Casablanca’da En Sevdiğim 4 Dükkan 

seyahat, yaşam

Buraya taşındığımızdan beri buraya dair çok şey yazmak ve paylaşmak niyetim vardı ama açıkçası bir şehire turist olarak gelmek ile oraya yerleşmek arasında onlarca fark varmış. Burada zaman geçirmeden, alışkanlıklarım oturmadan paylaşmak istemedim sadece. Şimdi sizinle burada vakit geçirmekten keyif aldığım dört dükkanı paylaşıyorum. 

Tea Premium 

Benim gibi kahve seven ve çok çay aramayan bir insan olarak içeri girdim mi çıkmak bilmediğim dükkan Tea Premium. Dünyanın dört bir yanından, onlarca çeşit ve karışımda çayları gramla alabileceğiniz, aynı zamanda çay demleme setleri bulabileceğini bir yer. Alışverişiniz ile beraber birkaç dilde yazılmış çay demleme tarifleri olan kitapçığı da hediye ediyorlar. Siyah/ portakallı çay favorim 😊 


La Vie Claire 

Burada iki şubesi olan organik market La Vie Claire bir doğal market. Sadece organik, doğal ürünlerin satıldığı bu markette kahveden, meyveye, yoğurttan yağlara her şeyi bulabilirsiniz. Hatta büyük bir kat kozmetik bölümü var. Bulgur satılmayan Fas’ta biraz pahalı bile olsa bulgur bulundurarak kalbimize kazındı. Benim favorim ise kesinlikle kahveleri. 


Moroccan Legacy 

Fas’a dair olan ve buraya özgü her şeyi bulabileceğiniz bu dükkan sanki kısa bir Fas turu yapmış hissi yaratıyor. Tamamen yerel üreticilerden satın aldığı ürünleri çatısı altında bulunduran bu dükkan adından da anlaşılacağı gibi Fas’ın miraslarını barındırıyor. Yemeklik ve kozmetik arganlı ürünler, yerel zeytin ve yağları, baharatları ve daha fazlasını bulabileceğiniz bir yer. Sadece şehir içinde ve havalimanında şubeleri var. Doğal örme çantalar içindeki hediyelik seçenekleri çok güzel. 


Livre Moi

Türkiye’de neredeyse gün aşırı kitapçılara giden biri olduğum için burada en çok eksikliğini hissettiğim alışkanlığım buydu. O yüzden şehirde ilk araştırdığım yerlerden biri oldu. Livre Moi ağırlıklı Fransızca yayınların olduğu bir kitapevi ama üyeleri için Amazon vb yerlerden de kitap sağlıyor. Sadece çocuklara ait olan bir katı olması çok tatlı. Bunun yanında çizgi roman ve manga severler için tam bir cennet. Fransızcam geliştikçe daha sık görüşeceğimizden eminim 😊 

Bunlar dışında şu an listemde sıra ile ziyaret ettiğim butik tasarımcılar var 😊 O da bir sonraki yazıda. Yolunuz olur ya Fas’a ve Casablanca’ya düşerse turistik rotaların dışına çıkıp bu bahsettiğim noktaları ziyaret edin. Size buraya dair daha çok şey anlatacağına eminim. 

Amsterdam’da tatmanız Gereken Lezzetler

seyahat

Seyahati planlarken yiyecek içecek konusu bizim için ilk sırada yer alıyordu. Yemeğe düşkünlükten çok ‘her şeyi yiyemeyen’ bir damağa sahipseniz bazı ülkeler kabus halini alabiliyor. Neyse Amsterdam özellikle sokak lezzetleri ile hayat kurtarıcı bir şehir. Kendi mutfakları olmadığı için aslında birçok mutfağı içinde barındıran bir şehir özelliği taşıyor. İşte benim yemeye doyamadığım tatlar ise şöyle;

Patates Kızartması

IMG_8917

Sanırım Hollanda dediğimiz zaman aklımıza ilk gelen lezzet patates kızartması oluyor. Tadını iki kez kızartılmasından ve soslarından alan bu lezzet m-l-xl boyları ile sokaklarda sizi bekliyor. Neredeyse her bölgede bulmanız mümkün. Nedense tok karnına bile tüketilebilir hafiflikte. Mutlaka yiyin demiyorum zaten yemeden gelmeniz mümkün olmuyor.

