Dokunan Yansın !

yaşam

Pedofilija-350x262

Cümleleri kurmanın en zor olduğu konulardan biri pedofili sanırım. Konuyu neresinden tutarım ve neresinden anlatırım bilemiyorum. Maalesef bugün ülkemizde çocuk pornografisi gündemin tam ortasında olmak zorunda. Zorunda diyorum çünkü yapılan araştırmalar bu konuda dünya 5. olduğumuzu gösteriyor. Bunun  yanında var olan hukuk sistemi içinde bu konuda yakalanan kişileri içeride tutmak mümkün olmuyor. Hatta bırakın içeride tutmayı çocuklara bir metre bile yaklaşmaması gereken insanlar onlar ile ilgili olan görevlerine bile geri dönebiliyor. Hangi akla mantığa oturtup bu kişileri tedavi etmeden ya da cezalarını vermeden toplum içine sokabiliyoruz bilmiyorum.

pedofili

Sosyal medyanın yaygınlaştığı günümüzde hepimiz bu ağları kullanıyoruz. Hayatımızdan bir parça olarak çocuklarımızın fotoğraf ya da videolarını paylaşıyoruz. Daha sonra bu haberleri okuyunca ister istemez irkiliyoruz. Bu hasta ruhların bizim çocuklarımızın fotoğraflarına bakıyor olması ihtimali bile insanın kendini kötü hissetmesi için yeterli. Bunun yanında bu hastalığın kimlerde olduğunu bilmek hiç mümkün değil. Yani hesaplarınızı kilitlemeniz, sadece belirli kişiler ile paylaşmanız gerçekten yeterli olmuyor. Sadece fotoğraflarına bakıyor olmaları ihtimali bile insanı boğarken bir de bu kişiler tarafından dokunulan çocukları düşünmek bile istemiyor insan ama düşünmek zorundayız. Bu konuyu en az bizim başımıza gelmiş gibi algılayıp, ses çıkarmak zorundayız. Bugün hukuk sisteminin kanun koyucularının bu konuda harekete geçme zamanıdır. Bu hasta ruhların hayatımızdan temizlenmesi şarttır. Sadece üç beş yıl cezalar verip daha sonra tekrar birilerinin canını yakmaları için hayatın içine atmak yeterli değil. Bu kişiler yüksek kontrol altında tutulmalı ve tedavileri sağlanmalıdır. Bırakın çocuklar ile ilgili bir iş yapmalarını onların olabileceği ortamlarda bulunmaları bile mümkün değil. 879

Var olan hükümetin  ‘seks’ ve sapkınlıklara karşı ne kadar duyarlı olduğu ortada. O yüzden ’eminim’ bu konuda da ‘gönülden’ çalışacaklardır. Sadece küçük çocuklara değil töre adı altında 10’lu yaşlarının başında dedeleri yaşında adamlara ‘kadın’ diye verilen çocuklar içinde bu gerçek var. Maalesef ülkemizde ‘pedofili’ o kadar da gizli kapaklı değil. Adına töre, gelenek diyerek bu gerçek yasallaştırılmaya ya da normal gösterilmeye çalışılıyor. Ben ne yapabilirim ki çaresizliğine lütfen düşmeyin. Kullandığınız sosyal medya hesaplarının etkisinin farkına varın. Harekete geçirebileceğiniz bir çok kurum ve yetkili kişi var. Bu konuda duyduğunuz her haberi, gelişmeyi paylaşın. Belki anne ya da baba değilsiniz ama bu konuda empati yapmak hiç zor değil. Hakkını koruyamayacak kadar aciz bedenlerin bu iğrenç nefesleri vücutlarında hissetmelerine sessiz kalmayın. Dünyada bir çok örneği var. Fas kralının geçen yaz çıkardığı genel aftan 11 çocuğa tecavüz suçundan hüküm giymiş biri faydalanınca halk örgütlendi, sesini duyurdu ve sadece bu suçun af kapsamından çıkartılmasına karar verdirtti mesela. Bunun gibi onlarca örnek. Bizim ise sorunumuz öncelikle bu insanların hüküm giymesini sağlamak. Eminim bu konuda gönüllü çalışmayı kabul etmiş ve edecek onlarca hukukçu olacaktır. Bu insanların çocuklara temas etmesi demek bizim geleceğimize dokunması demek. Lütfen çocuklara dokunan ellerin yanması için sizde bir adım atın. Sadece ses çıkarın ! Dokunan yansın !

pedofili (1)

