Amsterdam’da Aklımda Kalanlar

yaşam

Amsterdam seyahatinden önce blogları ve şehirlere ait olan gezi rehberlerini inceleyip kendimize göre bir gezi planı çıkardık. Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki herkesin gitmek istediği şehirden beklentisi farklıdır. O yüzden birebir okuduklarınız doğrultusunda bir plan çıkarmak hayal kırıklığı yaratabilir. En güzeli temel noktaları belirleyerek gerisini şehrin size geçireceği ruha bırakmak. Bazen önceden planlamaktansa spontane karşınıza çıkanlar çok daha güzel oluyor. Son olarak bu güzel şehre dair aklımda kalanlar ile Amsterdam sayfasını noktalıyorum.

Airbnb ile Konaklama

İlk kez bir seyahatimizde Airbnb kullandık. Her ne kadar gitmeden önce evde kalma fikrine dair soru işaretlerimiz olsa da sanırım bu planlama içinde verdiğimiz en iyi kararlardan biriydi. Öncelikle bir grup ile beraber gidiyorsanız otelde olduğu gibi odalara çekilip birbirinizden kopmuyorsunuz.Bu da daha rahat planlama yapma şansı veriyor. Bunun dışında maliyet açısından birçok otele göre daha ekonomik. Ayrıca istediğiniz bölgeden seçim yaptığınız için şehrin kalbinde konaklama şansınız oluyor. Özellikle tam gün yürüdüğümüz için akşam yemekleri için evde olmak bize çok iyi geldi. Marketten yiyecek ve içeceklerimizi alıp geceden önce evde dinlenme şansı da bulduk. Biz Singel’de kanalın sırasında bir evde kaldık. Gerçekten harikaydı. Özellikle merkez istasyona yakın olduğu için havalimanına ulaşımda hem gelişte hem dönüşte çok rahat ettik.

IMG_8856

IMG_8898

IMG_8862 IMG_8882

IMG_8949

Albert Cuypmarkt

Şehrin son 100 yıldır en büyük pazar yeri olan bu yerde aklınıza gelemeyecek kadar çok şey bulmanız mümkün. Yanılmıyorsam 3 km bir alana kurulu bu pazar başından sonuna bitirmek istiyorsanız sabahtan gitmeniz gerekebilir. Çiçekçiler, onlarca çeşit sokak lezzeti, baş döndüren meyveler, peynirciler ve daha birçok şeyi bu alanda bulmanız mümkün. Bu nokta ile ilgili tavsiyelerimden biri mutlaka aç gitmeniz olur. Ve pazarın hemen girişinde karşınıza çıkacak olan tostçu tercihlerinizden biri olsun. Gerçekten leziz. Ben lale soğanlarımı bu pazardan aldım. Gerçekten büyük çiçekçiler bulmanız mümkün. Bu bölgenin en güzel özelliklerinden biri ise çevre sokaklarının samimi kafeler ve publardan oluşması. Amstel birasını tatmak için doğru noktadasınız. Adres: Albert Cuypstraat Ferdinand Bolstraat ve Van Wousstraat arasında. (Pazar akşam 18:00 gibi kapanıyor ama saat 17:00 gibi birçok stant toplanmaya başlıyor)

IMG_9202 IMG_9207

IMG_9211

IMG_9200

IMG_9209IMG_9212

IMG_9215

Waterloopleinmarkt

İkinci el pazarından bu kadar keyif alabileceğimi gerçekten düşünmemiştim. Kentin en eski ve en büyük bit pazarı olarak bilinen Waterloopleinmarkt birkaç kez turlamanız gereken ikinci el pazarı. Arka arkaya iki tur yapıp her seferinde başka bir stantta başka bir şey dikkatinizi çekiyor. Plaklar, kumaşlar, dünya savaşından kalmış asker kıyafetleri, rozetler, pinler, eski fotoğraflar, kutular aklınıza gelemeyecek çok çeşit ürün burada. Pazara girdiğinizde lütfen biraz alışveriş yapan insanları da gözlemleyin. Buradan alışveriş yapan ve stilleri ile birkaç kez baktıran kadınlara hayran kaldım. Adres: waterlooplein bölgesi haftanın altı günü 09:00-18:00 not: mutlaka tatmanız gereken lezzetler yazısındaki Filter bu bölgeye çok yakın aynı güne planlayın derim 🙂

