Diyetisyen Andaç Yeşilyurt ile Beslenme Üzerine

Bir Dilim Sohbet, diyet, sağlıklı yaşam

10514385_10152169217626065_1274526654156345355_o

Röportaj: ÖZGE DOĞAN

Genelde mevsim yaza dönerken aklımıza gelse de daha sağlıklı bir bedene sahip olma herkesin isteği. Bu süreçte birçok farklı yöntem, liste ya da reçete var. Hiç şüphesiz ki bir uzman ile beraber çalışanlar özellikle kilo verme sürecinde çok daha başarılı oluyorlar. İzmir’de sağlıklı beslenme konusunda adından sıkça söz ettiren Andaç Yeşilyurt ile sizler için bir söyleşi gerçekleştirdik. Zayıflama konusunda doğru bilinen yanlışlar ve tavsiyeler sizleri bekliyor.

  • Öncelikle sizi tanımak istiyoruz. Andaç Yeşilyurt kimdir ve beslenme uzmanlığı konusunda ne kadar süredir çalışmaktadır? 

Merhaba kendimden kısaca bahsetmem gerekirse 2008 yılında Başkent Üniversitesinden mezun olarak diyetisyen olduğumu söyleyebilirim. Aslında bütün çocukluğum ve hayatım Ankara’da geçmiş olmasına rağmen daha sonra içimde doğan bir değişiklik yapma isteği ile İzmir’e geldim ve 2010 yılından beri İzmir de kendi ofisimde beslenme ve diyet konusunda danışmanlık veriyorum. İyi ki böyle güzel bir şehre gelmişim diyebilirim.

  • Her ne kadar mesleğiniz ‘kilo verme’ problemi ile anılsa da aslında birçok hizmeti içinde barındırıyor. Size kilo verme dışında hangi konularda danışıyorlar?

Evet dediğiniz gibi Diyetisyen ya da diyet denince ilk akla gelen kilo vermek oluyor ama aslında diyetisyenlik meslek olarak sadece kilo vermenin dışında yemek ve hastalıkların beslenmesiyle ilgili birçok konuda çalışır. Bana gelince ben de ofisimde sağlıklı beslenme, ya da hamilelik veya emzirme dönemi gibi ve hatta zayıflık konusunda yardım almak isteyenlere danışmanlık yapıyorum ancak çoğunlukla kilo verme konusunda çalıştığımı söyleyebilirim. Tabi bunun yanında bazı şirketlere veya gıda üreticilerine de danışmanlık yaptığım oluyor.

  • Gündemde olan ve çok tartışılan beslenme şekilleri ve moda diyetler duyuyoruz. Sizce bu işin tek doğrusu mu var yoksa herkesin yolu mu farklı?

Zayıflama konusu dünyada çok büyük bir ticari potansiyel oluşturuyor bu yüzden bundan faydalanmak isteyen birçok kişi yanlış ürünlere insanları yönlendiriyor.

Her sene trend olan veya umut vadeden bir çok popüler yöntem ortaya atılıyor ve bir çoğu insan bunları takip edebiliyor tabi ki bunların arasında doğru şeyler de var ama çok zararlı yöntemler de olabiliyor. Hatta bazıları farklı isimlerle birbirinin çok benzeri diyetler de oluyor. Tek fark küçük değişikliklerle o sene bir başkasının ismi ile moda haline gelmesi. Bunda biraz da PR çalışmaları etkili çünkü zayıflama konusu dünyada çok büyük bir ticari potansiyel oluşturmakta dolayısıyla bundan faydalanmak isteyen birçok kişi veya firma çıkabiliyor ve zaman zaman çok zararlı ürünler de piyasaya çıkabiliyor.

Aslında bu konudaki en doğru yöntem ‘Dünya Sağlık Örgütü’ ‘Amerikan Diyetisyenler Derneği’ ‘Türkiye Diyetisyenler Derneği’ gibi bilime dayalı güvenilir kurumların önerilerini takip etmek. Tabi şunu da bilmek lazım hepimizin değişik alışkanlıkları ve farklı yaşam tarzları var ve hatta kendimize özel bazı sağlık problemlerimiz olabiliyor. Dolayısıyla böyle bir durumda sizin profilinize en uygun programın oluşturulabilmesi için en doğru yöntem konusunda uzman ve sizi tanıyıp size göre plan çıkaran bir diyetisyenle çalışmak.

