Ellerin Büyüsü

Tavsiyem Var

FOLKART

İzmir uzun zamandır hak ettiği sanat galerilerinden birine Folkart Tower ile kavuştu. Şubatın ilk haftasında ziyaretçilere açılan sanat merkezi bundan böyle İzmir’e dünyanın kapılarını açıyor. Dünyaca ünlü Prof. Dr. Hans Zilch’in, “Ellerin Büyüsü” adlı koleksiyonu ile açılan galeride Türkiye’de ilk defa sergilenen olan “Ellerin Büyüsü” adlı koleksiyonu ziyaret edebilirsiniz.

27605906

Pablo Picasso, Auguste Rodin, Salvador Dali, Eugène Delacroix, Le Corbusier, Man Ray, Joseph Beuys, Georg Baselitz gibi dünya sanatına yön veren efsane sanatçıların, eserleri yeralıyor. Sergide ayrıca adını Türk sanat tarihinin ünlü isimleri Abidin Dino, Bedri Rahmi Eyüboğlu ve İbrahim Balaban başta olmak üzere birçok ünlü Türk sanatçının eserleri de sergide yer alacak. Ellerin Büyüsü, 15 Mart tarihine kadar Folkart Galeri’de İzmirli sanatseverlerin beğenisine sunulacak. İzmir sergisinden sonra İstanbul ve Ankara’da bu sergi ile buluşacak.

Bu hafta sonu için harika bir plan değil mi İzmir?

Yazı İle Beş Bin

yaşam

150215232619_ozgecan_aslan_624x351_epa

1………………………………………………………………………………………………………………

………………………………………………………………………………..240……………………………

………………………………………………………………………………………………………………..

………………………………………………………………………..432……………………………………….

……………………………………………..578………………………………………………………………….

………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………822………………………………………………………………………………………………………………..

………………………………………………………………………………………………………………..

………………………………………………………………………………………………………………..

…………………………………………………………………………………1243…………………………

………………………………………………………………………1567……………………………………

…………………………………………………………………………………………………………………..

………………………………………….2008……………………………………………………………………

………………………………………………………………………………………………………………

………………………………………………………………………………………………………………

………………………………………………………………………………………………………………

………………………………………………………………………………………………………………

………………………………………………………………………………………………………………

……………………………………………………………………………………………………………..

………………………………………………………………………………………………………………

………………………………………………………………………………………………………………

……………………………………………………………………………………………………………..

……………………………………………………………………………………………………………..

……………………………………………………………………………………………………………..

…………………………………………………………………………………………………………….

…………………………………………………………………………………………………………….

…………………………………………………………………………………………………………….

…………………………………………………………………………………………………………….

…………………………………………………………………………………………………………….

…………………………………………………………………………………………………………….

…………………………………………………………………………………………………………….

…………………………………………………………………………………………………………….

…………………………………………………………………………………………………………….

…………………………………………………………………………………………………………….

………………………………………………………………………………….4773…………………………

……………………………………………………………………………………………………………5000

1. noktadan 5000. noktaya kadar tek tek bakabilir misiniz?  Senin için sadece rakam mı yoksa insan mı? İşte o rakamların gerçekleri; Dünya Ekonomik Forumu’nun toplumsal cinsiyet eşitliği verilerine göre Türkiye, eşitliği sağlamakta 134 ülke arasında 126. sıradadır. Son 7 yılda kadın cinayetleri yüzde 1400 artmış, son 6 ayda 26 bin aile içi şiddet olayı yaşanmış, 180 günde öldürülen kadın sayısı 130’a ulaşmıştır. 2005’den bu yana 5 bine yakın kadın, şiddete kurban gitmiştir. Kadına yönelik şiddetin bu denli yaygın ve hızlı bir artış içerisinde olması sadece ekonomik, toplumsal ve kültürel nedenlerle, zihniyet, gelenek, görenekle, eğitimsizlikle ya da dinsel nedenlerle açıklanamaz. Bu başlıkların hiçbiri bahane olarak gösterilemez. Özgecan Aslan ile başlayan algısal aydınlanma her gün bloglar, kişiler, haber siteleri tarafından devam ettirilmeli ve her zaman canlı tutulmalıdır. #sendeanlat başlığı altında yazacak kadar cesur olan kadınlar artık bu işin peşini bırakmamalıdır. Devletin ilgili her kurumu sistemli işlemeye başlayana kadar unutmayacağız, unutturmayacağız. Sadece #özgecaniçin değil bu dünyada nefes alan her kadın için #unutma 