The Pancake Bakery

IMG_9004 IMG_8989 IMG_9001 IMG_9003

Krep, pancake ve omlete yeni bir anlam ve tat katan mekan The Pancake Bakery kapısından mutlaka girmeniz gereken bir lezzet dükkanı. En büyük sorun ise o kadar çok çeşit içinde ne yiyeceğinize karar vermek. Eğer kalabalık bir grupsanız herkesin farklı bir çeşit söylemesi farklı lezzetleri deneyimlemek adına doğru karar olabilir. Mekan çok talep gören bir yer. Bunu önceden bildiğimiz için sabah 10:00 gibi kapısındaydık. Biz hemen masa bulduk ama bizden sadece 30 dakika sonra kapıdaki sıra fotoğrafta gördüğünüz gibi olmuştu bile. Kapanışı tatlı seçenekleri ile yapmayı unutmayın. Fiyatlar birçok sokak lezzetine göre biraz daha pahalı ama mutlaka listenize alın. Merak edenler için http://www.pancake.nl/

Adres: Prinsengracht 191, 1015 DS Amsterdam, Hollanda

Waffle

IMG_9108 IMG_9110 IMG_9111

Gitmeden önce namını çok duyduğumuz waffle konusunda önce bir iki kötü deneyim yaşadık açıkçası. Yani taze taze yapan mekanı bulmak biraz zor oldu. Çoğu yerde hazır halde sadece üstüne seçtiğiniz sos vs eklenerek sunulan bu lezzeti en keyifli yediğimiz yer ise Müzeler meydanı denilen ve Van Gogh Museum’un da içinde bulunduğu meydanda olan bir sokak kafesi oldu. Yan yana dizilmiş bu şirin yerlerde en azından bir kahve için mola verin.

Adres:Museumplein 6, 1071 DJ Amsterdam, Hollanda

Stach

IMG_9086

Amsterdam’da yanılmıyorsam 5-6 noktada olan ve çok lezzetli yemekleri paket olarakalıp istediğiniz bir parkta, meydanda tüketebileceğiniz adreslerden biri Stach. Peynir tabağından makarnaya, tatlılardan atıştırmalıklara, çeşit çeşit içeceklere kadar geniş bir menü seçeneği sunan bu noktayı alternatifler içine alabilirsiniz. http://www.stach-food.nl/index.php?page=Home#r

Febo 

IMG_9405 IMG_9406

IMG_9404

Malum gece acıkmak adettendir. Bizim gibi sabaha karşı gidebileceğiniz çorbacılar olmasa bile Amsterdam’da Febo imdadınıza yetişiyor. Hafta içi gece 02:00 haftasonu 04:00 a kadar ulaşılabilen bu fast food zincirinin özelliği ise yemeklerin belirli süreler ile tazelendiği mini fırınlara bozuk paranızı atıp kendiniz almanız. Hamburger ve kroketleri gerçekten çok başarılı. Özellikle dışı acılı olanı denemenizi tavsiye ederim. Benden size tavsiye bozuk paralarınızı bir yerde Febo için tutun. Şehrin birçok noktasında karşınıza çıkacaktır. http://www.febo.nl/

Old Amsterdam

OldAmsterdam Old-Amsterdam-Cheese-store-by-studiomfd-Amsterdam

Oraya kadar gitmişken o meşhur peynirleri tatmadan dönmeyeceksiniz elbette. Öncelikle şunu söylemem gerekiyor çok turistik bir marka imajına sahip olsa bile benim en çok beğendiğim lezzet Old Amsterdam oldu. Sadece fiyat olarak marketlerde kendi mağazasından çok daha ucuza bulmanız mümkün. Ben kendi mağazasından alanlardanım. Klasik peyniri haricinde kimyonlu olan peynirini de çok beğendim. Çeşitleri mutlaka deneyin.

