Bugünden Yarına

yaşam

13255988_10154238351322238_2679980694880372332_n

 

Kızım,

Bugünden yarınına bir şeyler söylemek aslında niyetim.Bugün hayatımda olmanın beni nasıl olgunlaştırdığını, yenilediğini ve güç verdiğini bilmeni istiyorum sadece. Dün yokmuşum, seninle yeniden doğmuşum gibi hissediyorum kendimi. Hayatın bana getirdiği şeylerin hepsinin anlamını yitirdiğini ama seninle yeniden anlamlı başka bir bütünün oluştuğunu sana anlatmak istiyorum.

Güzel kızım, hayatı sana ne ben anlatabilirim ne de sadece okuyacağın kitaplar sana öğretebilir. Hayatını yaşayarak, hissederek, görerek ve dokunarak öğreneceksin. Hayat ile ilgili deneyimlerden faydalanabilirsin ama gerçekten seni yansıtacak olan gerçeği ancak yaşayarak bulabilirsin. Seçimler hayatında belirleyici olacak ama yaptığın seçimler sonrası eğer hayal kırıklıkları yaşarsan bunlar birer son olmayacak. Sen var olduğun sürece senin için hala bir umut olacak, bunu hiç unutma. Her seçiminde, her soru işaretinde sana cevap olabilmeyi diliyorum elbet ama ben ya da baban sana sadece seçenekler sunabiliriz. Sen karar veren olacaksın ve hayat içinde aldığın her sorumluluğu sonuna kadar yaşayacaksın.

Hayatına insanlar girecek. Bazıları iyi olacak, bazıları kötü olacak belki. Seni koruyabildiğim noktaya kadar koruyacağım elbet ama sen doğru seçim yapmayı öğrenirsen korunmaya hiç ihtiyacın olmayacak. Senin için doğru olanı ne seni doğuran ben ne de başka biri bilebilir. Unutma sen kendin için en doğrusunu mutlaka bilmelisin. Bunun için de yaptığın bu hayat yolculuğunda doğru donanımlara ihtiyacın var. Bir insan için en büyük güç kendini tanımasıdır. Sen kendini gerçekten tanır ve beklentilerini doğru belirlersen hayat sana hep doğru ve güzel yönünü göstermeye devam edecektir. Mantığın seni yanlışlardan korur elbet ama duygularını dinlememezlik yapma hiç olur mu? Mantığının seçtiğini güzelleştirecek olan şey senin duygularındır. Hayatta hep seni heyecanlandıran seçimlerin peşinde ol. Zamana sakın takılı kalma. Hiçbir zaman, hiçbir şey için geç değil. Aldığın her yaşın sana bir şeyler için engel olacağı algısına kapılma.Aldığın her yaş sadece doya doya yaşadığın koca bir yıl olarak kalsın hafızanda.

Eğer okulunu, mesleğini yanlış seçtiğini düşünüyorsan o noktada harekete geç. Sakın ama sakın istemediğin bir hayatı sadece zaman ve şartlar bahanesine sığınıp yaşama.Bu düşünce sende her şeyi şımarıkça dene, harca algısı oluşturmasın. Sadece emin olmadığın her seçimi sorgula.Bizim senin için sorgulamamıza izin ver. Unutma, ailenin senin için sana sorduğu her soru sadece seni gerçek isteğine bir adım daha yaklaştırmak için olacak.

Hayatımın en güzel penceresi…

Sen benim için hayata yeni bir bakışsın ve şimdiden seninle beraber yürüyebildiğim için çok mutluyum. Umarım yarın da bugün olduğu gibi canın yandığında, mutlu olduğunda, sevincinde, başarında, başarısızlığında, üzüntünde, aşık olduğunda ilk koştuğun kişi olmayı başarırım. Bu hayatta hep benim önümde yürü. Beni yönlendir. Bir söz vardır; Ben babamdan bir adım önde, çocuğumdan bir adım gerideyim’ der Nazım Hikmet. Bu sözün hakkını vereceğim inan. Senin önünde bir set değil, arkanda, yanında seninle keşfeden, araştıran, sana hayatı bir adım daha yaşanabilir kılan kişi olmak istiyorum.

