Akıl Tutulması

yaşam

534fcd3f79cf032dbb6ffcfb1c7eca3e

Konuş, paylaş, haykır, yaz, oku, bir daha oku, fotoğraflara bak, acıya tanık ol! Sonuç? Elimizde kalan kocaman bir akıl tutulması. Şu son 3 ay bana gösterdi ki cahilin akıl tutulması çok daha fenaymış. Hele cahilin eline klavye varsa seni yaşadığına, yaşayacağına pişman edermiş. İnsanlığını sorgulatırmış. Bakın silah demiyorum alt tarafı klavye diyorum. Ellerindeki telefondan daha az akıllı olan insanların birbirlerini nasıl örgütleyerek saçma sapan işlere kalkıştığını görüyoruz bugünlerde.

Bir trollün çıkardığı ‘şunlar hdp’ye oy verdi’ haberi ile beraber dizi seti evlerini basan, telefonda kürtçe konuştu diye adam döven, en çok ben üzülüyorum ben ben ben diye bağırmak için saçmalayan bunun dışında Kurt Cobain belgeselini Kürt Cobain diye anlayıp okul taşlayanlardan bahsediyorum evet. Sözde hizmet ettikleri ‘ülke sevdası’ amacı ile yola çıktıklarını sanıp aslında cahillikleri ile şehide ve ailelerine, topluma çok daha fazla zarar veren insanlardan bahsediyorum.

Bakın ben derin devlet nedir bilmem, siyaset ile ilişki kendime yakın bulduğum ve büyütüldüğüm ideolojide inandığım partiye oy vermektir. Kişisel kamuoyuna inandığım için dost meclisinde görüşümü söylerim, tartışırım. O kadar! Bundan fazlasına kalkıştığımda gaz yediğim için benim elimdeki tek anayasal dayanağım bu. Şimdi biri bana açıklasın bu dizi setleri basan, parti binaları yakan, gazete taşlayan grup bir ağaç için ses çıkaran ‘vandal’ dediğiniz gruptan çok mu daha haklı? Neden bu gruplara ‘git oyunu kullan kardeşim fazlasını yapma’ diyen yok. Yok çünkü amaca hizmet ediyorlar.

Nedir amaç? Ben bu ülkenin başını yıllardır tam olarak yiyemedim son bir şey kaldı o da bunları birbirine kırdırmak diyen ve sözde abdestleri ile günahsız şekilde bizleri izleyenler. Türkü, Kürdü tartışmıyorum ben. Tartışılacak bir durum yok. Ortada siyasi bir terör örgütü ve siyasi bir parti var. Bunların ikisi de birbirine düşman gözüken kardeş takımlar. Amaç pastanın en büyüğünü yemek.

Bize yaşattıkları akıl tutulmasını da şöyle açıklayayım; Aynı cümle içinde ‘tamam ne istiyorlarsa alsınlar, toprak onların olsun canlar gitmesin’ diyor hemen arkasından ‘Atatürk’ün ve silah arkadaşlarının kanla, canla, başla aldığı bu kutsal topraklardan bir metre verilir mi be’ diye devam ediyorsun. Alsın 400 vekili başına çalsın yetti diyorsun. Sonra ‘nah alırsın’ diye haykırıyorsun.  Pkk ile kürtler aynı şey değil diyorsun Hdp’ye oy verdiniz hepsi pkk’lı diyerek ekliyorsun. Sonra Hdp katkısı ile rafa kalkmış olan başkanlık sistemine karşı sevinç çığlıkları atıyorsun. Ülkeni seviyorsun faşist oluyorsun, Cizre’de ölen kadına çocuğa üzülüyorsun vatan haini oluyorsun.

Bize bu saatten sonra anca ekmeklerimize antideprasan eklerlerse düzeliriz gibi geliyor. Yaşadığım acının samimiyetini kendi kendime sorguladığım saçma sapan günlerin içindeyiz. Çözüm? Yok! Bunu kabul edelim mi? Bizde çözüm yok. Sadece bu acıyı unutturacak daha büyük bir acı var. Yeni haber değil bu! Bu ülkenin ‘fıtratı’ bu! Acılar, siyasi sorunlar çözümlenmez sadece başka bir sorun ile unutturulur.

