Minipost 

mini post, Mini post

  
Hayatın içinde olmak dediğimiz şey “deneyimden” ibaret aslında. Bir günü anlamlı kılan şey o gün yeni bir şey deneyimledim mi sorusunu kendimize sormaktan geçiyor. Gelişim dediğimiz şey sadece kitaplardan ve öğretilerden geçmiyor. Gelişim yaşam ile beraber yürüyen bir paralel yol. Bu yolu adım adım gitmek ve her durakta bir şey öğrenmek gerekiyor. Yeni bir deneyimle genişleyen bir zihin, asla eski boyutlarına geri dönemez. Bu yüzden zihniniz deneyimler ile güzelleştikçe “kötü” olan her şey zihninizde daha az yer tutmaya başlayacak. Kendinize yapabileceğiniz en iyi şey duvarlarınızı yıkmak. Tabularınız hayatınızın tadını kaçırmasın. Kuralsızlık değil tam tersi gelişmek için doğru kurallar ile oyunun içinde olmak konumuz. Yeni bir tat, cümle, şehir, içki, koku aklınıza ne gelirse her gün mutlaka deneyin! Olmadı bir de yan sokaktan gitmeyi deneyin! Yaşam dediğimiz şey alışılmışın dışında kalan her şey! #durumbildirimi #minipost

Minipost 

mini post, Mini post


Neredeyse el yazımızı unuttuğumuz günler yaşıyoruz. Klavyeler, dokunmatik ekranlar ve neredeyse sadece sesimizle harekete geçirdiğimiz makinalar bizi kimliğinizden yani yazımızdan uzaklaştırıyor. Oysa kalem ve elin ortaya çıkardığı şey aslında ruhumuz için çok önemli. Bizim karakterimize dair ip uçlarının kağıda dökümü sanki. Hem öyle başkası çözümlesin diye değil kendini iyi tanımak için kağıt kalem ile iç içe olmalı insan.
Bazen telefonla konuşurken bazen başka dünyalara dalmışken kalemin kağıda bıraktığı izler bazen çözümler içeriyor. Bir yerde okuduğum şöyle bir söz vardı “karalamak elin dalgınlığıdır” ve “el zihnin keskin kenarıdır” İçe yolculuğun aracı işte tam olarak bu yüzden el, kalem ve kağıttan geçer. #minipost #durumbildirimi

Minipost

mini post, Mini post

  
Bazen kendi sesini bastırmanın en güzel yolu doğanın sesine kulak vermek. Bunu sık sık yapamıyor olmak ise yorucu oluyor. Bilmiyorum belki yengeç burcu olduğun içindir ama denizin sesi benim iç seslerimi dinginleştiren tek ses. Herkesin bir dinginleşme sesi vardır eminim. 
Hayata sadece huzur için gelmedik. Tam tersi. Gerildikçe, stres oldukça, hayatın içinde oldukça ruhunuz daha rahat dinginleşiyor. Bazı şeylerin sürekliliği değil arada sırada olanı daha makbul. Tatiller de bu yüzden güzel zaten. İnsanın “iç sesi” dingin olacak ve bunun için size ne iyi geliyorsa yapın. Denge dediğim şeyin sırrı yaşamın içinde. Herkesin dengeyi bulmasını dilerim. #durumbildirimi

#minipost 

mini post, Mini post



Evren içinde kendini “küçük” görmeye başladığında aslında kendi zenginliğini keşfetmeye başlıyorsun. Hayatın en küçük parçası olarak taşıdığın büyük ruh asıl olan olmalı. Egonu sadece kendini mutlu etmek için kullan. Başkalarına karşı tutum haline geldiği anda ruhun da küçülüyor. İşte o zaman sadece kendini büyük gören bir boşluk oluyorsun. Hayat içinden geçiyor gidiyor ama fark etmiyorsun.

 Geçenlerde okuduğum bir yazıda ALBERT EINSTEIN’dan şu bölüm alıntılanmıştı. İnsan denen varlık ‘evren’ diye adlandırdığımız bütünün, zaman ve uzayla sınırlı bir parçasıdır. İnsan kendisini, düşüncelerini ve duygularını başkalarınınkinden ayrı bir şey olarak deneyimler. Bilincin adeta optik bir yanılsamasıdır bu. Ve bu yanılsama bizi kişisel arzularımızla sınırlayan, yine bizi en yakınımızdaki birkaç kişiye paylaştıran bir tür hapis gibidir. Hayattaki görevimiz kendimizi bu hapisten kurtarmak olmalı. 

Yani sevgili okur kendi hapsinden kurtulmanın yolu egonu yakmaktır. Yoksa yarın bir gün evrenin merkezi keşfedildiğinde bir sürü insan kendilerinin merkez olmadığını anlayıp üzülecek. 

MiniPost

mini post, Mini post

2015/01/img_1151.jpg

Süreceksin o boyaları yüzüne sanki esen rüzgar seni yıkmak için değilmiş gibi, sanki şapkan uçmuyormuş gibi dimdik duracaksın bir kere. Ben sadece manzaraya bakıyorum edası ile duracaksın hayatın getirdiklerine karşı. Her yaşadığın şeyi “sen” yaşamak istediğin için başına geldiğine inanacak herkes ama önce sen inanacaksın. Seçimlerinin arkasında dimdik duracaksın.

Fırtınayı melteme, dalgayı su damlasına sadece duruşun çeviriyor. Ve gün gelecek kendini bırakacaksın. O kumun tadını alacaksın. Yeri tadacaksın ki bulutu görebilesin. Bu böyle. Evren, sistem, karma ya da her ne ise işte tek bir duruşun üstüne kurulu bazen. Senin gerçeğin yüzündeki boyaların olacak sadece ama illa o boyalar sürülecek.

Nasıl yaşamak gerektiği sorusunun dışında her şeyin çözümü bulundu der Jean Paul SARTRE. Benim cevabım ise “geçmişimi seviyorum. Bugünümü seviyorum. Sahip olduklarımdan utanmıyorum ve artık sahip olmadığım için üzülmüyorum” olurdu sanırım. İyi geceler #minipost #durumbildirimi