Anti Akademik Oscar Tahmini

Tavsiyem Var

5ad8e6549d4650d236b5d5f3818065f4

Oscar gecesine sadece 72 saatimiz kalmışken keyfimiz yerinde değil ve ağzımızın tadı yok biliyorum. Kafamızı başka yere veremiyoruz hatta. Her gün okuduğumuz şeyler ruhumuzu biraz daha incitiyor. Sadece daha önce başlamış olduğum Oscar yorum yazısının devamlılığını bağlamak için ve biraz kafamızı dağıtmak için 2015 Oscar tahminlerimi yazıyorum.

Elbet bence Akademi ama aslında benim ödüllendirdiğim olarak belirterek.  Bakalım bu sene ne kadar ayrışacak ne kadar aynı yoldan gideceğiz akademi ile. İşte #durumbildirimi tahminleri ile 2015 Oscar ödülleri.

234079fe7e0562215f59c3ded7313617

En İyi Film

American Sniper
Birdman
Boyhood (Akademi romantik davranacak ve büyük ihtimal Oscar Boyhood’un olacak)
The Grand Budapest Hotel
The Imitation Game (Benim için bu senenin en iyisi olmaya hak kazandı)
Selma
The Theory of Everything
Whiplash

En İyi Yönetmen

Alejandro G. Inarritu, Birdman (Açıkçası filmi çok fazla sevmeme rağmen kullanılan açıları ile bu dalda ödülüm onların)
Richard Linklater, Boyhood (Yönetmenin uzun yıllar süren emeğini Akademi ödülsüz bırakmayacaktır)
Bennett Miller, Foxcatcher
Wes Anderson, The Grand Budapest Hotel
Morten Tyldum, The Imitation Game

En İyi Özgün Senaryo

Birdman (Akademi ile ortak buluşma noktamız bu başlık olabilir gibi geliyor)
Boyhood
Foxcatcher
The Grand Budapest Hotel
Nightcrawler

En İyi Uyarlama Senaryo

American Sniper
The Imitation Game (Bu konuda tartışma istemiyorum arkadaşlar)
Inherent Vice
The Theory of Everything
Whiplash (Çok iyi bir film olması yanında daha çok oyucular açısından ödül alır gibi geliyor. Ufak bir ihtimal bu kategori de onların olabilir)

En İyi Kadın Oyuncu

Marion Cotillard, Two Days One Night
Felicity Jones, The Theory of Everything (Ben bu sene en iyi kadın konusunda az biraz hayal kırıklığı yaşıyorum)
Julianne Moore, Still Alice
Rosemund Pike, Gone Girl
Reese Witherspoon, Wild

En İyi Erkek Oyuncu

Steve Carell, Foxcatcher
Bradley Cooper, American Sniper
Benedict Cumberbatch, The Imitation Game (Ben başkasını düşünemiyorum)
Michael Keaton, Birdman (Ama Akademi onu düşünecek)
Eddie Redmayne, The Theory of Everything

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu

Patricia Arquette, Boyhood (Akademi ile ortak kararımız bu isim üzerinde olur gibi)
Laura Dern, Wild
Keira Knightley, The Imitation Game
Emma Stone, Birdman
Meryl Streep, Into the Woods

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu

Robert Duvall, The Judge
Ethan Hawke, Boyhood (olaya romantik yaklaşırsa kafalar buraya kayabilir)
Edward Norton, Birdman
Mark Ruffalo, Foxcatcher
J.K. Simmons, Whiplash (üstüne bir dakikadan fazla düşünmeye gerek yok. Sonuna kadar hak ediyor)