Siyaset, insanları kendilerini gerçekten ilgilendiren konularla haşır neşir olmaktan alıkoyma sanatı işte. Walter Lıppmann’ın çok güçlü bir sözü vardır. ‘Başarılı gözüken politikacılar özgüvensiz, ürkek adamlardır. Siyasette ilerlemelerinin nedeni, taviz vermeleri, rüşvet vermeleri, kandırmaları, kazıklamaları yahut da seçim bölgeleri dahilindeki zorlu ve tehlike arz eden unsurları manipüle etmeyi başarmalarındandır’

Bebeğin İlk Günleri, Emzirme ve Beslenme Üzerine

Tavsiyem Var

Doğum yaptığım dönemin üzerinden neredeyse 3,5 yıl geçti. Birçok açıdan şanslı olduğumu ve iyi atlattığımı düşündüğüm bu dönemde okuduğum birçok kaynak oldu. O süreçte bana en iyi gelen şey ise hastanenin sağladığı eğitimler ve emzirme hemşirelerinin yönlendirmesiydi.

523440_10151218076417238_1959816527_n
Dün son ayağı İzmir’de düzenlenen #mutlulukgöbüştebaşlar seminerlerine katılma şansım oldu. Türkiye’de birçok ili dolaşan İnternetanneleri, Melinasmom ve Socialmom uzmanlarla bölgedeki blogger anneleri bir araya getirerek annelerin doğru bilgiye ulaşmalarını amaçlamışlar. İki oturum olarak düzenlenen seminerlerde ilk olarak emzirme konusunda eğitimler veren uzmanımız Hemşire Handan Doğan ile annenin ve babanın ilk günlerini, emzirmeyi konuştuk. İkinci oturumda ise Prof. Dfr. Raşit Vural Yağcı ile bebek ve çocukların beslenme ve sindirim ile ilişkili sorunları üzerine konuştuk. İşte bu toplantılardan yeni anneler ya da bu süreci yaşayan tüm anneler için yazdığım notları paylaşıyorum.

IMG_8282

Öncelikle şimdiye kadar 36.000 anneye eğitim vermiş Handan Doğan’ın yeni doğum yapmış annelere tavsiyeleri şöyle;

  • Annelerin doğum anından itibaren almaları gereken şey emzirme eğitimi değil davranış eğitimi.
  • Hamileliğin sonlanması ile beraber kadının üzerinde oluşan sosyal baskı birçok kadının emzirme sürecini zorlu geçirmesini sağlıyor. Bu yüzden çevresinden alacağı destek çok önemli. Burada ilk kural eşinin  desteği. Neyin nasıl olacağına anne karar vermeli. Anneye müdahale, baskı uygulanmamalı.
  • Sezeryan yapan ya da normal doğum yapan annenin emzirmeye başlaması ile ilgili bir farkı yok. İki doğum şeklinde de emzirmeye hemen başlanabilir.
  • IMG_8285
  • Anneye emzirme ile ilgili baskı yapılmamalı tam tersi teşvik edilmeli.
  • Annelerin en çok yaptığı hata ise ‘bu pozisyonda nefessiz kalır’ inancı ile bebeği doğru tutmamak. dört parmağınızın meme altını kavradığı bir parmağınızı yukarıdan desteklediği tutuş süt akışı için en doğrusu.
  • Çok büyük bir travma yoksa süt gelmeme problemi olmaz.
  • 15 dk bir meme 15 dk diğer meme emzirmesi en doğru olan. Memeden ilk ilk bir ay 10 dk ön süt gelir daha sonra besleyici olan yağlı süt gelmeye başlar.  İki meme arası ara gaz çıkartmak bebeği rahatlatır.
  • Her saat başı emzirmek diye bir şey yok. Bunu anne ve bebek belirlemeli ama max 3 saati geçmemesine dikkat edilmeli.
  • Çişini günde 4-5 kez yapıyorsa ve aylık 600-800 gram alıyorsa ‘bebeğim beslenmiyor’ endişesi yaşamanıza gerek yok.
  • Sütü arttırmak için sadece su değil komposto türü besleyici sıvı destekleri de almanız gerekiyor.

