Kendi İç Sesin İle Oku 

yaşam

  

Ne çok bilgi var, ne çok okunacak cümle, dinlenecek hikaye. Ne çok görülecek yer var, gidilecek sokaklar, aklımızın alamadığı ufuklar. Bizler seçim yapan varlıklarız. Sınırlarımız seçimlerimiz. Ne çok sınır var aslında insanın özüne, doğasına aykırı. O noktaya ekilmeyi isteyip istemediği sorulmamış tohumlarız işte. Bir ağaç şehirde mi olmak ister mesela yoksa insandan olabildiğince uzakta mı? Onu o noktaya diken irade bizim hayatımızda da var. 
Bizim dışımızda çizilmiş sınırların sadece kabul etmeye alışmış canlılarıyız. Ağacın ayağı yok belki ama bizim var. Elimizdeki en büyük güç ayaklarımız. İyi olmadığın yerde durmama özgürlüğü. Bunu kullanmamak aptallık. Sığ çevremizin çokluğu ile öğünen cahilleriz çoğu zaman. Azı çok, çok olanı az görenleriz. Bir adım öteye geçmek için gösterdiğimiz bu direnç, kendi zihnimizde haps ediyor bizleri. 
Fiziksel olarak gidemediğin, yaşayamadığın özgürlükleri beyninle yaşa. Yaşa ki bir gün gitme cesareti geldiğinde hazır ol. Oku! İlla birinin adı ile değil kendi iç sesinle oku! #durumbildirimi #minipost

Minipost 

yaşam

  

Büyük düşünmemiz gereken yerde küçük, küçük düşünmemiz gereken yerde büyük düşünüyoruz. Mesela hemen hemen herkesin hayatı içinde kurduğu bir cümle var “değişmek/değiştirmek istiyorum” Değişim dediğimiz eylemin büyük bir adım olduğunu ön görüyoruz. 
Oysa değişim adı kadar büyük bir eylem değil. Tam tersi önce onun tanımını küçültmemiz gerekiyor. Bugün koşmaya başlayıp bir gün içinde maratona çıkmak ister gibiyiz. Akşam yatıp sabah zayıf/sağlıklı uyanacağımızı düşler gibi zamanla kısıtlanan beslenmeler içindeyiz, kendi işimizi kurmak için önce küçük bir iş kurabileceğimizi düşünemiyoruz onun yerine “piyango çıksa ya” demek daha kolay geliyor, sabahları erken kalkmaya saat 06:00 da değil 09:00 da başlayabileceğimizi görmüyoruz, kitap yazmak için önce küçük metinler denememiz gerektiğini, ya da yoga yapanların kafa üstü duruşlarını görüp iki günde onu yapmadığımız için sıkılıyoruz belki. 
Onlarca konu ile çeşitlenebilir bu küçük düşünme meselesi. Büyük olmak, en iyi olmak, uzman olmak, tek olmak, farklı olmak yorar ama bu süreci hedef olmaktan çıkartıp yol haline çevirirseniz bir bakmışsınız ki final noktasında ipi göğüslüyorsunuz. Bedeninizi, aklınızı, ruhunuzu yormadan keyif alarak, dinlenerek yürüyün yolunuzu. Hayat yollardan oluşuyor. Sadece hedefler olsa bu kadar yaşanılası olmazdı sanırım. 
Bir de şunu hiç unutmayalım “bu değişimi gerçekten istiyor musun” İşte bu sorunun cevabı o yolda saklı… #minipost #durumbildirimi