Tavsiyem Var

Anti Akademik Oscar Yorumu

oscars.1

Benim için en önemli sinema ayları başladı. Akademi Oscar adaylarını açıkladı ve 22 şubat gecesi yapılacak olan Oscar ödül törenine kadar film maratonu başlamış oldu. Açıkçası şimdiye kadar akademi ile çok fazla paralel görüşlerimiz olmadı. Neredeyse on yıldır aralıksız ve özenerek izlediğim törenlerde sonuçlar konusunda çoğu zaman hayal kırıklığına uğradım.

Kimilerine göre bu benim iyi bir film izleyicisi olduğumu gösteriyor. Bunun nedeni ise artık akademinin ödülleri dağıtırken eski ‘objektif’ bakış açısında olmaması. Her yıl ufak tefek yapılan aday/sonuç seçim değişikliklerine baktığınızda Oscar’ı almak için çoğu yönetmenin çözmesi gereken şifreler ortaya çıkıyor gibi.

Bende oturdum düşündüm madem öyle ben bir maratona girdim bu süreci sizlerle paylaşayım. Filmler hakkında spoiler vermeden genel görüşlerimi yazacağım merak etmeyin. Görüşlerimin hepsi anti akademik olup, hiçbir uzmanlık, bilmişlik içermemektedir. Patlamış mısır yanı yazılan yorumlardan ibarettir.

<> on October 19, 2009 in Santa Clarita, California.

Öncelikle ilk postta ‘En İyi Film Adayları’ listesinden başlayalım. Henüz listeyi tamamlamadım. Zaten parça parça gitmek daha iyi olur. Bu seneki aday listesi şöyle;

American Sniper
Birdman
Boyhood
The Grand Budapest Hotel
The Imitation Game
Selma
The Theory of Everything
Whiplash

İşte şimdiye kadar izlediklerim:

birdman-1407226414

BIRDMAN

Bir zamanlar ikonik bir süper kahramanı canlandıran Raymon Carver (Keaton) zamanla popülerliğini yitirir. Bununla birlikte egosuyla savaşmaya başlayan Carver, ailesini, kariyerini ve kendisini yeniden iyileştirmesi gerekmektedir. Ego, iç ses ve daha fazlasını içeren filmde oyunculuklar gerçekten başarılı ama ‘en iyi film’ mi derseniz benim için değil. Açıkçası Birdman adına benim beklediğim ödül ‘en iyi yönetmen’ olur. Filmi izleyenler açılara, mekanlara ve çekim şekline hayran kalacaktır eminim. Alejandro Gonzalez Inarritu birçok filminde olduğu gibi Birdman’de de çok iyi iş çıkarmış.

Whiplash-genel

WHIPLASH

Whiplash şimdiden 2014 yılı içinde birçok ödüle doydu. Aslında filmin içeriğinden çok uzun metraj filme dönüş hikayesi de çok ilginç. Yönetmeni bu filmi ilk olarak kısa metraj olarak çekiyor ve daha sonra gördüğü ilgi dolayısı ile uzun metraja döndürüyor. Aslında izleyen çoğu kişiyi o anda çok etkileyen bu filmde biraz ‘Black Swan’ kokusu almıyoruz değil. Hırslara ve hırslar için bir insanın nereye kadar gidebileceğini gösteren filmler her zaman işliyor. Bu filmde başrol ve yardımcı erkek oyuncu başlı başına alkışı hak ediyor. Akademi popüler kültür dokunuşlarına aldanır mı bilmem ama ben ‘en iyi film’ olarak ödül alacağını düşünmüyorum. Yardımcı erkek oyuncu adayı olan J.K Simmons performansı ile alkışı hak ediyor.

MV5BNDkwNTEyMzkzNl5BMl5BanBnXkFtZTgwNTAwNzk3MjE@._V1_SY317_CR0,0,214,317_AL_

THE IMITATION GAME

Gerçek hayat hikayeleri hele içinde biraz kahramanlık bulunduruyorsa seyirci üzerinde her zaman etki bırakır. Ödüllerden bağımsız baktığımda son dönemde beni etkileyen ender filmlerden biri oldu The Imitation Game. Senaryo, dönem kıyafetleri, oyunculuklar baştan sona kusursuzdu. Açıkçası şimdiye kadar izlediklerim içinde benim en güçlü adayım sanırım bu film. Altında yatan gerçeklik duygusu filme ilk dakikadan itibaren bağlanmanızı sağlıyor. Ünlü matematik dehası Alan Turing’in hayatının anlatıldığı filmde, Turing’i Benedict Cumberbatch canlandırıyor. Bu noktada şunu eklemem gerekiyor ki Sherlock rolü ile akıllara kazınan Cumberbatch performansı ile harikalar yaratmış. Filmde, 2. Dünya Savaşı sırasında Almanların şifreli haberleşmelerinin kodlarını çözen Alan Turing’in Nazileri durdurma başarısı anlatılıyor. Film tek anlamsız bulduğum adaylığı ise yardımcı kadın oyuncu adayı Keira Knightley. Sıradan, tek düze ve alışıldık bir performanstı benim için.

MV5BMTYzNDc2MDc0N15BMl5BanBnXkFtZTgwOTcwMDQ5MTE@._V1_SY317_CR0,0,214,317_AL_

BOYHOOD

Boşanmış bir çiftin hikayesini ve onların çocuklarının boşanma sonrası yaşadıkları çalkantılı, yeni düzene alışma sürecini konu alan film senaryo olarak klasik gibi gözükse bile filmin gerçek zamanlı olarak çekilmiş olması çok ilgi çekici. Birbirine benzeyen kişiler ile yapılan castlara alışık olduğumuz için çocukların 6 yaşında başlayan bu yeni tecrübesini 12 yıl boyunca sürecek olan bir büyüme evresine yayan yönetmen filmi 12 yılda aralıklarla çekerek tamamlamış. Zaman kavramını sorgulatan ve hızlı geçişlerinde oyuncuların değişimleri ile şaşırtan film sinema izleyici için kesinlikle bir zaman kaybı değil. Oscar adına çok fazla şans vermesem bile bu filmi bir kenara not edin ve mutlaka izleyin. Filmin başrollerini Ellar Coltrane, Patricia Arquette ve Ethan Hawke paylaşıyor.

Bu arada bir dip not eklemem gerekiyor. Bildiğiniz gibi aday filmlerin çoğu ödül gecesinden önce ülkemizde gösterime girmemiş oluyor. Yani bu filmlerin bir çoğu maalesef internet üzerinden izleniyor. Elbette sinema salonunda izlemek gibi olmasa bile eğer Oscar gecesini merakla bekleyenlerden biri iseniz içinizdeki korsan ruhunuzu ortaya çıkarmanız gerekiyor. Bu sene farklı olarak Digitürk bu aday filmlerden bazılarını salonlarına ekledi. En azından dijital platformlar bu şekilde bir çalışma yaparsa sinema severler gerçekten mutlu olacaktır. Kalan filmlerin yorumları ile devam edeceğiz. Herkese iyi seyirler.

Bir şey söyle ?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s