu ilişkinin 'internet' üzerinden işlenen sanal şekli kaosu sürekli kılıyor.

Bu bahsettiğimiz ilişki şekli 'sanal' adı altında yürüyen bir çıkmaza girdi. İki insan arasındaki cam ekran sanki duyuları, duyguları filtreliyor ve önce vicdana dair sahip olduğumuz şeyleri öldürüyor. İlk başlarda tanımadığımız kişilere kolay ulaşabilmenin heyecanı bizi daha eğlenceli yerlere sürüklerken şimdi üstümüzdeki nefret etme potansiyeli yüzünden tam bir kabusa dönüştü. Belki hayran olduğunuz bir yazara, şarkıcıya, oyuncuya bir tık kadar yakın olabilmenin güzelliği 'iletişim adabı, kuralı' bilenler için güzel olsa bile eminim birçok ünlü ya da ünsüz isim için bu çekilmez bir hal almaya başladı. Birçok işin artık sosyal medyasız yürümediği bu dönemde insanlar hesaplarını kapatıp gitme ile bu durumlara göz yumma arasında gidip geliyorlar.

İletişimin sadece istediğini söyleme hakkından geçtiğini düşünen ve 'nefret ediciler' dediğim grubu anlamaya çalıştıkça aslında en iyi buluşun bile kötü ellerde nasıl bir silah haline geldiğini görüyorsun. İster ünlü ister ünsüz olun sadece negatifi konuşmak için o mecrayı kullanan insanlarla çevriliyiz. Hayatında var olan ya da olmayanın etkisi ile mi dersiniz yoksa bilginin iyi bir temele oturmamasının sonucu mu dersiniz bilmem ama 'nefret' söylemi artık iliklerimize işledi. Kişilerden, kurumlardan, yönetimlerden, kıyafetlerden, sistemden nefret etmenin dışında bu nefreti sınırsızca dile getirmekten çekinmeyen insan toplulukları oluştu.

Hatta garip olan şu ki bu 'nefret ediciler'de en çok görülen özellik ise sevmedikleri insanları takip etmeleri. Yok sayma, görmeme hakkını kullanmıyorlar tam tersi her fotoğrafa her yoruma ve paylaşıma kemiksiz dilden çıkmış yorumlar yazıyorlar.

 

Peki bunun çözümü ne? Elbette bu kişileri tek tek tedavi etmeniz mümkün değil. Bu nedenle kişisel olarak yok saymayı, görmemeyi tercih etmek sanırım en doğrusu. Çünkü bu duygu bir hastalık gibi yayılıyor. Onlar sizlere nefretini yaydıkça bu duygu sizi negatif anlamda besliyor ve gün geliyor benzer tepkiler veriyorsunuz. İnternetin ve onun devamında gelen sosyal medya kanallarının pozitif yönlerine odaklanmak ve 'haters'ların bölünerek yok olmasını dilemek kalıyor sanırım.

Ünlü bir dilbilimci ve aktivist Noam Chomsky'ın internet üzerine söylediği ön görüsüne katılmamak elde değil. Bir insanın yüzüne bakarak kurduğumuz ilişki ile, bir klavyenin tuşlarına vurup karşılığında çeşitli semboller alarak kurduğumuz ilişki birbirinden çok farklı. Sanırım doğrudan ve kişisel temas yerine bu soyut ve mesafeli ilişkiyi sürdürmek, insanlar üzerinde sevimsiz etkiler yaratacak. İnsanlıklarını azaltacak.

Ne dersiniz çoktan robotlaştık mı?

 

 

Bir şey söyle ?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s