İnsanlara güven. Sakın güvenmekten vazgeçme. Sadece kendine güvensiz olan insanlar yaşama karşı güvensiz pencereden bakarlar. Aşık olmaktan hiç vazgeçme. Sadece bir kere aşık olanabileceğini düşünüp sakın kendine sınırlar, sonlar çizme ama hissettiğin şeyin aşk olduğun emin ol.

Çok sev annecim. Çok sev ki sevilmenin kıymetini öğren. Hayatta bir insana verebileceğin en güzel şeyin sevgi ve güven olduğunu unutma. Senden bundan fazlasını isteyenleri sorgula. Senin sevgin ve varlığın ile yetinebilen insanlar ile hayat kur kendine.

Geldiğin dünyanın en güzel yanı ne biliyor musun? O dünya kocaman. Senin keşfetmeni bekleyen bir cevher gibi duruyor önünde. Sakın kendini başkalarının koyduğu sınırlar içinde tutma. Sınırları geç. Hep çizginin öteki tarafında ne var onu merak et. Seyahat etmenin,okumanın, keşfetmenin hazzına var. Kendin keşfederek öğrenmenin ne kadar farklı olduğunu ve deneyimin sana getireceği öğretileri dikkate al. Hata yapmaktan korkma ama yaptığın hatayı sesli itiraf edebilecek kadar cesur ol.

Sakın bize gelmekten çekinme. Ne olursa olsun benim içimde büyüyen senin, her zaman güvenli çembere girebileceğini unutma. Hatalar insanın doğruyu bulması için ipuçları gibidir. Gel o ipuçlarından doğruya beraber gidelim. Her şeyi tek başına yüklenmek zorunda olduğunu düşünme. Yardım etmekten ve yardım istemekten vazgeçme. Şimdi önünde var olan her dakikanın bir daha yaşanmayacağını bil ama geçen zamana daha fazla vaktini harcama. Her zaman yolunda yürümeye devam et. Dünü ve yarını düşünerek tek gerçek olan bugünü sakın atlama.

Bi’tanem,

Bize yaşattığın her dakika için teşekkür ederim. Senin bana öğrettiğin her yeni şey, açtığın her kapı için teşekkür ederim. Zaman olabildiğim kadar yanında olmamı sağlasın. Sen benim bu dünyaya bırakabileceğim en güzel parçasın. Seninle yarınları düşünmek ya da sadece bugünü yaşamak o kadar güzel ki. Unutma hayat, yaşarsan var! Gönlünü hep temiz tut. Aldığın her nefesin farkında olduğun ama nefes kesen anların eksik olmadığı bir ömür diliyorum sana.

Olabildiğince birlikte, olabildiğince yan yana ama sen hep bir adım önde.

 

 

Hayal Kurmanın Gücü 

yaşam

  
Biri size “hayallere inanır mısınız” diye bir soru sorsa ne düşünürsünüz? Ya soruyu yönelten kişinin bu dönemde romantik ruhunu koruduğunu ya da hayallerin çocuk işi olduğunu mu? Yoksa hayallerin bile maddesel ihtiyaç listelerine dönüştüğünü mü fark edersiniz? 

Peki ben size “hayallerin gücüne inanır mısınız” desem. Burada beyninizde fotoğraflar haline getirin, onları evrene postalayın gibi bir çabadan bahsetmeyeceğim. Bir çocuk üstüne hayal kurmanın nasıl etki ettiğini anlatacağım. Aslında bunu sadece iki gündür deniyorum. Biraz hastalıktan, biraz evde kalmanın verdiği enerji deposundan dolayı uykuya ve yemeğe direnen bir kızım var. İki seferdir onu bir hayal dünyasına çekiyorum. İlk olarak hayalin sonunda bizi çok acıktıran bir yöne doğru yönlendirdim konuştuklarımızı. Ve hayalin bitiminden sadece birkaç dakika sonra çok acıktığını söyleyerek koca bir kase çorbasını içti. 

