Bu Uygulamalar Hayat Kurtarıyor

sağlıklı yaşam, yaşam

Yeni yıl kararlarınız nasıl gidiyor? Gerçekten yılın son günü ‘tamam artık bitti, yeni yıla şunları yapacağım’ dediğiniz şeyleri uygulamaya başladınız mı? Eğer başladıysanız ve devam ediyorsanız tebrikler. Başlamayanlar için ise onların motivasyonunu artıracak birkaç telefon uygulaması tavsiye etmek istiyorum.

Aslında yeni yıl kararlarının daha çok beslenme, uyku düzeni, daha çok okumak, spora başlamak gibi konularda alındığını gözlemliyorum. Bu uygulamalar özellikle bu ve buna benzer konularda kararlar alanlar için çok daha iyi.

STREAKS

Yapılacaklar listeniz tamamlanmamış işler ile dolu ise ya da bir şeyleri yarıda bırakmak kaderiniz gibi olduysa bu uygulama size göre. Ayrıca alışkanlık haline getirmek istediğiniz herhangi bir konuda harika bir hatırlatıcı. Tüm haftanızı, ayınızı, o görevde ne kadar ilerlediğinizi takip eden tablolardan oluşuyor. Hazır şablonlar dışında kendi şablonunuzu oluşturma şansınız var. Özellikle takvimde yıldızlar yanyana gelmeye başladıkça güçlü bir motivasyon kaynağına dönüşüyor. Ios kullanıcıları için sağlık uygulamanız ile çalışabildiği için kolaylık sağlıyor. Bir önceki içerikte bahsettiğim ‘şekersiz beslenme’ ve ‘kitap okuma’ konusunda bana çok destek oldu.

 

YAZIO

Artık ne yediğini içtiğini yazmanın, takip etmenin pozitif etkisi tartışılmaz bir gerçek. Yiyecek günlüğünüzü yönetebileceğiniz bu uygulama aynı zamanda aktivite takibi yapıyor. İçerikte sağlıklı tarifler de bulabilirsiniz. Özellikle kayıtlı yemek çeşitleri ve kalori bilgisi güncelliği açısından gördüğüm en iyi uygulama.

 

SLEEP CYCLE

 

Uyku düzeni ve kaliteli uyku hepimiz için zaman zaman sorun haline gelebiliyor. Açıkçası uyku analizi her gününüzü takip ederek, oluşturduğu diagramlar ile size sağlıklı veriler veriyor. Bunun dışında uyku alışkanlıklarınızı algılıyor ve size uyumanız gerektiğine dair uyarıda bulunuyor. Sizin uyanmanız gereken saat aralığı içinde en doğru zamanı analiz ederek o saatte sizi uyandırıyor.

 

Şekersiz Geçen 21 Gün

sağlık, sağlıklı yaşam, yaşam

Hayatım boyunca ‘asla yapamam’ dediğim ve yapanlara ‘size inanamıyorum’ cümleleri ile yorumlar yazdığım bir konuydu şekersiz hayat. Bir kere benim tükettiğim şeylere bakınca zaten neredeyse tüm mutfağın bir devrime girmesi gerekiyordu. Bunun yanında takip ettiğim onlarca yemek blogu, vlogu, gurme geziciler vardı. Evdeki ev yapımı çikolatalar baştan çıkarmasa sosyal medyada göreceğim bir post beni baştan çıkarabilirdi.

Geçen senelerde özellikle www.slingomom.com blogunun sahibi İrem’in sosyal medyada çılgınca bu işe girmesi ve yaptığı paylaşımlar ile ara ara gaza geldim. Bazen 48 saat sürdü bazen 4 saat. Şaka bir yana beslenmede ‘tatlıyı’ seven biriyim ve benim için kolay değildi. Bu arada birkaç yıldır yapılan tahlillerimde insülin direnci, diyabet riski doktorların bana ara ara ‘buraya dikkat’ demesi falan beni spora, geçici diyetlere falan yönlendirdi tabi ama inanın ilaç içmek ve bunu her gün içmek çok kötü bir durum. Kafanızda sürekli ilaç saatim, ilaç yanımda mı, ilaç öncesi yemem lazım gibi cümleler dolaşıyor ve sanki ilaç size tasma takmış gezdiriyor gibi bir hayatınız oluyor.