IMG_9332

IMG_9336

IMG_9339

IMG_9341IMG_9357

Museumplein

Planımız içinde çok fazla müzelere yer vermedik. Biz şehir turu için 3 gün planladık ve müze,sanat galerisi açısından çok zengin olan Amsterdam’da eleme yapmak zorunda kaldık. Eğer seyahatiniz 5-6 gün ise daha fazla ekleyebilirsiniz. İstanbul’da Van Gogh Alive sergisini gezme fırsatım olduğu için benim hikayesini en çok merak ettiğim müze Van Gogh müzesi oldu. Müzenin yer aldığı konum çimlerin üzerinde takılabileceğiniz, sokak kafelerinde kahve içebileceğiniz bir yer olduğu için bu bölgeye 3-4 saatinizi mutlaka ayırmaya çalışın. Van Gogh mimari yapısı nedeni ile çok rahat gezilen ve gerçekten etkileyici bir yer. Birçok paylaşımda gördüğünüz I Love Amsterdam yazısını bu meydanda bulmanız mümkün 🙂 Müzenin gişesi yerine parkın içinde bulunan satış alanında biletinizi alın. Sıra beklemek zorunda kalmıyorsunuz.

IMG_9107IMG_9113IMG_9120

IMG_9180IMG_9182

CoffeShop 

Malum Amsterdam deyince en çok merak edilen şeylerden biri de bu oluyor. Evet yasal evet her yerde bulabiliyorsunuz ama sanmayın ki yerel halk çok seviyor. Genelde mekanların çoğunda içmek yasak. Ayrıca ürünlerin satıldığı dükkanlarda içebiliyorsunuz. Açık hava olan yerlerde içme şansınız var ama çevreden rahatsız suratlar görmeniz mümkün. Her dükkandan aldığınız aynı kalitede değil. Bana bir şey yapmıyor gazına gelmeyin bu yüzden 🙂 Mantar eskisi gibi rahat satılmıyor hatta neredeyse yok. Sanırım etkisi ile hayatını kaybedenler olmuş. Kekler diğer türlere göre daha pahalı ve etkisi yok gibi. Birçok blog ve kitapta adı geçen dükkanlar ya kapanmış ya da  adres değiştirmiş. Asla sokaktan yasal olmayan noktadan almayın. Şifreyi söylüyorum BULLDOG dörtlüsü 🙂

the-bulldog-hotelZaman Kaybı  

Bütün bunların yanında tamamen zaman kaybı olarak gördüğüm şeyler de var tabii. Bunlardan biri RedLight! Filmlerde ya da fotoğraflarda gördüğünüz gibi canlı bir hali yok. Belki bizim olduğumuz dönem için öyleydi bilmiyorum. Gerçekten çok anlamlı değil. Ayrıca giderseniz sakın fotoğraf çekmeye kalkmayın pencereleri fotoğraflamak yasak.

Bir diğer ise Seks Müzesi! Başlı başına zaman kaybı. Sanırım ben 10 dakikada falan gezip bitirdim. Sergide olan şeyleri ya da anlatılış şeklini beğenmedim. Tamamen kişisel görüşüm ama bence zamanınızı başka şeye harcayın.

Ulaşım

Ulaşım konusunda biletlere, trenlere vakit para harcamayın. Her yere yürüyün ya da bisiklete binin. Şunu unutmayın yerel halk çoğunlukla bisiklet kullandığı için inanılmaz hızlılar. Kapışmaya çalışmayın 🙂 Zaten turistlerin kiraladıkları bisikletler renklerinden belli 🙂

Kanal turunu mutlaka yapın ama birçok farklı firma ve fiyat var. Aynı turu neredeyse iki katına fiyat ile yapmak durumunda kalabilirsiniz. Tüm şirketleri inceleyin. Şehrin birçok yerini bu sayede keşfediyorsunuz ve bazı binalar hikayesi ile anlamlanıyor.

IMG_9016

IMG_9060IMG_8976

Diğer Amsterdam yazıları için Amsterdam Lezzetleri  Amsterdam Dükkanları

Amsterdam’da tatmanız Gereken Lezzetler

seyahat

Seyahati planlarken yiyecek içecek konusu bizim için ilk sırada yer alıyordu. Yemeğe düşkünlükten çok ‘her şeyi yiyemeyen’ bir damağa sahipseniz bazı ülkeler kabus halini alabiliyor. Neyse Amsterdam özellikle sokak lezzetleri ile hayat kurtarıcı bir şehir. Kendi mutfakları olmadığı için aslında birçok mutfağı içinde barındıran bir şehir özelliği taşıyor. İşte benim yemeye doyamadığım tatlar ise şöyle;

Patates Kızartması

IMG_8917

Sanırım Hollanda dediğimiz zaman aklımıza ilk gelen lezzet patates kızartması oluyor. Tadını iki kez kızartılmasından ve soslarından alan bu lezzet m-l-xl boyları ile sokaklarda sizi bekliyor. Neredeyse her bölgede bulmanız mümkün. Nedense tok karnına bile tüketilebilir hafiflikte. Mutlaka yiyin demiyorum zaten yemeden gelmeniz mümkün olmuyor.