Oturumun ikinci ayağında Prof. Dr. Raşit Vural Yağcı’nın paylaştığı bilgiler ise şöyle;

IMG_8305

  • Sağlıklı bebek, çocuk ve devamında birey olmak için geçmemiz gereken basamaklar var. Daha bebeklikten başlayan doğru beslenme tüm hayatımıza yansıyor.
  • Anne bebeği için hamilelik öncesi dönemden hazırlanmaya başlamalı. Annenin dengeli beslenmesi her şeyin temeli.
  • Gebelik süresince sürekli yemek değil doğru kaynaklardan yeterli olarak beslenmek gerekli.
  • Doğum sürecinde normal doğumun katkıları çok fazla. Avrupa’da ortalama %30’larda olan sezeryan oranı ülkemizde %70’lere ulaşmış durumda. Kolaya kaçma yolu olarak değil gerçekten fizyolojik gereklilik olarak tercih edilmeli.
  • Anne sütü en çok bilinen ama en az kullanılan besin. Değerini hala tam olarak bilmiyoruz.
  • Doğru emzirme için annenin bu işi severek ve içten yapması gerek. Annenin yüzü bebeğin aynası oluyor. Anne emzirme anlarını ona sevgisini anlatma şekli olarak değerlendirmeli. Olabildiğince bebek ile iletişim halinde olmalı.
  • Bebeğin gelişimi için sadece kg değerine bakmak doktoru ve anneyi yanıltır. Önemli olan boy gelişimi ve bebeğin mental gelişimidir.
  • İnek sütü inekler içindir! Özellikle keçi sütü, peyniri, yoğurdu tercih etmek daha doğrudur. Litre litre süt yerine yoğurt ve peynir olarak tüketilmesi çok daha iyidir.
  • Anne emzirme sürecinde kendisi için, ek gıda döneminde ise bebekte alerjen besinlerden olabildiğince uzak durmalıdır. Yumurta,ceviz, fıstık, badem, karides, kalamar gibi.
  • Ek gıdaya geçiş ‘yavaş yavaş’ olmalı. Özellikle porsiyonları belirlermek çok önemli. Bebeğe avuç içi kadar et verin diyorsa bu bebeğin avuç içi kadardır unutulmamalı.
  • Ek gıdaya hızlı giriş yapmak alerji riskini artırır.
  • Bağışıklık sistemi için anne sütünden başka hiçbir şeye ihtiyacınız yok.
  • Eğer olmadık nedenlerden dolayı anne süt veremiyorsa ‘süt anne sütü’ tercih edilmeli ama ülkemizde sağlıklı olarak sağlamanın  çok zor olduğu bu durum nedeni ile bir sonraki tercih ‘formül sütler’
  • Formül sütler her sene içeriği değişen ve vitamin açısından inek sütünden çok daha besleyici sütlerdir. 2 yaşa kadar tüketilebilir.
  • İlk 1000 gün beslenmesi çocuğun tüm hayatı boyunca olan beslenme şeklini belirliyor. Tuzsuz beslenmeye alışan bebek çocukluk döneminde cips vb ürünleri tüketmiyor.
  • Anne sütü zengin çocuğu obeziteden, fakir çocuğu beslenme geriliğinden korur diyor doktorumuz.
  • 528141_10151218076652238_950839745_n

Anne, bebek konusu gün gün gelişme gösteren ve her dönem yeni bilgiler ile gelişen bir konu ama bu kadar gelime içinde anne sütü gerçeği hiç değişmiyor, değişmeyecek. Annelik hamilelikle başlayan uzun bir yol bu yolda kimlerin yol arkadaşınız olacağına siz karar vereceksiniz. Her şeyden önce sağlıklı birey yetiştirmek tüm annelerin isteği. Bunun içinde sadece uzman isimlerin görüşlerini takip etmekte faydası olduğunu düşünüyorum. Herkesin deneyimi, yaşayışı kendine göre biçimleniyor. Mutluluk ise sağlıklı göbişlerin size gülümsemesinde yatıyor.

Bu etkinliğe emeği geçen herkese çok teşekkürler.