Uyku vakti geldiğinde (ki gündüz 4 saat öğle uykusu uyumuş bir canavardı) ormanda keşif ile ilgili bir hayal kurduk. Ağaçlara tırmandık, kulelere çıkıp gökyüzünü izledik, çeşitli hayvanlarla tanıştık, gölde su şakası yaptık, meyve topladık vs derken hayalin sonunda gerçekten çok yorulduk, son cümleyi uyumak üzere eve gittiğimizi söylerek bitirdik. Sonuç 3 dakika sonra “anne çok yoruldum uyuyorum” cümlesi ile uyudu. Şimdi buna rastlantı diyebiliriz. Denk gelmiş, bir daha dene olmaz diyebiliriz ama ben onun gözünde hayal kurmanın iyi gelen etkisini gözlerimle gördüm. 

Hayal ya bu. Hani denemesi bedava. İlla çocuğun olmasına da gerek yok. Belki çok kötü giden gününü değiştirir bir dene derim. 

Bana inanmazsan bak Picasso demiş ki; Hayal edebildiğiniz her şey gerçektir. 

Anneler Ne İster?

yaşam

Her yanımız anneler günü kampanyaları ile doldu taştı. Sosyal medyanın her kanalında ya da televizyonu açtığımız anlarda ‘annene inci al, küçük ev aleti al, kurutma makinesi al’ mesajları ile yoruluyoruz. Biraz daha insaflı olan markalar sadece anneye yönlenip, değerini anlatmaya yönelik mesajlar verse bile bitimini ‘anneler bizi tercih ediyor’ şeklinde bitiriyor.

5b7ebb951e695302fe5d234358bff48a

Açıkçası özel günlere karşı değilim. Öyle kapitalist sistemin bir parçası olarak falan hiç görmüyorum. Tam tersi bazıları için gerçekten göze sokulması gereken değerler olduğuna inanıyorum ama işin sadece hediye alıp vermeye odaklanmasından aşırı derecede rahatsızım.

8d468c43bf7f7fd11437d1765036b13d

Anneler gerçekten ne ister sorusuna biraz cevap arayalım.

  • Hiçbir şeyi özveri olarak görerek değil gerçekten içinden gelerek yaptığı için anneler sıcacık bir öpücük ister.
  • Her ne kadar yaptığı işlerden yakınıyor olsa bile bunu sevdiğine bir şımarma olarak görülmesini ister.
  • Sadece kendi odanızı toplamanız ya da çoraplarınızı kirliye atmanız bile birçok küçük ev aletinden daha çok mutlu eder.
  • Eğer yediğiniz yemekten sonra ‘eline sağlık’ diyorsanız o yemeği yaptığı tencere eski mi yeni mi görmez bile.
  • Her gün kendine 1 ya da 2 saat ayırabilmesini sağlayacak şekilde katkıda bulunuyorsanız ona binlerce liraya tatil almanıza ihtiyacı kalmayacaktır.
  • Nasılsın sorusunu gerçekten cevabını dinleyerek soruyorsanız ona yeni bir cep telefonu almanıza gerek yok.
  • Sadece içinizden geldi diye bir demet bahar çiçeği götürmeyi ihmal etmiyorsanız özel güne denk geldi diye yüzlerce liralık buket almanıza gerek yok.
  • Yaşınız kaç olursa olsun hala bebeklik zamanınız gibi onun sizinle vakit geçirmeye ihtiyacı olduğunu unutmuyorsanız eğer tek güne sıkışmış planlara ihtiyacınız yoktur.
  • Uyuya kaldığında üstünü örtüyor ya da sabah kocaman bir günaydın öpücüğü veriyorsanız daha fazla emek harcamanıza gerek yok.

e021f4650e50ea7ebf8a86f943485dab

Zaten bunların hepsini yapıyorum diyor ama yine de bir hediye alırım diyorsanız ne ala 🙂 O da anneliğin primi olsun.