The Pancake Bakery

IMG_9004 IMG_8989 IMG_9001 IMG_9003

Krep, pancake ve omlete yeni bir anlam ve tat katan mekan The Pancake Bakery kapısından mutlaka girmeniz gereken bir lezzet dükkanı. En büyük sorun ise o kadar çok çeşit içinde ne yiyeceğinize karar vermek. Eğer kalabalık bir grupsanız herkesin farklı bir çeşit söylemesi farklı lezzetleri deneyimlemek adına doğru karar olabilir. Mekan çok talep gören bir yer. Bunu önceden bildiğimiz için sabah 10:00 gibi kapısındaydık. Biz hemen masa bulduk ama bizden sadece 30 dakika sonra kapıdaki sıra fotoğrafta gördüğünüz gibi olmuştu bile. Kapanışı tatlı seçenekleri ile yapmayı unutmayın. Fiyatlar birçok sokak lezzetine göre biraz daha pahalı ama mutlaka listenize alın. Merak edenler için http://www.pancake.nl/

Adres: Prinsengracht 191, 1015 DS Amsterdam, Hollanda

Waffle

IMG_9108 IMG_9110 IMG_9111

Gitmeden önce namını çok duyduğumuz waffle konusunda önce bir iki kötü deneyim yaşadık açıkçası. Yani taze taze yapan mekanı bulmak biraz zor oldu. Çoğu yerde hazır halde sadece üstüne seçtiğiniz sos vs eklenerek sunulan bu lezzeti en keyifli yediğimiz yer ise Müzeler meydanı denilen ve Van Gogh Museum’un da içinde bulunduğu meydanda olan bir sokak kafesi oldu. Yan yana dizilmiş bu şirin yerlerde en azından bir kahve için mola verin.

Adres:Museumplein 6, 1071 DJ Amsterdam, Hollanda

Stach

IMG_9086

Amsterdam’da yanılmıyorsam 5-6 noktada olan ve çok lezzetli yemekleri paket olarakalıp istediğiniz bir parkta, meydanda tüketebileceğiniz adreslerden biri Stach. Peynir tabağından makarnaya, tatlılardan atıştırmalıklara, çeşit çeşit içeceklere kadar geniş bir menü seçeneği sunan bu noktayı alternatifler içine alabilirsiniz. http://www.stach-food.nl/index.php?page=Home#r

Febo 

IMG_9405 IMG_9406

IMG_9404

Malum gece acıkmak adettendir. Bizim gibi sabaha karşı gidebileceğiniz çorbacılar olmasa bile Amsterdam’da Febo imdadınıza yetişiyor. Hafta içi gece 02:00 haftasonu 04:00 a kadar ulaşılabilen bu fast food zincirinin özelliği ise yemeklerin belirli süreler ile tazelendiği mini fırınlara bozuk paranızı atıp kendiniz almanız. Hamburger ve kroketleri gerçekten çok başarılı. Özellikle dışı acılı olanı denemenizi tavsiye ederim. Benden size tavsiye bozuk paralarınızı bir yerde Febo için tutun. Şehrin birçok noktasında karşınıza çıkacaktır. http://www.febo.nl/

Old Amsterdam

OldAmsterdam Old-Amsterdam-Cheese-store-by-studiomfd-Amsterdam

Oraya kadar gitmişken o meşhur peynirleri tatmadan dönmeyeceksiniz elbette. Öncelikle şunu söylemem gerekiyor çok turistik bir marka imajına sahip olsa bile benim en çok beğendiğim lezzet Old Amsterdam oldu. Sadece fiyat olarak marketlerde kendi mağazasından çok daha ucuza bulmanız mümkün. Ben kendi mağazasından alanlardanım. Klasik peyniri haricinde kimyonlu olan peynirini de çok beğendim. Çeşitleri mutlaka deneyin.