Kişinin motivasyonu düştüğü noktada müdahale etmek ve kişinin yaşam tarzına göre planları oluşturmak sürecin olumlu tamamlanmasını sağlıyor.

  • Sizin yönteminizde temel prensip olarak belirlediğiniz konu ne?

Benim yaptığım birkaç önemli şey var birincisi tabi ki bilimsel, güvenilir kaynakları ve de araştırmaları takip edip onların doğrultusunda listeler planlamak. İkincisi ise benden yardım isteyen insanları tanımaya çalışarak onların ihtiyaçlarını belirlemek ve ona göre bir yol haritası çizmek oluyor. Bunlar nedir derseniz içinde birçok şey yer alıyor; İlk olarak kişinin hayat kalitesini önemseyen uygulanabilir bir plan çıkarmak. Sonra bu çıkardığınız planı değişikler ile dinamik tutmak ve kişiye alternatif çözümler sunmak. Karşınızdakinin motivasyonunun azaldığını hissettiğiniz anda onu tekrar motive edebilecek yöntemleriniz olmalı. Bu tabi biraz da o insanı okuyabilmekle ilgili. Diğer bir önemli konu ise kişiye gerçekten lezzetli bir diyet planı sunabilmektir. Özellikle bu konuda şu ara çok çalışma yaptığımı söyleyebilirim gerek tarifler olsun gerek ofisimizde bulunan ‘Diyet Bakkal’ bölümünde sunduğumuz sağlıklı abur cuburlar ve gıdalar olsun bu anlamda danışanlarımıza farklılıklar sunuyoruz.

  • İnsan psikolojisinin en çok savaştığı konulardan biri belki de kilo vermek. Bu konuda danışanlarınıza nasıl tavsiyeler verirsiniz? Bu yola girmeden bir ön hazırlık var mıdır?

Bence en önemli şey kişinin kendi kafasında artık bu konuda karar vermiş olması. Bu çok önemli bir adım çünkü işin en önemli kısmı kişinin kendisinde bitiyor. O bu kararı verdikten sonra kendisine doğru bir yol ve rehber seçmesi bu sürecin tamamen çözülmesinde etkili oluyor. Benim önerim öncelikle neden kilo vermek istedikleri ile ilgili sadece kendilerinin okuyacakları bir nedenler listesi hazırlamaları. Bunu yaparken belki de bazı şeyleri kendilerine bile ilk defa itiraf edecekler ve gerçekten neden kilo vermek istediklerini hatırlayacakları bir listeleri olacak. Daha sonra bu yola çıktıklarında motivasyonları her düştüğünde veya bırakmayı düşündüklerinde o listeyi açıp okuyarak tekrar bunu yapmak isteme sebeplerini hatırlamalarını tavsiye ediyorum.

  • Son dönemin en çok konuşulan konularından biri de sıvı detokslar oldu. Bu konuda onlarca firma insanlara aracı oluyor. Sizin bu detoks türlerine bakış açınız nedir?

Bir defa Detoksun ne olduğunun Türkiye’de doğru anlaşılmadığını düşünüyorum. Bu konu baştan aşağı yanlışlarla dolu gibi geliyor bana çünkü etrafta detoks olduğunu iddia eden bir sürü saçma yanlış diyet görebiliyorum. Aslında bu başlı başına bir konu ve dikkatli uygulanması gereken bir süreç ve sadece kısa süreler olarak uygulanmalı. Ayrıca gözden kaçırılan bir nokta da detoksun aslında kilo verme diyeti olmadığı tabi ki bunun  sonucunda insanlar kilo verebilir ama detoksun asıl amacı kilo vermek değil kelime anlamıyla da detoksifikasyon yani toksinlerden arınma süreci olmasıdır.

  • İnsanların bedensel farkındalıkları artmışken yeni alınmış kilolardan kurtulmak için tavsiyeleriniz var mıdır? 

