yaşam

Değişimin Psikolojisi

Hayatımızda zaman zaman bir şeyleri değiştirmek istiyoruz. Bazen günlük yaşantımıza dair olan şeyler ya da daha köklü alışkanlıklar üzerine değişim isteğimiz içimizde var. Aslında dileklerimizin dili bile değişim üzerine. Daha sağlıklı olmak, daha huzurlu olmak, daha çok kendimize vakit ayırmak, spora başlamak vb.

Her zaman olandan farklı bir konuya yöneliyoruz. Aslında değişim öncelikle olanın ‘ne olduğunu’ tespit etmekten ve anlamaktan başlıyor. Başlangıç noktası belli olmayan hedef ya da değişimlerin varış noktası da belli olmuyor. Mesela ‘artık spor yapmak istiyorum’ dediğinizde önce spor yapmadığınız şu anın tüm dinamiklerini fark etmeniz gerekiyor.

İşte bu yüzden değişimin bir psikolojisi olduğuna inanıyorum. Yani sizde başlamasını istediğiniz yeniliklerin oluşma süreci eski alışkanlıklarla ne kadar savaştığınızla ilgili. Ve bu savaş kolay değil. Peki kazanmak imkansız mı? Hayır tam tersi. Aslında olduğunuz yeri bilmek ve varış noktasından emin olmak, bunu akılcı bir seçim olması sizi güçlü kılıyor.

 

Bunların dışında aslında bu değişim sürecinde asıl kozunuz sevgi ve kendinize inanmaktan geçiyor.

Osho’nun şöyle bir sözü vardır; Kim seni bütünüyle, koşulsuzca kabul ederse değişmeye başlarsın. Onun kabulü sana böyle bir cesaret verir. Olduğun gibi kabul edilmen seni bütünleştirir, seni kendine güvenli kılar, seni kendin gibi hissettirir. O zaman beklentileri yerine getirmene gerek yoktur, sen olabilirsin. Bu yüzden sevgi bu kadar besleyicidir.

İşte değişimdeki sevgi gücü aslında başkasının değil, sizin kendinizi sevmeniz üzerinden işler. Yani siz kendinizi koşulsuzca kabul edip, sever, güvenir ve beklentilerden temizlerseniz o kadar değişirsiniz.

Blogu takip edenler bilecektir bir süredir beslenme, mutfak, sağlıklı yaşam konusunda bir değişime girdim. Neredeyse iki aydır bu konuda okuyor, çalışıyorum. Gerçekten önemli bir yol geçtiğimi düşünüyorum. Peki neden daha önceki denemelerime göre bu sefer daha inanmış, daha hırslı ve kararlı davrandım?

  • Bu sefer değişimi ben istedim
  • Olduğum yerdeki ‘ben’ ile konuştum.
  • Onu ikna ettim.
  • Zamanı kısıtlamadım. Bunu geçici bir dönem değil bir yaşam  tarzı olduğuna ikna oldum.
  • Kendimle konuşabilmek için yazdım. Kendimi ne kadar sevdiğimi ve her şekilde kendimi kabul ettiğimi kelimeler ile yazdım.

Ben değişimi bir varış noktasından çok bir süreç olarak kabullendim. Sadece yarım kalan her şeyin aslında gerçekten değişmesini istemediğimize artık inanıyorum. Bunu değişimin içinden ve en zorlu noktasından  yazıyorum. Eğer sizin de böyle bir isteğiniz varsa. Dilediğiniz yeni bir şey sadece önce kendinizle sesli, yazılı konuşun. Ve her zaman iç sesinize güvenin. Her şeyin doğru cevabı orada.

 

Sizinle çok beğendiğim Ted konuşmalarından birini paylaşmak istiyorum. Gerçeklik, algıladığınız bir şey değildir; zihninizde yarattığınız bir şeydir diyor Isaac Lidsky.

 

 

Bir şey söyle ?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s