Lara’s Chocolaterie

IMG_9365

Plana dahil olmadan yol üstünde karşımıza çıkan lezzetlerden biri Lara’s Chocolaterie oldu. Birçok farklı çeşitte şekerleme ve çikolata bulabileceğiniz bu dükkan ev yapımı taze çikolataları ile ünlü. Genelde aldığınız çikolatayı 7-14 gün içinde tüketmeniz gerekiyor. Her şeyi doğal ve taze olan bu tatlara yolunuz düşerse kayıtsız kalmayın. http://www.laraschocolaterie.nl/

Filter

IMG_9432

Kahve ile aşk yaşayan biri olarak Amsterdam’da geçirdiğim dört gün boyunca kötü kahve içmedim. Karşınıza çıkan büyük ya da küçük birçok kafede aynı lezzette kahveler bulmanız mümkün. İkinci el pazarına yürürken karşımıza çıkan Filter ise yarattığı konsept ve kahvesi ile bizim en sevdiğimiz mekanlardan biri oldu. Burası iyi kahve yanında aynı zamanda çok lezzetli tatlılar yiyebileceğiniz bir nokta. Zaman zaman sanatçıların eserlerini sergilediği bir galeriye de dönüşüyor. İç dekorasyonu ise genç tasarımcıların elinden geçmiş.

10151771_1031171956917948_6014451405957068062_n Filter-Amsterdam-by-Dawntime-4,Adres: valkenburgerstraat 124 amsterdam

Bir sonraki son Amsterdam yazısı ‘Amsterdam’da Aklımızda Kalanlar’ yakında yayında

Amsterdam’da Kapısından İçeri Girmeniz Gereken Dükkanlar

seyahat

Amsterdam seyahati yapmayı düşünenler ya da daha önce gittim gezmediğim müzesi,meydanı kalmadı diyenlere alternatif olarak sokakları yürüyerek keşfederken mutlaka uğramaları gereken dükkanları paylaşıyorum. Açıkçası Amsterdam sokak sokak sanat kokan, her köşesinden farklı mağazaların fırladığı bir şehir. Turizm kitaplarında karşınıza çıkan (en güncel olanların bile) Amsterdam tavsiyelerinin çoğunun adresi değişmiş ya da artık yok. O yüzden bu planı yapan herkese tavsiyem kendi Amsterdam turunuzu yaratın ve kendinizi sokakların ruhuna bırakın.

Friends Of Art:

IMG_9074 IMG_9075 IMG_9079

Kartpostalların, eski fotoğrafların, duvarlarınızı süsleyecek plakaların posterlerin, farklı defterlerin ve daha birçok yaratıcı şeylerin içinde kaybolmak ister misiniz? O zaman yolunuzu mutlaka Friends Of Art mağazasına düşmeli. Raflar arasında gezerken 60’lar Amerikasına, Hollywood yıldızlarının hiç görmediğiniz fotoğraflarına, ikonların fotoğraflarına ya da kartpostallarına dalıp gidecek ve hepsini yanınızda götürmek isteyeceksiniz.

Adres: Keizersgracht 510 1017 EJ Amsterdam

Nieuws

IMG_9031

IMG_9023 IMG_9024 IMG_9026

Aklınızın alamayacağı kadar renkli olan bu dükkanda her şey o kadar göz alıcı ki en çok vakit harcadığım yerlerden biri oldu. İhtiyacınız olduğunu bile fark etmediğiniz ama görünce bu benim olmalı dediğiniz her şey bu mağazanın içinde. Numaralı çerçeveli gözlüklerden, kutlama kartlarına, çocuklar için tırnak yapıştırmasından dövmelere, ev dekorasyonu için ufak tefek objelere, çılgın magnetlerden ikon heykellerine kadar her şeyi bulabilirsiniz. Özellikle farklı hediye almak isteyenler mutlaka uğramalı.

