Bir Dilim Sohbet

Tamer Varis ile İzmir ve Kültürpark Üzerine

unnamed

SEVDİĞİM İŞİ YAPIYORUM. SEVDİĞİM İŞTEN PARA KAZANIYORUM ve SEVDİĞİM ŞEHİRDE BUNU YAPIYORUM. İZMİR GÜZEL ŞEHİR…

YAŞADIĞI ŞEHİRE DAİR HAYALLERİ VAR. SADECE HAYALPEREST DEĞİL, YAŞADIĞI ŞEHİR İÇİN TAŞIN ALTINA ELİNİ KOYAN BİRİ. KÜLTÜRPARK İSE EN BÜYÜK HAYALİ

Günümüzde birçok genç profesyonel doğdukları, büyüdükleri şehir olan İzmir’den kariyer olanakları ve buna benzer birçok nedenden dolayı ayrılıyor. Her ne kadar İzmir’de kalmak isteseler bile çalışma şartları, iş olanakları, iş geliştirme istekleri onları bu kararı vermeye zorluyor. Bunun yanında tüm bu nedenleri yok sayıp İzmir’e yatırım yapmayı seçen ve İzmir tutkusundan vazgeçmeyen isimler de var. Sizlerle bu genç profesyonelleri buluşturmak istiyoruz.

Tamer Varis, İzmir’in eğlence hayatına yön veren isimlerden biri. Hem İzmirli gençlere hem üniversite eğitimi için bu şehri seçmiş olan gençlere alternatif eğlence fırsatları sunuyor. Güzel sanatlar fakültesinde fotoğrafçılık eğitimi aldıktan sonra İzmir Uluslar arası Kısa Film festivali projesine dâhil olmuş. Dört yıl boyunca koordinatör olarak festival bünyesinde çalışırken festivalin yan etkinlikleri sergi, konser gibi organizasyonları yapmaya başlamış. Bu süreçten sonra ise İzmir’in gece hayatının içine girmiş. Şu an İzmir’de 1888 ve Edit adında iki mekânı işleten bu genç girişimci işlerinin yanında İzmir’e dair bir çok konuda taşın altına elini koyanlardan. Yakın zamanda gerçekleşecek #Kültürparktayız etkinliğinden, İzmir’den ve İzmir’e dair hayallerinden konuştuk.

Edit ve 1888 farklı tarzları ile dikkat çeken mekânlardan ikisi. Bu iki mekân projesi nasıl çıktı?

Gazi kadınlarda eskiden daha alternatif mekanlar vardı. Onlardan birinin müzik işlerini aldım öncelikle. Sonrasında işletmesine geçerek ilk olarak Boombox’ı kurdum. Değişik tarzları olan müziklere ve gruplara yer vermek ve biraz alternatif müzik yapan ya da dinleyenler için bir mekan olmasını istedik. Oradan ayrıldıktan sonra da 1888’i ortaklarımla beraber açtık.

Özellikle Edit sanatı ve gece hayatını iç içe yaşatması ile fark yaratan bir yer. Biraz Edit’in ruhundan ve fikrinden bahsedebilir miyiz?

Farklı insanları bir araya getirme fikri yenilikleri ve projeleri getiriyor. Biz Edit’i radyo olarak kurguladık. 1888 bir klup ve bundan farklı olarak caz dinleyen, reggae dinleyen ya da rock dinleyen insanlar burada müziğini paylaşsın radyo üzerinden ve aynı zamanda farklı müzikten keyif alan kesime hitap eden bir mekan olsun fikri ile başladık. Aynı zamanda sanatçılara yer veriyoruz. Sürekli sergiler yapıyoruz. Tasarım pazarımız var. Ressamlar, fotoğrafçılar gibi birçok sanat dalından sanatçılar burada eserlerini sergileme ve insanlarla buluşturma şansına sahip oluyor.

Genç profesyonellerin İzmir’den gitmeyi tercih ettiği dönemde İzmir’de kalmayı seçen ya da buraya yatırım yapmayı tercih eden isimlerden birisin. Bu kararını alma nedenin neydi?

Bizim sıkıntımız bu zaten. İzmir’in sıkıntısı bu. Kreatif alanlarda çalışanlar İstanbul’u tercih ediyorlar ama benim yaptığım işte nitelikli müzik kurgusu üzerinden yaşayan bir mekan yok İzmir’de ve bence hala yok. 1888 bir klup gibi gözükse bile İzmir’de en nitelikli müzik yapan mekan. İstanbul’a gitsem bu işi yapan onlarca insan ya da mekân vardı ama İzmir’de yoktu. Öncelikle bu konuda tek olmak fikri cazip geldi gibi gözükse bile yaşadığın şehrin buna ihtiyacı varken ve potansiyeli varken gitme fikrini düşünmedim. Sevdiğim şeyi yapıyorum. Sevdiğim şeyden para kazanıyorum ve sevdiğim şehirde bunu yapıyorum.  İzmir güzel şehir. Gece hayatı ya da sosyalleşmek adına İstanbul’da harcayacağınız zaman ve paranın çok az bir kısmı ile  İzmir’de yaşıyorsunuz.

_Q5B9091

‘’Kültür empoze edilebilir bir şey ve o 18-25 yaş tam onu verebileceğin yaş. O yüzden bizim yaptığımız iş önemli ‘’

Uzun yıllardır İzmir’in eğlence hayatının içinden biri olarak İzmir’in eğlence kültürünü nasıl yorumlarsın?

