Minipost 

minipost

  

Ağlamak, arınmak için yapılan bir kutsanma sanki. Aslında en saçma soru değil mi “neden ağlıyorsun” Zaten başladıysa göz yaşları akmaya iyileşme başlamıştır ruhta. Dibe çöküş değil tam tersi hızlı bir zıplayıştır ağlamak. Ruhunu yıkar, dinç kılar. Evet saklanır insan ağlarken çünkü özeldir. Özü akar. Öz herkesin yanında akmaz öyle. Bir ritüeldir ağlamak. Nefes almak kadar önemlidir aslında. Şanslıdır ağlayanlar. Ağlamak umuttur. Hala taşlaşmadığını gösterir. Gerçek güçtür işte. Tekrar tekrar tekrar ben varım bu oyunda demektir.

Sadece acı değildir ağlamak. Sevinçtir, gururdur bazen. İnsana dair en doğalıdır. Ağrı keser, ağırlık atar. Ağlamak gururdur. Kendine dair gurur duyacağın bir şeydir. Aslında başkaları için görünür ama aslında sensindir. Ağlamak kimliktir. #durumbildirimi #minipost 

Minipost

minipost

  
Sıkı bir kahkaha atın! Burada mı demeden. Elalem ne der düşünmeden. Gülecek bir şey yok ki diye kendinizi sınırlandırmadan. Sıkı bir kahkaha. En bulaşıcı şey değil mi zaten? Dünyayı kurtarmak mı istiyorsun ya da sadece kendini çekip almak mı kahkahaya sığın. İçten başlamasa bile içtenleşecek. Biliyorsun hiçbir karanlık, fırtına, yağmur sonsuz değil. O güneş mutlaka çıkıyor, çıkacak.
 

  Hem bak neler oluyormuş o sırada bize; Kahkaha devam ettiği sırada zihni gevşetir ve güçsüzleştirir, yetileri zayıflatır ve ruhun tüm kudretlerinde bir tür açılma ve çözünmeye neden olur. Bu açıdan kahkaha insan tabiatındaki bir zayıflık gibi görülebilir. Ancak sıkça beraberinde getirdiği rahatlama ve zihnimizi karartan, ruhumuzu bunaltan kasveti geçici ama beklenmedik sevinç ışıltılarıyla dağıtışı göz önüne alınacak olursa, yaşamın böylesine büyük bir zevkini hor görmemek gerekir. #durumbildirimi #minipost

 

Minipost 

minipost

  
Ben sadece barış istedim tüm hücrelerimle. Tüm farklılıklarla barışmak istedim. Önce kendimizle barışabilelim istedim. Ben sadece cinsiyetimden uzak insan egemen olsun istedim tüm hayat. Bir arada olalım değil sadece bir arada olamadığımız nedenleri tanıyalım istedim önce. Ölmeyelim istedim. Eceli ile ölmeyi unutmayalım istedim. Eşitlik hayal gibi dursa bile eş algıya ulaşım istedim. Başkalarının karşısına ne kadar üstün olup olmadığımızla değil kendi içimizdeki üstünlüklerimiz ile gurur duyalım istedim. Ben sokaklarda ıslık çalan, gülen, kahkahasını durduramayan insanlar görmek istedim. Ben canlı bedenler içinde ölü ruhlar değil gözlerden can fışkırsın istedim. Bakma geçmiş zaman konuştuğuma hala istiyorum. Ve tek bir şey biliyorum istersek olur. Barışın maliyeti yüksektir ama bedeline değer. ✌🏻️ #durumbildirimi #minipost

Minipost 

minipost

  
Mevsimleri birbirinden ayırmak sanki hayatı bölmek gibi geliyor ama YAZ benim için her zaman farklı. Kışın ritüellerini seviyorum ama Yaz’ı ayrımsız seviyorum. Bir kere daha özgür geliyor bana. Daha az gibi geliyor. Az? İhtiyaçların daha az. Daha az kıyafet, daha az yemek mesela. Ya da daha birleştirici gibi geliyor bana. Farklı şehirler aynı denizde buluşuyor ya onun gibi. Güneş değil belki ama uzun süre gün ışığı ile yaşamanın da daha pozitif kıldığına eminim. Bu demek değil ki başka mevsim sevmem. Severim. Sadece bazılarını kayırırım. İçinde yaşadığımız dünya, yoğunlaştırılmış ışıktan başka bir şey değil. Ve o ışığın en parlak anları Yaz… Güle güle yaz. #minipost #durumbildirimi