En İyi Kurgu

American Sniper
Boyhood (adam sanki bu kategoride ödül almak için film çekmiş)
The Grand Budapest Hotel
The Imitation Game
Whiplash

En İyi Görüntü Yönetimi

Birdman (Birdeman’e verirlerse haksızlık oldu demek yanlış olur)
The Grand Budapest Hotel (benim kalbim sadece bu film için atıyor açıkçası ama ihtimali çok düşük)
Ida
Mr. Turner
Unbroken

En İyi Animasyon (İzlemedim ama aday bile olmayan Lego favorim 🙂 )

Big Hero 6
The Boxtrolls
How to Train Your Dragon 2
Song of the Sea
The Tale of Princess Kaguya

En İyi Belgesel (İşte biz hep belgesel diyemiyorum. Biz genelde film 🙂 )

CITIZENFOUR
Finding Vivian Maier
Last Days in Vietnam
The Salt of Earth
Virunga

Yabancı Dilde En İyi Film

Leviathan, Rusya
Tangerines, Estonya
Timbuktu, Moritanya
Ida, Polonya
Wild Tales, Arjantin Tamamen politik nedenleri göz önünde bulunduruyorum 🙂 Sanırsın Eurovision

En İyi Özgün Müzik

The Grand Budapest Hotel 
The Imitation Game
Interstellar
Mr. Turner
The Theory of Everything

Ben Bir Kız Çocuğu Annesiyim

yaşam

Hepimiz sarsıldık. Hepimiz korktuk. Toplumun gerçeği bir genç kız üzerinden tekrar yüzümüze tüm çirkinliği ile çarpınca irkildik. Aile ile empati kurmak ruhumu sıkıştırıyor. Üzülmek, tepki göstermek içim birini tanımaya gerek yok. Güçlü bir empati her şeyi iliklerinize kadar hissetmeniz için yeterli oluyor.

IMG_1491-0

Ben Türkiye toplumunda yaşayan bir kadınım. Özgür doğan, büyüyebilen bir ortamda yetiştim. Benim büyüdüğüm şehirde kadın/erkek birdi. Cinsiyetlerden arınmış bir çevrem oldu. Bu benim şansım olarak görülebilir belki ama toplumun geneli bu zihniyette olmadığı zaman sürekli yaftalar ile yaşarsınız. Yetiştiğiniz çevreden 100 km uzaklaştığınızda gerçekler size tokat gibi çarpar. Üniversiteyi ikinci öğretim olarak küçük bir yerde okudum. İkinci öğretim olduğum için derslerim akşamüstü başlar gece biterdi. Kaldığımız yere ulaşmak için dolmuş kullanırdık. Sonuçta gençsiniz, öğrencisiniz eğlenmek istiyorsunuz. Eğlenirdik ama içimizde hep bir korku ile. Gece sizi evinize, yurdunuza bırakacak erkek arkadaşlarınız olmasını dileyerek. Issız küçük sokaklarda ensenizdeki ayak seslerini saymayı, dolmuşta yalnız kalmamak için bir durak önce inmeyi, eve bir şey söylediğimde yalnız değilim mesajı vermek için “ben bakarım” diye bağırmayı, geldim babacım köşeyi dönüyorum diye yalandan telefon konuşmaları yapmayı ben çok iyi bilirim. Ben bu ülkenin en özgür gözüken profiliyim belki ama içime işleyen korkuları en iyi ben bilirim.

Birkaç sevgilisi oldu diye, üniversite okudu diye, gece çıktı diye hatta özgürce cinsel hayatını yaşıyor diye yaftalanan kadınların ülkesinde korkular ile büyüyen ruhlarız biz. Cinsiyetimizin özgür yaşam hakkımızın önüne geçtiği bir toplumda yaşıyoruz.