Property of

Bir felsefesi olan ve bu felsefeyi ürünlerine taşıyan markaları her zaman çok beğenirim. İşte özellikle seyahat severler için doğru felsefe ile yola çıkan Property of bunlardan biri. Ürettikleri sırt çantaları özgür ruhlar için yaratılmış. Onların felsefesi ile çok açık ‘Turist olma seyyah ol’ Özellikle Amsterdam serisi ürünleri görmeye değer. İncelemek isteyenler için web adresleri http://thepropertyof.com/index.php/IMG_8980 3t3b4337

Vega-life

IMG_8970

Vegan ya da vejeteryansanız ya da bunlarla hiç ilginiz yoksa bile Vega-life da sizin ilginizi çeken bir şeyler mutlaka olacaktır. Satılan ürünler tamamen hayvansal olan her şeyden arınmış durumda. Zevkli ruhlarını tasarımları ile birleştiren tasarımcılara ait bu mağazada dikkatimi çeken şey ise fiyatlarının ucuz olmasıydı. Bir şey farklı ise, organikse vs mutlaka pahalı olmalıdır kalıbını kıran bu mağaza görülmeye değer.

Adres: Singel 110, 1015 Amsterdam, Hollanda
+31 20 620 4097

Bij Ons Vintage 

IMG_9043

Vintage ruhunu kıyafetlerinde ya da kullandığı aksesuarlarına yansıtmayı sevenler Bij Ons Vintage mağazasını görmeden dönmesinler. İçeri girdiğinizde kanınızdaki diva ruhu aniden canlanıyor. İçeriden bir şeyleri üstünüze geçirip zaman makinası ile geçmişe gitmek istiyorsunuz. Amsterdam’da iki mağazası var ama ben birini ziyaret edebildim. Özellikle çantalara bayılacaksınız.

Adres: Reestraat 13  1016 DM  Amsterdam 0031 611 620 943

Albert Heijn

albert-heijn-niet-welkom-in-belgische-stad

Şimdi sen bize süpermarket mi öneriyorsun diye sorabilirsiniz ama evet öneriyorum. Özellikle atıştırmalık,su vb ihtiyaçlarınızı mutlaka marketlerden yapmanızı tavsiye ederim. Birçok kafe vb yerlerde su bile 2-3 euro arası satılıyor. Albert Heijn ile karşılaşmamanız mümkün değil. Mutlaka içeri girip rafları inceleyin. Hem çok çeşitli hem de ucuz. Biz sabah çok erken güne başlayıp tam gün yürüdüğümüz için akşam yemeğini evde yemeği tercih ettik. (Airnb konusuna başka bir yazıda değineceğim) Akşam yemekleri için her şey o kadar pratik paketlenmiş ve tüketmeye hazır ki tercih etmemek için bir neden yok. Ayrıca eğer havalimanından içki, çikolata vb alışverişi yapmak niyetiniz varsa bunu Amsterdam’dan çıkmadan bu marketten yapmanızı tavsiye ederim. Çok daha ucuza mal oluyor. (Tütsü et,salata ve tatlı bölümünü görmeden çıkmayın)

Bir sonraki yazı  ‘Amsterdam’da Tatmanız Gereken Lezzetler’ yakında burada 🙂

Geleceğe Geri Sayım Zero

seyahat, Tavsiyem Var

İstanbul Sakıp Sabancı Müzesinde 2 Eylülde başlayan ve 10 Ocak 2016 tarihine kadar devam eden Zero sergisini İstanbul seyahatimde ziyaret etme fırsatı buldum. İstanbul dışında yaşayan ve bu tarihler arasında ziyaret etme fırsatı bulamayanlar için Zero akımını aktarmak istiyorum. Üstünde taşıdığı felsefesi beni çok etkiledi ve bir toplumun zorluklardan sanata dayanarak çıkması fikri yaşadığımız toplum içinde bir ışık olur mu sorusunu sorup durdum kendime.

IMG_9624

Nedir bu Zero?

Ateş,ışık, hareket, uzam, renk, gösteriler ve performanslar; Zero bu öğelerin tümünü kullanarak sanat için yepyeni bir gelecek hayaliyle dünya çapında bir sanat üretiminin fitilini ateşledi.

IMG_9644

Zero nasıl doğdu?

2.Dünya savaşı sonrasında gelen yıkıma ve olumsuzluğa bir cevap olarak 1957’de Düsseldorf’ta doğan Zero akımı, bir avuç genç sanatçının savaşın durağanlığa sürüklediği sanat ortamında eserlerini sergileyecek galeri bulamamasıyla başladı.

