Bu Dergiler Çok Dijital

Tavsiyem Var

Son zamanlarda yazılı basın kendini artık dijital ortamlarda temsil ediyor. Şahsi olarak dijital kitaplara belirli bir mesafede dursam bile dergi konusunda ben bu rüzgara kapılanlardan biriyim. Özellikle farklı konularda farklı tarzlar dergileri takip etmeyi seven biri olarak dijital dergiler evdeki gazetelik yükünü hafifletti ve yer işgali olmadığından dolayı eski sayılardan vazgeçme zorunluluğu ortadan kalktı. Dergileri arşivlemenin kolay hale gelmesi yanında farklı konularda birçok dergiye ulaşma şansımız arttı. Özellikle bir şehre özgü basılan daha niş dergileri kolaylıkla takip edebiliyoruz. Bugün size önereceğim dergileri seçme nedenim öncelikle keyifli okunduğuna inanmam bunun dışında bu seçimleri ücretsiz olanlar arasından yaptım. Böylelikle dijital dergi okuma işinde yeni olanlar ceplerinden para çıkmadan bu okuma şeklini sevip sevmediklerini görebilirler. Bundan sonra ara ara keşfettiğim yeni dergilere yer vereceğim. Dijital kitap konusunda ise şimdilik benden hayır yok hala eski usulu benimsiyorum. Ve hayır bu değişime karşı gösterdiğim bir direnç değil. Kitabı koklamadan okuyamam ki ben. 

MarsTab : Dijital yayıncılığa yeni bir bakış açısı getiren dergilerden biri. Life-style kategorisinde yer alan dergide kapak röportajları, şehir hayatı, hobi, kültür ve teknoloji sayfaları var. Aylık yayınlanan derginin görsel geçişleri gayet başarılı. App store ve google play’den indirilebilir. Dergi birinci yılına girerken her sayıda farklılaşıyor ve güzelleşiyor. 

                                                 photo (3)

İstanbul Life Weekly : Sadece İstanbul’da olanların değil aklı İstanbul’da kalanların dergisi İstanbul Life Weekly dijital dünyada haftalık çıkan dergilerden biri. Life-style kategorisinde en çok tıklanan dergilerden. Şehir hayatı üzerine, nerede ne yenilir, içilir ya da bu hafta sonu ne yapsam sorularına cevap veren derginin İstanbul’lular için rehber özelliği olduğuna inanıyorum. 

photo (4)

Postkolik : Özgün içeriği ile fark yaratan ve kısa sürede en sık indirilen dergiler içinde yerini alan Postkolik dijital dışında da basılan dergilerden biri. Tüm mecralarda ücretsiz olarak yayınlanıyor. Her ay 15.000 adte basılıp belirli mekanlara ücretsiz olarak bırakılıyor. App store ve google play’de bulmak mümkün. İçerik olarak gezi, röportaj, şehir, müzik, sinema gibi içerikleri yanında dünyadaki bloggerları takip eden bir dergi. 

photo (2)

Aljazeera Türk Dergi : Açıkçası ülkemiz adına haber içeriği olan dergilerin kısırlığından yana şikayetim var. Bundan birkaç yıl öncesine kadar adı sadece haber dergisi olarak bilinen birçok dergi bugün magazin ya da life-style tarzına geçiş yaptı. Oysa bizim ülkede haber dergilerinin besleneceği kaynaklar çok daha fazla gibi. Dijital dergiler içinde de en çok dikkat çekeni Aljazeera Türk Dergi. Her ay olan haberden çok haber yaratma gücüne sahip olan dergilerden biri. Kapak konuları hep çok çarpıcı ve bizden. Mutlaka incelemenizi öneririm. unnamed (1)

Dipnot Tv : Kendi adıma dijital haber dergiciliğinde şu an bir marka haline geldiklerine inanıyorum. İçerik üretme yetenekleri tartışılmaz. Elbet Türkiye’nin en deneyimli habercilerinin bünyelerinde olması ve yaratım aşamasından itibaren var olmaları etkilerini gösteriyor. Bugün klasik dergilerin tirajlarını neredeyse ikiye üçe katlamaya başladılar. Sosyal medyayı çok iyi tanıyan ekibin bu açıdan ayrıca iyi olduğunu düşünüyorum. Haber yaratan dergilerden biri. Aslında bilinen bir dergi olduğu için buraya ekleyip eklememek konusunda tereddüt ettim ama yer vermesem olmazdı. Dergi içinde birden bire karşınıza çıkan müzikler sizi şaşırtmasın. tam bir keşif dergisi. 

dipnot-ipad-640x452

#5 Magazine : Life-style dergiler içinde en iyilerden biri. Henüz iki sayısını inceleme fırsatım oldu ama konu çeşitliliği açısından iyiler. Sadece ülke değil dünya magazini üzerine haberler bulabileceğiniz gündem, müzik, sinema, moda vb konularda farklı haber tarzları ile fark yaratırlar. Spor, stil ve yaşam konularında ilk başta erkek dergisi imajı verse bile herkesin keyifle okuyacağına inanıyorum. 

photo

Oscar Dizilere Gidiyor

yaşam

Amerika sineması hız kesmeden ilerlemeye devam ederken artık Oscar’lı yönetmenler yönlerini filmlerden dizilere çevirmeye başladı. Beyaz perdede görmeye alıştığımız isimleri artık beyaz cam arkasından izliyoruz. Kevin Spacey ve Matthew McConaughey ile dizilerde başlayan Hollywodd rüzgarı bu sene fırtınaya dönüyor. GQ dergisinin Haziran sayısında yer alan habere göre yeni dönemde isimlerini çokça duyacağımız diziler ise şunlar;

Believe : Gravity ile en iyi yönetmen Oscar’ını alan Alfonso Cuaron yönettiği dizi bir süredir Türkiye’de Cnbc-e ekranlarında gösterimde. Doğaüstü güçleri olan bir kız ile eski bir mahkumun hikayesini anlatan dizinin şimdiden kemik bir kitlesi oluşmuş durumda.