Lara’s Chocolaterie

IMG_9365

Plana dahil olmadan yol üstünde karşımıza çıkan lezzetlerden biri Lara’s Chocolaterie oldu. Birçok farklı çeşitte şekerleme ve çikolata bulabileceğiniz bu dükkan ev yapımı taze çikolataları ile ünlü. Genelde aldığınız çikolatayı 7-14 gün içinde tüketmeniz gerekiyor. Her şeyi doğal ve taze olan bu tatlara yolunuz düşerse kayıtsız kalmayın. http://www.laraschocolaterie.nl/

Filter

IMG_9432

Kahve ile aşk yaşayan biri olarak Amsterdam’da geçirdiğim dört gün boyunca kötü kahve içmedim. Karşınıza çıkan büyük ya da küçük birçok kafede aynı lezzette kahveler bulmanız mümkün. İkinci el pazarına yürürken karşımıza çıkan Filter ise yarattığı konsept ve kahvesi ile bizim en sevdiğimiz mekanlardan biri oldu. Burası iyi kahve yanında aynı zamanda çok lezzetli tatlılar yiyebileceğiniz bir nokta. Zaman zaman sanatçıların eserlerini sergilediği bir galeriye de dönüşüyor. İç dekorasyonu ise genç tasarımcıların elinden geçmiş.

10151771_1031171956917948_6014451405957068062_n Filter-Amsterdam-by-Dawntime-4,Adres: valkenburgerstraat 124 amsterdam

Bir sonraki son Amsterdam yazısı ‘Amsterdam’da Aklımızda Kalanlar’ yakında yayında

Amsterdam’da Kapısından İçeri Girmeniz Gereken Dükkanlar

seyahat

Amsterdam seyahati yapmayı düşünenler ya da daha önce gittim gezmediğim müzesi,meydanı kalmadı diyenlere alternatif olarak sokakları yürüyerek keşfederken mutlaka uğramaları gereken dükkanları paylaşıyorum. Açıkçası Amsterdam sokak sokak sanat kokan, her köşesinden farklı mağazaların fırladığı bir şehir. Turizm kitaplarında karşınıza çıkan (en güncel olanların bile) Amsterdam tavsiyelerinin çoğunun adresi değişmiş ya da artık yok. O yüzden bu planı yapan herkese tavsiyem kendi Amsterdam turunuzu yaratın ve kendinizi sokakların ruhuna bırakın.

Friends Of Art:

IMG_9074 IMG_9075 IMG_9079

Kartpostalların, eski fotoğrafların, duvarlarınızı süsleyecek plakaların posterlerin, farklı defterlerin ve daha birçok yaratıcı şeylerin içinde kaybolmak ister misiniz? O zaman yolunuzu mutlaka Friends Of Art mağazasına düşmeli. Raflar arasında gezerken 60’lar Amerikasına, Hollywood yıldızlarının hiç görmediğiniz fotoğraflarına, ikonların fotoğraflarına ya da kartpostallarına dalıp gidecek ve hepsini yanınızda götürmek isteyeceksiniz.

Adres: Keizersgracht 510 1017 EJ Amsterdam

Nieuws

IMG_9031

IMG_9023 IMG_9024 IMG_9026

Aklınızın alamayacağı kadar renkli olan bu dükkanda her şey o kadar göz alıcı ki en çok vakit harcadığım yerlerden biri oldu. İhtiyacınız olduğunu bile fark etmediğiniz ama görünce bu benim olmalı dediğiniz her şey bu mağazanın içinde. Numaralı çerçeveli gözlüklerden, kutlama kartlarına, çocuklar için tırnak yapıştırmasından dövmelere, ev dekorasyonu için ufak tefek objelere, çılgın magnetlerden ikon heykellerine kadar her şeyi bulabilirsiniz. Özellikle farklı hediye almak isteyenler mutlaka uğramalı.

Property of

Bir felsefesi olan ve bu felsefeyi ürünlerine taşıyan markaları her zaman çok beğenirim. İşte özellikle seyahat severler için doğru felsefe ile yola çıkan Property of bunlardan biri. Ürettikleri sırt çantaları özgür ruhlar için yaratılmış. Onların felsefesi ile çok açık ‘Turist olma seyyah ol’ Özellikle Amsterdam serisi ürünleri görmeye değer. İncelemek isteyenler için web adresleri http://thepropertyof.com/index.php/IMG_8980 3t3b4337

Vega-life

IMG_8970

Vegan ya da vejeteryansanız ya da bunlarla hiç ilginiz yoksa bile Vega-life da sizin ilginizi çeken bir şeyler mutlaka olacaktır. Satılan ürünler tamamen hayvansal olan her şeyden arınmış durumda. Zevkli ruhlarını tasarımları ile birleştiren tasarımcılara ait bu mağazada dikkatimi çeken şey ise fiyatlarının ucuz olmasıydı. Bir şey farklı ise, organikse vs mutlaka pahalı olmalıdır kalıbını kıran bu mağaza görülmeye değer.

