yaşam

Neresinden Tutsak Elimizde Kalıyor

95fcb18da5c89ab0a8d5bcdca6842be6

Her gün bu klavyenin başına geçip bir şeyler yazıyorum. Bazen gördüğüm ve paylaşmak istediğim bir etkinlik oluyor bu bazen aklıma gelen esprili bir iki şey ya da en çok konuşulan konulara benim bakış açılarım. Her gün bir şeyler için bu klavyeyi açıyorum ve yazıyorum. Elimden geldiğince özgün içerik üretmek için kafa patlatsam bile bazen birilerinin gözlerinden kaçmıştır diye bazı şeyleri düzenliyorum, yorumluyorum yazıyorum vs.

Sonra iş paylaşma aşamasına geliyor. Tüm düzenlemeler tamam, fotoğraflar eklendi vs ama elim o ‘yayına gir’ tuşundan önce başka şeye gidiyor. Taslak olarak kaydet! Neden mi? Öncelikle sosyal medyayı açmalıyım, sonra gazeteleri incelemeliyim çünkü birileri dakika başı ülkenin göbeğine ateş topları salmaya başladı, çünkü birileri yediğimiz boğazımıza düğüm olsun, aldığımız nefes yarım kalsın diye çalışıyor. Ve inanın neredeyse iki üç aydır her gün bunu yaşıyorum. Severek, eğlenerek, keyif alarak yaptığım yazma eylemi bile bu kadar karmaşık hale gelebiliyor. Peki paylaşsam ne olur? Sakın birilerinin tepkileri yüzünden paylaşmadığım düşünülmesin. Elbet etkisi var ama tek etken bu değil. İçimden gelmiyor. Ben böyle bir ülkede bir şeylere kafa patlatıp üç beş cümle yazarken ‘zorunlu olarak hayatının bilmem kaç ayı’ bir sınırda, bölgede olması gereken insanların ölmüş olması beni mahvediyor. Bunu bir şeyleri ‘korumak’ adına yapmış olmaları ve o bir şeyler içinde benim de canım olması beni utandırıyor. Hem bitmiyor ki! Bakmayın her gün bir iki satır konuşuyoruz diye tek gündemimizin bu gibi gözükmesine. Her gün bu ülkede senin içine oturması için çalışan adamlar var. Senin yediğin yemek, içtiğin içki, aldığın herhangi bir şey, gerçekten eğlenerek attığın bir kahkaha, sana kocaman gelen derdin birden bire içine otursun, dert olsun, bugün de bu ülkede nefes alama diye çalışan bir kurul var sanki ve işlerini çok iyi yapıyorlar.

Ben buradan ağıtlar yazmak istemiyorum. Giden CAN ise gerisi o kadar boş ki! Her şeyin bittiği nokta değil mi ölüm? Bilmem giden için başka bir kapı açılıyor mu ama kalanları için cümle orada bitiyor işte. Bir tane olursa konuşulmayan ama aynı günde sekiz tane olursa gündeme oturan CAN’lar bir bir gidiyor. Ne uğruna falan sorgulamıyorum artık. Aynada kendi yüzümü ne kadar tanıyorsam o kadar net görebiliyorum nedenleri. Ülkeyi neresinden tutsak elimizde kalıyor. Bizler artık ruhsuz biyolojik varlıklar gibi ortada dolaşıyoruz. Kimse duyarsız değil. Duyar bu kadar basit ölçümlenen bir şey değil bir kere. Biliyorum ki herkesin ama herkesin bir dakika bile olsa boğazında o düğüm oluyor. Bu yazıyı umut dolu bitirmek için uğraşıyorum dakikalardır. Şu şu şu olursa biter, geçer demek için çabalıyorum ama uzun süredir ben ölen canlara rağmen umut dolu olmaya UTANIYORUM…

Bir şey söyle ?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s