img_2226

Gelelim bu seneye. Açıkçası ülke değiştirmek, bir süre otelde yaşamak, yeni market düzeni, markette ürünlerin üstünde asla anlamadığın dilde yazan şeyler, aradığını aynı anda bulamama gibi bir çok bahaneyi cebime koyduğum için ne diyet yaptım, ne sağlıklı beslendim ne de spor için bir adım attım. Şimdi bakınca iyi ki öyle yapmışım diyorum aslında. Beynime ‘bak aslında canım kardeşim bu işten sen de sıkıldın, bana şeker şeker diye bağırmayı kes’ diye söylenmeye başladım. Sabah 12 saat açlık kan şekeri değerlerim 120’lere tokluklar 230 lara falan vurunca, kalp ritmim ve nefes alışımda sorunlar yaşamaya başlayınca kafama dank etti demek isterdim ama öyle olmadı. Ya da çevremden biri bana bakıp ‘şişko şişko’ diye dalga da geçmedi, kimse birkaç sene sonra ölürsün zaten tabutun ne renk olsun falan diye sormadı.

img_2225

Aslında şekersiz hayata hazırlanmam tam olarak 2 ayımı aldı. Önce biraz araştırma, etiket okumayı öğrenme, bunun yanında birkaç kitap, beslenme günlüğü alma, Netflix ‘de yayınlanan obezite ve şeker üzerine çekilmiş bir iki belgesel derken beynim ve vücudum ortak hareket edebiliriz aslında demeye başladı. Öncelikle kendimi tanımaya başladım. Farkında olarak yemek yedim. Özge bak sabah kahvaltısını atladığın için şu an Starbucks’da bu tatlıyı yiyorsun dedim. Fark ettim ama bırakmadım, yedim. Sadece ne yaptığımı izlemek için. İç ses meğer böyle zamanlarda da işe yarıyormuş. Sonra sosyal medyaya daldım. Değişim geçiren her hesabı inceledim. Bazılarından büyük motivasyon aldım. Ve kararı verdim. Ben diyet yapmayacağım ben şekeri bırakacağım dedim. Acelem yok, bir yere yetişmiyorum, 15 senedir zaten al ver her bedeni yaşadım. Bu sefer hedefim bedenim değil iç organlarımdı. Görmediğim için değersiz değillerdi bir kere. Onların iyi olmadığı bir durumda dışta gözüken hiçbir şeyin iyi olma ihtimali yoktu.

Processed with VSCO with c1 preset

Benim 21 gün şekeriz hayatı başarmam ‘aslında ben yemek yemiyorum’ durumunu fark ettiğimde ortaya çıktı. Porsiyonlarım özensiz, kalitesiz, hızlıca hazırlanmış yemeklerle doluydu. Onlarla doymam mümkün değildi. Ailemle yiyeceğim ortak yemek haricinde hiçbir öğüne özenmiyordum. Yani ben kızımın ve eşimin bedenine kendi bedenimden daha çok değer veriyordum. Bu aslında çok acı bir gerçek. İnsan kendine iyi davranmadığı zaman aslında gerçekten birileri için iyi olamıyor. Bir şeyler eksik kalıyor.

Processed with VSCO with c1 preset

Bu noktadan sonra kısaca 21 gün şekersiz beslenme sürecinde şunlar oldu;

  • Buzdolabındaki hiçbir şekerli, paketli ürünü atmadım. Önemli olan onların orada kaldığı süreydi. Onlar orada durdukça ben gücümü fark ettim. Beni onlar yönetmiyordu. 
  • Pazara gitmeye başladım. Özellikle buzdolabı ne kadar taze ise o kadar çekici hale geliyor onu anladım.
  • Sosyal olmaktan asla geri kalmadım. Bu süreçte yanımda 4 paket kare çikolata, 6 dilim kek, 3 dilim pasta vs tüketildi. Onlar tüketti ben izledim. Ve yemediğim için kendime verdiğim değerden dolayı mutlu oldum. (sayılar öylesine yazıldı, tabi ki kimsenin lokmasını saymıyorum)
  • Zaten su içmeyi seven biriydim ama su içmeyi bir meydan okumaya çevirdim. Ne kadar içtiğimi bilecektim. Bunun yanında her gün içtiğim 3-3.5 lt suyun 1 lt sini tarçın, elma, nane vb şeyler ile alkali su haline getirdim. 
  • Tarçın tüketmeye başladım. Nice doktorlar dedi ama kazandibinin üstünde olmadığı sürece benim için anlamlı değildi. Suyun içinde bütün olarak tükettim ya da sıcak süte toz olarak. Bazen bazı meyvelerin üstünde de yedim. Gerçekten tatlı krizi yaşamadıysam bence en büyük nedeni bu. 