IMG_9648

Zero yaratıcıları kim?

Sanatçı kimlikleri ile felsefe eğitimlerini birleştiren Alman sanatçılar Heinz Mack ve Otto Piene, ‘sanat sıfırdan başlamalı’ prensibi yola çıktılar. ve karamsarlık havasından silkinerek her türlü yeni başlangıca zemin sağlayacak bir ‘Zero alanı’ hayal ettiler. Birkaç sene sonra aralarına Günther Uecker’in de katılımıyla ortaya çıkan ortak vizyon, müthiş bir yaratım enerjisiyle dünyanın dört bir yanında karşılığını buldu. 20. yy önemli sanatçılardan Yves Klein, Lucio Fontana ve Piero Manzoni’nin de katılımıyla Zero, 2. dünya savaşının enkaza çevirdiği, odağını yitirmiş bir dünyada geçmişe ve geleceğe dair benzer kaygı ve umutları taşıyan sanatçıların ortak sanat platformu haline geldi.

Gözlerini Uzay çağı ve Bilgi Çağı’na dikerek ışık, doğa ve insanı bir araya getiren sanat eserleri ve farklı ortamlar yarattılar, insan algısının sınırları üzerine sanatsal ve akademik çalışmalara imza attılar.

IMG_9660

Yaratıcılara Ait Sözler 

‘Gözlerimizi kapadığımızda tam bir karanlığa gömülürüz, geceyi beklememiz gerekmez; gece görecedir, insan gecenin önü sıra koşup daima aydınlıkta kalabilir. Ama aydınlığı yalnızca övmek bana yetersiz geliyor. Ben karanlığın kendisine gidiyorum, onu ışıkla deliyor, saydam hale getiriyorum, karanlıkta içkin olan dehşeti çekip alıyorum, onu bir yaşam soluğuyla kendi bedenim gibi yoğun bir güce dönüştürüyorum ve dumanı da alıyorum ki uçabilsin’ OOTO PIENNE (Cennete Giden Yollar)

IMG_9653

‘sanatın evrimini, malzeme yoluyla ileri taşıyoruz. ‘Malzeme yoluyla’ demek, bugün sanat plastikle ya da ışıkla da yapılabilir demektir. Sanat, artık fırçalar ve resim olarak anlaşılmak, tuval ya da freskler ile sınırlandırmak zorunda değildir. Eğer keşiflerimden biri önemliyse, o da ‘oyuktur’ ‘oyuk’tan kastım, resim düzleminin sınırlarını aşmak, ve kendi sanat anlayaşımda özgür olmaktır. Tuvaldeki oyukları, resmi mahvetmek için açmadım. Tam tersine,bu oyukları, başka bir şeyi keşfedebilmek için açtım’ LUCIO FONTANA (son röportajı)

‘Bir rengin birkaç anlamı olabilir. Ama onun edimsel nesnelliği, yani içkin enerjisi, kendi titreşimini başlattığındaortaya çıkar; bu onun yaşamı, soluğudur. Örneğin Leonardo da Vinciya da Mondrian da renk kontrastlarının peşinden değil, farklı renk uzamlarının arasındaki ‘dengeli’ ilişkinin peşinden koşmuşlardır. renk titreşiminin birinci koşulu, krometik modülasyın süresince bazı öğelerin istikrarlı kalmasıdır. Böylece renge özgürlük kazandırılır. HEINZ MACK

IMG_9665

‘Artık elimde gerçek mekanın içine giren -tuval ile görünür hale gelen yanılsıma mekanının değil- bir malzeme vardı. Ve içinde yaşadığımız mekanın içine giren, o mekanda bulunan gerçekliğin ışık ve gölgeler aracılığıyla kendi ifadesini sağlayan işte bu malzemeyi, çiviyi, ben daha da geliştirmeye çalıştım’ GUNTHER UECKER

IMG_9671

Arabanızla Keşfedebileceğiniz Güzel Ülke: Yunanistan

seyahat

Araba sahibi olmanın bir güzelliği, hafta sonu veya daha uzun bir tatil için direksiyon başına geçip sevdiklerinizle yola çıkabilmek. Türkiye’nin dört bir yanında birçok güzel yer olduğu gibi komşularımızı da es geçmemek lazım. Uluslararası ulaşım şekillerinin, internetin ve teknolojinin gelişmesi vize gibi prosedürleri olmasa da zihnimizdeki sınırları kaldırmayı başardı.