IMG_1492

Ben bir kız çocuğu annesiyim. Kendim için var olan korkularımın binlerce katını kızım için duyuyorum. Sağlıklı olmasını her şeyin önünde tutuyorum tabii ama bunun dışında tabulardan, kalıplardan, baskılardan arınmış bir toplumda büyümesini istiyorum. Bizler binlerce lira ödeyip korunaklı sitelerde yaşatıyoruz belki çocuklarımızı. Binlerce lira ödeyip kolejlerde okutuyoruz iyi, özgür eğitim alsın diye ama yaşadığımız toplum değişmedikçe bunlar geçici koruma kalkanları gibi kalıyor. Belki birkaç darbeyi engelliyor ama bir şekilde eriyor. Ben kızıma sahip olduğu cinsiyetin onun şansı/şansızlığı olduğunu öğretmeyeceğim. Ben onu insan olarak yetiştireceğim. Ve ona her zaman değiştirme gücü olduğunu öğreteceğim. Sınırları kaldırmanın önce zihinde başladığını öğreteceğim. Her seçiminde ve her yanlışında sırtını sıvazlayacağım. Yanlışların doğruya giden yollar olduğunu göstereceğim. Ben bir anne olarak onun adına korkacağım ama onun kendisi için korkmasına izin vermeyeceğim. Her korku onun özgürlüğünü elinden alır.

IMG_1488

Ben kötü, sapkın zihniyetleri anca üstüne giderek azaltacağımızı düşünüyorum. Yok etmek demiyorum. Yok etmek mümkün değil ama engellemek mümkün. Adil bir hukuk sistemi ile her şey mümkün. Hukuktan korkacaksın ki toplumda yaşayasın. Ve eğer bugün gibi canlara ateş düşmeye devam ederse ve o ateşi düşürenler özgürce toplumda dolaşmaya devam ederse insanlar kendi hukuklarını yazacak. İşte o kaostan bizi hiç kimse çıkaramaz.

Ben bir çocuk annesiyim. Ruhunu kimsenin kirletmesine izin vermeyeceğim bir çocuk annesi…

Sevgililer Günü Öncesi Dev Hizmet

yaşam

Malum önümüz sevgililer günü. İsterseniz bugünün anlamı yok diyin, isterseniz tüketim toplumu yaratmak için uydurulmuş bir gün diyin ama bir şekilde bugüne değer veren ve sonuna kadar yaşayan, beklenti içine girenler var. Aslında var olan sevgililerden çok ‘doğru zamanı’ bir türlü bulamayanlar için fırsata dönüşebiliyor.

Hal böyleyken bugüne dair en çok tüketilen şey ise güller oluyor. Peki sevdiğinize kendinizi ifade edeyim derken büyük bir pot kırma ihtimali içinde olabileceğinizi biliyor muydunuz? Jack Goody “Çiçeklerin Kültürü” anlamı kitabında, çiçeklere anlam yüklemenin aslında çok eskilerde Doğu medeniyetleri ile başladığını söyler. Osmanlı haremindeki okuma yazma bilmeyen kadınlar da da bu dili iletişim kurmak için kullanırlarmış. Ayrıca çiçekler yoluyla konuşmanın Persler ile başladığı düşünülüyor. Mutlaka zaman içinde anlamı değişime uğramıştır ama birçok toplumda kabul görmüş anlamları var.

İşte size sevgililer günü öncesi dev hizmet. Güllerin renkleri ve anlamları. 🙂

33fc3b2ef4a48f5311be5b43b0e06db2

Kırmızı: Elbette içlerinde en çok karşılaştığımız ve klişe halini alan renk bu. Aşk, tutku, güzellik ama en önemlisi cesaret anlamına geliyor. Yani barışmaların, tekliflerin temsili rengi olmasının nedeni tam olarak bu ‘cesaret’ anlamından geliyor.