Processed with VSCO with f2 preset

 

  • 21 gün şekersiz hayata regl dönemim bittikten sonra başlamaya dikkat ettim. Malum bazılarımız o dönemi çikolata şelalesi altında geçirmeyi tercih edebiliyor.
  • Yemek yemeye başladım. Sabah özellikle kahvaltı etmeye çok dikkat ettim. Ananası ve yulafı mutfağıma ekledim. Her gün çeşitlendirmeye çalışarak mutlaka kahvaltı ettim. Sonuçta ben diyette değildim. Sadece şeker tüketmiyordum. 
  • Şeker yemiyorum dediğiniz anda aslında beyaz ekmek de yememeniz gerektiğini öğrendim. Yani elveda evimin yanındaki fırında her sabah çıkan naturel baget ekmekler dedim.
  • 1 öğün mutlaka meyve ya da kuru kayısı, hurma gibi doğal şeker içeren bir şey yedim çünkü metabolizma için bu doğal şekerin gerçekten ne kadar önemli olduğunu okudum. 
  • Şekersiz beslenmeye geçmeden önceden itibaren yediklerimi yazdım. Böylelikle en çok tatlı yediğim saatler önüme düştü. Özellikle benzer saatlerde kafamı dağıtacak bir şeyler yaptım. 

Processed with VSCO with a5 preset

  • Gelelim bende en çok etki yaratan şeye. Kendime gidip 21 tane bileklik aldım. Aslında önce ip ile başladım ama ıslanması, kolay çıkmaması nedeni ile kullanışlı olmadı. Aldığım  20 bileklik birbiri ile aynı 21. olan farklıydı. O farklı olana ulaşana kadar geçen her gün için bir tane taktım. Bileğimde bileklikler fazlalaştıkça güçlendim. Bir yerden sonra sadece bunun için bile yemem dedim. Gücümü görsel olarak taşımak kendimi iyi hissettirdi. Ve bundan sonrada bu yöntemi kullanacağım birkaç konu var. Burada önemli olan eğer hedeflediğiniz şeyi bir gün bile yapmazsanız tüm bileklikleri çıkarmanız gerektiği. 

Processed with VSCO with a4 preset

Peki bu 21 gün sonunda hayatımda ne değişti?

  • Nefes alış verişim daha düzenli hale geldi.
  • Çarpıntı ve ağız kuruluğu sorunum tamamen geçti.
  • Daha erken saatlerde uykuya dalabildim ve sabah yorgun kalkmadım. 
  • Açlık şekerim 100 e kadar düştü, tokluk şekerim 170 e geriledi.
  • Sadece şeker yemeyerek 5 kg verdim ve bu bacaklarımda 3 cm, kollarımda 2 cm, karın ve kalça bölgemde 1 cm incelmeye neden oldu. 
  • Ruhsal açıdan kendimi daha zinde ve pozitif hissediyorum. 
  • Beslenme şeklindeki değişiklik farklı yemekler pişirme ve öğrenme gibi bir meraka neden oldu ve bu konuya zaman ayırıyorum. 

Bundan sonra ne olacak?

Hiç bilmiyorum. Sadece devam edebildiğim kadar devam edeceğim. Asla diyet yapmayacağım. Sadece alışkanlıkları değiştirmek üzerine kafa yoracağım. Şimdi ikinci 21 hedefim ne olsun onu düşünüyorum mesela. Ben şekersiz daha mutlu olduğumu gördüm ve bu hissi hiç unutmamak için emek vermek istiyorum. Bu arada 21 gün boyunca bu süreci kimse ile paylaşmadım. Bazen paylaşmak sorumluluk getiriyor ve bunun insanın üstünde yarattığı stres bile sizin yarı yolda kalmanızı sağlıyor. Sanırım önemli olan yaşayıp, deneyimledikten sonra paylaşmak.

Eğer sizlerin de şekersiz hayata dair önerileriniz, tarifleriniz  var ise yorum olarak paylaşın. Daha sağlıklı günlere…