Yunanistan için geçerli bir Schengen vizeniz olması gerekiyor. Onun dışında, uluslararası ehliyet şartı kalktı ve On İki Adalar’da kapıda verilen vizenin 72 saate çıkarılması için görüşülüyor. Hal böyleyken, tam da bahar ayları gelmişken Yunanistan’ın tarihi ve doğal güzelliklerini görmemek olmaz.

Yunanistan’ın yolları gayet iyi durumda ve fazla kalabalık değil. O yüzden rahat bir seyahat sizi bekliyor. Trafik sigortanız orada geçerli olmayacak. İyi bir kasko sigortası yaptırmanız önemli. Böylece arabanızda ummadığınız bir hasar olursa bu hasar dönüşte karşılanabilir ve tamir edilebilir. Şimdi bunları bir kenara bırakıp Yunanistan’da gezebileceğiniz yerlere bakalım.

IMG_3527

Atina

Atina, Yunanistan’ın başkenti. Ayrıca tarihte eski Yunan olarak bildiğimiz uygarlığın da beşiği. Atina birçok doğal güzellik de sunuyor ama esas olarak binlerce yıl öncesinden kalan arkeolojik alanlar ve buralardan çıkarılan tarihi eserleri sergileyen müzeleri görmek için gidilebilir. Dünyaca ünlü Akropolis de burada bir tepede yer alıyor. Atina Havaalanı’nda sizi karşılayan afişlerde dediği gibi: “Kitaplarda okuduklarınızı gerçekten görmeye hazır olun.”

IMG_3529

Selanik

Atatürk’ün evinin de bulunduğu Selanik arabayla Atina’dan daha kolay ulaşabileceğiniz sevimli bir şehir. Ayrıca tüm şehri seyredebileceğiniz güzel bir kale de var. Kordon’a benzeyen sahili ve leziz yemekler sunan ekonomik tavernalarıyla ünlü bu şehirde harika bir hafta sonu geçirebilirsiniz.

IMG_3528

Kavala

Kavala, Türkiye sınırına göre Selanik’ten daha önce yer alan, deniz manzaralı bir kasaba. Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın evini görebilir ve restoranlarda taze deniz mahsullerinin tadını çıkarabilirsiniz.

IMG_3530

Dedeağaç, Gümülcine, İskeçe

Batı Trakya şehirlerinden biri olan Dedeağaç sınıra sadece yarım saat uzaklıkta. Diğer şehirlerde yaklaşık birer saat aralıklı. Bir hafta sonuna hepsini sığdırabilirsiniz.

IMG_3531

Meteora

Burası UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan eşsiz bir yer. Doğanın sunduğu güzelliklerle insanın çabası mükemmel bir şekilde bir araya gelmiş. Her yer bir tablodan çıkmışçasına muhteşem. Buraları gezmenin en ideal aracı araba, o yüzden şanslısınız.

IMG_3532

On İki Adalar

Yunanistan’ın Türkiye sınırlarına yakın on iki adası çeşitli şekillerde ziyaret edilebiliyor. Kıyılardan feribot kalktığı için arabanızla buralara geçmeniz mümkün. Ama araçlar için yerler nispeten az olduğu için biletinizi internetten önceden almanızda yarar var.

Ayvalık’tan Midilli’ye, Çeşme’den Sakız’a, Bodrum’dan Kos’a, Kuşadası’ndan Samos’a, Marmaris’ten Rodos’a (ve isterseniz Rodos’tan Datça’nın karşısındaki Simi’ye), Kaş’tan da Meis’e geçebilirsiniz. Rodos bu adalar arasındaki en büyük, en turistik ve en uzak olanı.

Şimdiden keyifli yolculuklar!