Minipost 

   Hayatın içinde olmak dediğimiz şey “deneyimden” ibaret aslında. Bir günü anlamlı kılan şey o gün yeni bir şey deneyimledim mi sorusunu kendimize sormaktan geçiyor. Gelişim dediğimiz şey sadece kitaplardan ve öğretilerden geçmiyor. Gelişim yaşam ile beraber yürüyen bir paralel yol. Bu yolu adım adım gitmek ve her durakta bir şey öğrenmek gerekiyor. Yeni bir… Read More Minipost 

Minipost 

Neredeyse el yazımızı unuttuğumuz günler yaşıyoruz. Klavyeler, dokunmatik ekranlar ve neredeyse sadece sesimizle harekete geçirdiğimiz makinalar bizi kimliğinizden yani yazımızdan uzaklaştırıyor. Oysa kalem ve elin ortaya çıkardığı şey aslında ruhumuz için çok önemli. Bizim karakterimize dair ip uçlarının kağıda dökümü sanki. Hem öyle başkası çözümlesin diye değil kendini iyi tanımak için kağıt kalem ile iç… Read More Minipost 

Minipost

   Bazen kendi sesini bastırmanın en güzel yolu doğanın sesine kulak vermek. Bunu sık sık yapamıyor olmak ise yorucu oluyor. Bilmiyorum belki yengeç burcu olduğun içindir ama denizin sesi benim iç seslerimi dinginleştiren tek ses. Herkesin bir dinginleşme sesi vardır eminim.  Hayata sadece huzur için gelmedik. Tam tersi. Gerildikçe, stres oldukça, hayatın içinde oldukça ruhunuz… Read More Minipost

#minipost 

 Evren içinde kendini “küçük” görmeye başladığında aslında kendi zenginliğini keşfetmeye başlıyorsun. Hayatın en küçük parçası olarak taşıdığın büyük ruh asıl olan olmalı. Egonu sadece kendini mutlu etmek için kullan. Başkalarına karşı tutum haline geldiği anda ruhun da küçülüyor. İşte o zaman sadece kendini büyük gören bir boşluk oluyorsun. Hayat içinden geçiyor gidiyor ama fark… Read More #minipost 

MiniPost

Süreceksin o boyaları yüzüne sanki esen rüzgar seni yıkmak için değilmiş gibi, sanki şapkan uçmuyormuş gibi dimdik duracaksın bir kere. Ben sadece manzaraya bakıyorum edası ile duracaksın hayatın getirdiklerine karşı. Her yaşadığın şeyi “sen” yaşamak istediğin için başına geldiğine inanacak herkes ama önce sen inanacaksın. Seçimlerinin arkasında dimdik duracaksın. Fırtınayı melteme, dalgayı su damlasına sadece… Read More MiniPost

Minipost

Öyle bir hal aldık ki tüm yargılarımıza, ön yargılarımıza karşı tarafa sormadan kesinlik kazandırmaya başladık. Hatta sorsak bile karşı tarafın cevaplarını dinlemeye ihtiyaç bile duymadan “kendi” gerçekliğimize inanır olduk. Artık birinin “mutlu” olduğunu sanmamız için o gün bir fotoğraf paylaşması ya da birileri ile bir yerlerde olması yetiyor bizim için. Sanıyoruz ki insanlar “gerçeklerini” anlatıyor… Read More Minipost