 

Aslında sadece İzmir değil dünya anı akım müzikten, eğlence kültüründen besleniyor insanlar ama nitelikli şeyi verdiğin zaman bunu alan bir kitle var İzmir’de. Denizli’den, Mardin’den insanlar okumaya İzmir’e geliyor ve gece dışarı çıktığında farklı şeyler ile karşılaştığında o müziğin takipçisi olabiliyor. Kültür empoze edilebilir bir şey ve o 18-25 yaş tam onu verebileceğin yaş. Farklı şeyler denemeye açık bir şehir İzmir ve bunun içinde fark yaratan müzikler dikkat çekiyor.

Mesleki anlamda İzmir’e dair hayalin nedir?

Benim hayallerimden biri festival yapmak İzmir’de ama İnciraltı’nda ya da şehrin kilometrelerce uzağında, insanların ulaşmak için uğraş vereceği alanlarda değil şehrin tam kalbinde. Kültür park’ta mesela. Neden Hava Gazı ve Kültür Park gibi iki tane İstanbul’da bile olmayan şehrin göbeğinde mekan varken uzak noktalarda yapalım. Hava Gazı projesi ‘gençlik merkezi’ olarak kurgulandı ama ahşap boyama kurslarından öteye gitmeyen sanat anlayışları var. Biz bunu kırmak istiyoruz.

Kültürpark ne kurumların ne de kişilerin tekelinde değil. İzmirliler bu parkı kullanmalı.

Sosyal medyada bir anda İzmirli gençler #Kültürparktayız etkinliğinden bahsetmeye başladı. Bunun mimarı olarak bize biraz anlatır mısın?

Ben One Love gibi bir şehir festivalini İzmir’de yapmak için 3 yıldır belediye ile görüşüyorum. Sürekli dosyalar, sunumlar, görüşmeler yapıyoruz ve bana diyorlar ki ‘müthiş bir şey düşünmüşsün’ Öncelikle ben dünyadaki ilk müzik festivalini düşünmedim. İş bu istediğim alanları almaya gelince ise olumlu yanıt alamıyoruz. Neden olarak bize hiçbir dönüş yapmıyorlar. Ve bu sessizlik bizi çileden çıkarıyor. Biz de dedik ki şehrin ortasında Central park, Hyde park gibi bir alan var biz bunu nasıl kullanacağız? Burası ne kurumların ne de kişilerin kimsenin tekelinde olan bir yer değil. İnsanlar burayı daha aktif kullanmalı. Bağımsız, kimseden izin almadan yaptığımız bir etkinlik ama içinde ne siyaset var ne art niyet var. Bizim kurgumuz bir piknik aslında. Sporcuysan gel sporunu Kültür parkta yap.  Müzisyensen enstrümanını alıp gel,  yoga yapıyorsundur çimlere yay matını yoganı yap kim ne yapıyorsa nasıl orada olmak istiyorsa öyle olsun dedik. Ve bu şekilde de oldu.

Bu etkinliğin amacı ne senin için?

Aslında hem İzmirlilere orayı kullanabileceklerini göstermek, hem kamuoyu oluşturup yerel yönetimin dikkatini çekmek. Belki onlar bizim kötü bir şey yapmadığımızı anlarlar ve İzmir’in en önemli yeşil alanının rant olarak kullanılmasını istemediğimizi göstermiş olduk. Sosyal medyada binlerce kişinin o etkinliğe katılacağını söylemesi çok özel bir durum çünkü biz kimseye davet göndermedik. Sadece piknik yapıyoruz dedik. İnsanlar ilgi gösterip katıldılar. Bu demek oluyor ki İzmirlilerin Kültür park ile ilgili algısı açık ve beklentileri var.

Konu park olunca ister istemez bir Gezi algısı oluşuyor. Bunu netleştirmek adına bir şeyler söylemek ister misin?

Olayın siyasi ya da Gezi parkı gibi algılanması bizi üzer çünkü değil. Ona çekilmesini de istemiyoruz. Biz bir şeyleri korumak, kurtarmak için bir direniş peşinde değiliz. Fuar alanının taşınması Kültür parkın geleceği ne olacak sorusunu ortaya çıkardı ve biz bu noktada orada vakit geçirmeyi ne kadar sevdiğimizi ve istersek çalışarak orada ne güzel işler yapabileceğimizi gösterdik. Belediyenin kongre merkezi projesi var ve mimarlar odası bu projenin kültür park içinde 3000-4000 kişilik salonlar olması anlamına geldiğini ve bunun da orada bir yapılaşma olması demek olduğunu söylüyor.

Eğer Batılılaşma ve çağdaşlık istiyorsak sanatı şehrin içine, şehrin kalbine taşımalıyız. Kültürpark bunun için bir fırsat.

Senin hayalinde Kültür park nasıl bir yer?

Konser merkezleri, açık hava sinemaları,  defileler, sanatın ya da festivallerin olduğu bir alan. İzmir’de müzik festivalleri oturarak izleniyor. Dünyanın hiçbir yerinde bu yok. Dans etmek istiyorsun ayağa kalkamıyorsun. Elimizde festivaller için harika bir yer var. İzmir iklimi açısından tüm yıl boyunca canlı durabilecek şehir. Umarım değerlendirme şansımız olur.

 

İzmir’in senin için tanımı nedir?

İzmir benim için iklim, tarih demek. Efes burada. Dünyanın yedi harikasından biri bu topraklarda. İstediğin zaman kültüre, tarihe, sanata, denize dokunabilmek İzmir.  İzmir potansiyeli çok yüksek bir şehir. Sadece çalışmak ve inanmak gerekiyor.

 

 

Bir şey söyle ?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s