 

Fargo : Oscar adaylıkları ve kazandıkları ödüller ile isimlerini her zaman duyurmayı başaran Coen kardeşler kendilerine ait olan bir filmi dizi haline getirdiler. FX kanalında Nisan ayında gösterime giren dizi sadece yönetmenleri değil dizide şeytan rolündeki Oscar’lı oyuncu Billy Bob Thornton ile adından söz ettiriyor.

 

Penny Dreadful : Mayıs ayında Showtime kanalında gösterime giren dizinin yapımcısı American Beauty filmi ile en iyi yönetmen Oscar ödülünü kazanan Sam Mendes. Victoria İngiltere’sinin görünmeyen yüzünü anlatan dizi özellikle dönem dizileri meraklılarının ilgisini çekiyor. Dizi korku dizisi meraklılarını da çekiyor.

 

Babylon : 2009 yılında Slumdog Millionaire ile en iyi yönetmen dalında Oscar’ı alan Danny Boyle dizinin yapımcısı ve aynı zamanda ilk bölüm yönetmeni. Komedi ve dramayı iç içe geçiren dizi Londra Emniyet Müdürlüğü elemanlarıyla polisin yaptığı hataları düzeltmek ve halka açıklamakla yükümlü halkla ilişkiler departmanını anlatıyor.

 

Wayward Pines : Matt Dillon’ın başrol oynadığı dizi aslında bir kitap uyarlaması. 10 bölümlük dizi iki ajanın kaybolması ardından olayı araştırmak için gönderilen ajanın hikayesini anlatıyor. 2000’li yılların vazgeçilmez filmi The Sixth Sense ile en iyi yönetmen dalında ödül alan Night Shyamalan dizinin hem yapımcısı hem de ilk bölüm yönetmeni.

 

 

Okuyucu İsyanı

yaşam

İnsan hastalanınca nerelere saracağını şaşırıyor malum o nedenle bu ara sürekli ‘isyanım var’ yazıları çıkıyor sanki benden. Okumayı sevdiğim aşikar yani sadece kitap değil bunun yanında dergi okumayı da seviyorum. Gerçi artık bu sevgim kursağımda kaldı çünkü bilmiyorum farkında mısınız ama ülkede elle tutulur dergi kalmadı. Yani sorunun bu mu şimdi demeyin. Beni gerçekten okuma konusunda motive eden ve bana okuma alışkanlığı kazandıran şeylerden biriydi dergi okumak. Aslında biliyorum kitapçılara gittiğinizde onlarca hatta yüzlerce dergi görüyorsunuz. Gerçekten ama gerçekten hepsi birbirinin aynı ve insanı kalıplara koymuş durumda. Başta kadın dergileri olmak üzere hepsi her ay aynı şeyi başka bir paket ile bize satıyor.

c537b4e0be73758c35ddc1cbfa57294c

Dergilere bakarak cinsiyet tanımı yapın deseler açıkçası sadece şu cümleleri kurabilirim: Kadınlar erkeği yatakta mutlu etmek için didinen, alışveriş yapan, magazin karakterlerinin hayatlarını merak ederek sadece moda trendleri takip eden ve o tek taşın hayalini kuran cins. Erkekler ise pahalı saatleri seven, hız tutkunu, konsol oyunları ve golf arasına sıkışmış her şeyi kadın vücudu üzerinden anlatılırsa anlayabilen organizmalar. Çok mu sert geldi tanımlar? Objektif olarak bakacağınız her dergide bunu görmeniz mümkün. Bunlar olmasın demiyorum. Elbet ben alışverişi seviyorum, moda ile ilgili şeyleri takip etmeyi seviyorum hatta seks hakkında daha ergenliğin ilk yıllarında bir çok sağlıklı bilgiyi bu dergilerden öğrendim ama sadece bu değilim. Bu kadar karşı cinsim ile ayrışmıyorum. Bu dergiler olsun ama bunun yanında gerçekten hayatı, hayat stilini yazabilen, sadece moda değil yaşam trendlerini takip eden ve bunu seksist yaklaşımla değil sadece amacına göre yapan dergileri özlüyorum. Evet moda sattırıyor belki ama benim istediğim tarzda bir dergiye abone olacak onlarca insan  tanıyorum. Şimdi bir yandan life style denilen dergilerin zaten var olduğunu düşünenleriniz vardır. Maalesef o dergilerde ülkemizde mekan önerisi dışına çıkamıyor. Yazarlarının mekanlarda ağırlanma derecelerine göre tavsiyelerin olduğu dergiler.

55e22e0b3aaf01149d54e58f88e86389

Neyse bu konuda çok bile konuştum belki. Ne anladığım bir sektör ne de içinde yer aldım ama sadece bir okuyucu olarak dünyayı sayfaları içinde önüme getirebilen ve her şeyin digital olduğu dönemde benim hala kahvemin yanına eşlik etmesi için aradığım gerçek kağıt kokusuna karşı olan bir özlem. Üzgünüm ben ne bir kadın dergisi ne de bir sözde yaşam stili okuyucusuyum ben sadece gerçek hayatın içinden gelen bir şeyler arıyorum. Bu arada bu yazıyı okuyup tavsiyem var diyenler olursa mutlaka yorumları bekliyorum. Sevgiler.