Adres: Singel 110, 1015 Amsterdam, Hollanda
+31 20 620 4097

Bij Ons Vintage 

IMG_9043

Vintage ruhunu kıyafetlerinde ya da kullandığı aksesuarlarına yansıtmayı sevenler Bij Ons Vintage mağazasını görmeden dönmesinler. İçeri girdiğinizde kanınızdaki diva ruhu aniden canlanıyor. İçeriden bir şeyleri üstünüze geçirip zaman makinası ile geçmişe gitmek istiyorsunuz. Amsterdam’da iki mağazası var ama ben birini ziyaret edebildim. Özellikle çantalara bayılacaksınız.

Adres: Reestraat 13  1016 DM  Amsterdam 0031 611 620 943

Albert Heijn

albert-heijn-niet-welkom-in-belgische-stad

Şimdi sen bize süpermarket mi öneriyorsun diye sorabilirsiniz ama evet öneriyorum. Özellikle atıştırmalık,su vb ihtiyaçlarınızı mutlaka marketlerden yapmanızı tavsiye ederim. Birçok kafe vb yerlerde su bile 2-3 euro arası satılıyor. Albert Heijn ile karşılaşmamanız mümkün değil. Mutlaka içeri girip rafları inceleyin. Hem çok çeşitli hem de ucuz. Biz sabah çok erken güne başlayıp tam gün yürüdüğümüz için akşam yemeğini evde yemeği tercih ettik. (Airnb konusuna başka bir yazıda değineceğim) Akşam yemekleri için her şey o kadar pratik paketlenmiş ve tüketmeye hazır ki tercih etmemek için bir neden yok. Ayrıca eğer havalimanından içki, çikolata vb alışverişi yapmak niyetiniz varsa bunu Amsterdam’dan çıkmadan bu marketten yapmanızı tavsiye ederim. Çok daha ucuza mal oluyor. (Tütsü et,salata ve tatlı bölümünü görmeden çıkmayın)

Bir sonraki yazı  ‘Amsterdam’da Tatmanız Gereken Lezzetler’ yakında burada 🙂

Minipost 

minipost

  
Mevsimleri birbirinden ayırmak sanki hayatı bölmek gibi geliyor ama YAZ benim için her zaman farklı. Kışın ritüellerini seviyorum ama Yaz’ı ayrımsız seviyorum. Bir kere daha özgür geliyor bana. Daha az gibi geliyor. Az? İhtiyaçların daha az. Daha az kıyafet, daha az yemek mesela. Ya da daha birleştirici gibi geliyor bana. Farklı şehirler aynı denizde buluşuyor ya onun gibi. Güneş değil belki ama uzun süre gün ışığı ile yaşamanın da daha pozitif kıldığına eminim. Bu demek değil ki başka mevsim sevmem. Severim. Sadece bazılarını kayırırım. İçinde yaşadığımız dünya, yoğunlaştırılmış ışıktan başka bir şey değil. Ve o ışığın en parlak anları Yaz… Güle güle yaz. #minipost #durumbildirimi

Minipost 

yaşam

  
Şaşırmak nasıl bir ruh halidir? Alışılmışın tersine dönmesi durumu üstüne gidildiğinde çok ilginç bir hal alabilir. Bir kere şaşırmak güzeldir çünkü rutin değildir. Rutin dışıdır. Rutinin dingin hali yoktur üstünde. Hayatınızı birden yerle bir edebilir ama aynı zamanda hayatınızı yenileyebilir. İnsanları getirir insanları götürür. Bu noktada önemli olan şey sizi şaşkınlığa uğratan şeyin doğruluğudur. Bazı insanların kurmacaları sizi şaşırtabilir ama yanlışa da sürükleyebilir. İşte bu yüzden hayatınızdaki şaşkınlıkları ya siz yaratın ya da doğru süzgeçten geçirin.

İlk adım, daima şaşırmayı başarmak, tuhaf bir şeyler döndüğünü fark etmektir.Bunları yapamıyorsanız rutinin dengesinden şaşmayın. En kötü denge dengesiz denizde boğulmaktan iyidir. #minipost #durumbildirimi