Çocuk Kadın

yaşam

Üzerine konuşmanın hatta düşünmenin en zor olduğu konu belki benim için. Bırakın kadın olmayı ergen bile olmayan bedenlerin birileri tarafından kadın, eş görülebildiği ve o daha fidan olan bedenlere karşı cinsel haz duyabilen insanların olduğu bir ülkede yaşıyor olmak ruhumu çürütüyor sanki. Ülke yöneticilerinin sözde ‘namus’ ‘ar’ peşinde olduğu bugünlerde her köşe yazısında, haberde onlarca yüzlerce çocuk gelin hikayeleri okuyoruz. Bize hikaye gibi bu acı gerçeğin bir kız annesi olarak beni daha fazla vurduğunu itiraf etmek zorundayım. Benim kızımın bedenine daha çocuk yaşta birilerinin cinsel obje olarak bakabileceğini bilmek hayata karşı korkularımı artırıyor. Belki yaşadığım bölge gereği bu tarz olaylara tanık olmuyorum ama ülkenin dört bir köşesinde bunu yaşayan aileler olduğunu biliyorum. Her üç evlilikten birinin çocuklarla olduğu bir ülkede bırakın bir şeylerin iyiye gitmesini var olan dengeyi bile korumanız mümkün değil. Konu bu noktada var olanı konuşma değil var olanı çözmeye doğru gitmelidir artık. Esas bundan sonra gazetelere, medya kuruluşlarına, sanatçılara, bizlere çok iş düşmekte.

12983338

 

Farkındaysanız siyasi olan kişileri söyleme ihtiyacı bile hissetmedim. Çünkü onlar için ortada ‘imam’ nikahı varsa her şeyin oluru var biliyorum. Aileden sorumlu olan yetkililerin bile bu duyarlılıklarının sadece bizim ağzımıza bal çalmak için olduğunu biliyorum. Devlet yaptırımlarının çevreyi korumaya çalışan gençler için çok hızlı ve güçlü çalışırken çocuk ile cinsel ilişkiye giren kişilere karşı zayıf olduğunu biliyorum. Biz bu ülkede parası olduğu için 17 yaşındaki kız çocukları ile evlenmesine laf edilmeyen iş adamları olduğunu gördük. Biz bu ülkede 2 yaşında cinsel ilişki yüzünden iç organları parçalanan bebekleri gördük. Bu noktada bu sapkınlıklara göz yuman herkesin bilmesi gereken bir gerçek var artık. Mahkeme önlerinde basını engelleyebilirsiniz hatta davalarınız için haber yasağı getirebilirsiniz ama bu ülkede artık sosyal medya haberciliği var. Gönüllü haber yapan insanlar var. Ne sapkınlığınız gizli kalacaktır ne de size cezai yaptırımda bulunmayan devlet rahat kalacaktır.

210420131426151843984_2

 

Gelelim biz kişisel olarak neler yapabiliriz konusuna. Elbet bu konuda bir çok önerisi olan kişiler olacaktır ama ben her şeyin temelinin bu çocuklarının eğitim hakkının ellerinden alınmasına bağlıyorum. Nereye gideceklerini ne yapacaklarını bilmeyen çocuklar olarak kaderlerine razı oluyorlar. Ne kadar yardım seversiniz ya da bütçenizden ne kadar para ayırabilirsiniz bilmiyorum ama kız çocuklarının eğitimi için çalışan kuruluşlar sizin desteklerinizi bekliyor. O kadar iyi çalışıyorlar ki. Tüm süreçten sizi haberdar ediyorlar. Nerelere ulaştıklarını bildiriyorlar. Gerekirse kız çocuklarının önünde bir set gibi duran aileleri ikna etmek için kapılarını çalıyorlar. Çocuklara karşı istismar gördükleri noktalarda devletin yetkili kollarını harekete geçiriyorlar. Sizden  tek ricam bir çocuğun eğitim maliyetini çokmuş gibi düşünmeyin. Sadece gezerken harcayabildiğiniz bir kaç lira ile bir çocuğun yıllık eğitimini karşılıyorsunuz. Eğitim, çocuğa sadece okuma yazmayı öğretmez eğitim kendi hakkını savunmayı öğretir. Çaresiz kaldıkları anda çalabilecekleri bir kapı yaratır. Devlete ait hiçbir kuruma para göndermeyi doğru bulmuyorum  ben. Bu devletin sorumluluğudur ve yapmak zorundadır. Eğitim konusunda sizlerle bir kaç özel kurumun bilgilerini paylaşıyorum. Lütfen okuyun ve bir çocuğun hayatını değiştirmenin aslında ne kadar kolay olduğunu fark edin.

Baba Beni Okula Gönder: http://www.bababeniokulagonder.org/BBogMainPage.aspx

Türk Eğitim Vakfı: http://www.tev.org.tr/bagis/default/BAGIS/53/0/0

Eğitim Gönüllüleri: http://www.tegv.org/

Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği: http://www.cydd.org.tr/header.asp?ID=62

Benim şimdiye kadar çalıştığım özel kurumlar yukarıda belirttiklerim. Hepsi aldıkları yardımları ilettikleri yerler konusunda açık davrandıkları için benim güvenimi kazandılar. Bunun dışında mutlaka yapabileceğiniz şeyler vardır. Sadece duyarlılığımızı en üst seviyede tutmamız gereken konulardan biri olduğunu hiç unutmamak lazım. Bu noktada o çocuk gelinlerin hayatını çok iyi anlattığını düşündüğüm bir şarkıyı sizinle paylaşıyorum. Daha aydınlık günler yaşamamız dileği ile.