6e11858dabfd157ea54d865a76bedb57

Beyaz: Saflık, masumiyet, sessizlik ve gizlilik olarak tanımlanan beyaz gül bu anlamlarından dolayı Hristiyan inancında cenazelerde yoğun olarak kullanılıyor.Yani sevgilinize masumiyet temsili bir şeyler vereyim derken cenaze namazınıza zemin hazırlamayın. 🙂

f33c0ea6eca4cca0b9d11c8a3660ac6b

Koyu Pembe: Bu renk güller takdir ve şükran anlamına geliyor. O yüzden genelde ya teşekkür etmek amaçlı ya da bir kutlama çiçeği olarak kullanılıyor.

1912cce809f66505ad387119a4ce5ac0

Açık Pembe: Hayranlık, zarafet, tatlılık anlamına gelen açık pembe güller evrensel anlamda daha çok ilk aşk dönemlerinde ya da bizim çok alışık olmadığımız mezuniyet partilerindeki kızlarımızın bileklerine takacakları şekilde anlamlandırılmış. Yani içinizdeki yüksek arzulu aşkınızı anlatmak için biraz hafif kalıyor.

e1650782773a1d19f7ed44ef21fff0e6

Sarı: Bizi yıllarca sarı gül ayrılık demek diyerek kandırmışlar iyi mi? Kim bilir bu uğurda ne aşklar heba oldu. Çiçek bilimine göre sarı gül sevinç, zevk, dostluk, yeni başlangıç ve evine hoşgeldin gibi anlamlarda kullanılıyormuş. Yani sizi terk ettiğini sandığınız sevgiliniz meğer size yeni başlangıçları müjdeliyormuş.

83ba906cef825f7b164034c809fff08b

Turuncu: Başlamadan şunu söyleyeyim nedense benim en sevdiğim renk bu. Tamam tamam az bulunur olması çekici kılıyor olabilir ama anlamı da çok güzel. Turuncu güller bize hayranlık, arzu ve coşkuyu anlatıyor. Hani olur de bir gün ellerinde turuncu güller ile gelirse verin coşkuyu, kaçırmayın 🙂

17717baf95d766bbc42321c1df648794

Mercan: Hayatımda görmediğim renkteki bu gül bizlere ‘vazgeçilmez arzu’ temsil ediyormuş.

Şimdi işin şekli bu noktada değişiyor. Öyle çiçekçiye gidip ondan beş tane bundan üç tane koy demek olmuyor. Bu çiçek işleri yan yana gelince anlam değiştiriyor bir de.

39c9d00059a13cbbcdea2ecd822bbf28

Yaprakları sarıdan kırmızıya giden türde olanları mesela ‘ilk görüşte aşk’ demekmiş. Yani öyle al kırmızı gülü ben sana aşığım diye bağır demekle olmuyor. Gerçek aşkı anlatmak için sarıdan kırmızıya geçişli gülü bulacaksınız hanımlar, beyler.

a1ff435642e1e854b22e1fcccd7d7d3b

Kırmız&Beyaz Gül: Eğer size gelen bukette bu iki renk yan yana ise bunun anlamı ‘birlikte verilen ortak yaşam kararı, birlik’ demek oluyor. Evlenecekler, sevgilisini bir duruma ikna edecekler demetlerin içine beyaz serpiştirmeyi unutmuyoruz.

f52217c769f15bfd8cb06375776c289b

Kırmızı&Sarı Gül: Sevgilinizden gelen sarı kırmızı güller onun sıkı bir futbol taraftarı olduğunu değil demek ki ‘birlikte verdiğiniz karardan ne kadar mutlu ve heyecanlı olduğunu’ anlatıyormuş. Yani teklifi yaptınız iş bitmiyor. Ertesi günde bu durumu anlatan bir demet yolluyorsunuz.

Ne zormuş canım bu romantiklerin işleri. En iyisi mi siz tarih, yer, zaman, el alem ne der diye düşünmeden her yerde aşkınızı haykırın, öpüşün, sevin. Sanki en çok çiçeklerin değilde bizlerin konuşmaya ihtiyacı var gibi. Ha olur da içinden çıkamadığınız renkte bir çiçek gelirse yorum atın. Konuşur anlamlandırırız. Hadi herkese mutlu sevgi günleri.