Elbette herkeste işe yarayabilecek birkaç tüyo verebilirim, öncelikle en büyük problem yaptığımız lüzumsuz kaçamaklar olabiliyor o yüzden öncelikle eve abur cubur almayı bırakmanızı öneriyorum çünkü hiç olmayacak zamanda karşınıza çıkabiliyor ve dayanamıyorsunuz. Sonra en büyük problemlerimizden biri de gece yemekleri ve atıştırmaları oluyor benim tavsiyem son ana öğünle uyku arasında en az 3-4 saat, son atıştırma öğünü ile uyku arasında en az 1,5 – 2 saat olması. Gözümüzden kaçan ama aslında çok ciddi kalori almamıza sebep olan diğer etken de şekerli içecekler bazen sıcak havalarda çok fazla şekerli içecek tüketimi olabiliyor ve bu da kilo alımıyla sonuçlanıyor. Bir örnek vermek gerekirse günde ekstradan tükettiğimiz bir tane çay şekeri 1 yılsonunda bize 1 kg olarak geri dönebiliyor. Dolayısıyla bu küçük düzeltmeler büyük farklar yaratabilir.

11215711_996929823691662_6458757340169602297_n

  • Bizim için pratik bir tarif paylaşmanız mümkün mü? 

Diyette en çok ihtiyaç duyulan şeyin tatlı olduğunu bildiğim için size çok pratik ve masum bir çilekli tatlı tarifi veriyim öyleyse. Öncelikle 180gr. light labne peynirini 2 kaşık pudra şeker (veya toz tatlandırıcı), bir çubuk vanilyanın tohumları ile karıştırıp bir krema elde ediyoruz. Daha sonra çileklerin önce altlarından ufacık keserek tabakta dik durmalarını sağlıyoruz sonra üstlerini çay kaşığı ile oyarak kremamızı doldurmak için küçük bir yer hazırlıyoruz ve bu boşluğu kremamızla dolduruyoruz. Son olarak 1-2 tane yulaflı light bisküviyi ezip un ufak ettikten sonra çileklerin üstüne serpiştirip süslüyoruz. Bu çilekli tatlılardan atıştırma öğününüzde her on kilo için 1 adet yani 80kg iseniz 8 tane 60kg iseniz 6 tane olacak şekilde yerseniz kilonuza hiç bir olumsuz etkisi olmayacaktır.

İZMİR yaşanacak şehir sloganını tam anlamıyla hak eden bir şehir. Ben artık kendimi İzmirli olarak görüyorum.

  • Sizin İzmir’e gelme ve İzmir’de yaşamaya karar vermeniz nasıl oldu? İzmir size ne ifade ediyor? 

Bizim yazlığımız 1995’ten beri Kuşadası’nda olduğu için küçüklüğümden beri her yaz Kuşadası’nda olurdum. Tabi yıllar geçtikçe ailem de oraya çok alıştı ve artık orada yaşamak istiyorlardı. Bende iş için Ankara dışındaki şehirleri de düşünmeye başlayınca (daha doğrusu İstanbuldu kafamdaki) yakın olalım diye beni İzmir konusunda ikna etmeye çalıştılar. İlk etapta başarılı olamasalar da sonradan ben bunun iyi bir fikir olduğuna karar verip buraya geldim. Tabi geleli 5,5 yıl oldu diyebilirim bana göre bir şehirde 5 yıl yaşadıysanız artık oralı sayılırsınız diye düşünüyorum bu durumda bende İzmirli oldum artık. Yaşanacak şehir sloganını tam anlamıyla hak eden bir yer İzmir.

  • İzmir’de yapmayı en çok sevdiğiniz şeyler nedir?

Ben İzmir’in en çok hayatınıza sunduğu özgürlüğü ve kolaylığı seviyorum. Özgürlükten kastım şu eğer İzmir’de yaşıyorsanız İzmir ile sınırlı değilsiniz her an şehirden uzaklaşıp o an ihtiyaç duyduğunuz istediğiniz tarzda bir yere veya doğa güzelliğinin içine 1 saatte ulaşabilirsiniz. Bu sakin bir balıkçı kasabası olabilir, bir dağ ya da orman tatili olabilir, tarihi bir yer, ya da eğlencenin patladığı bir deniz tatili de olabilir. Dediğim gibi bu şehirde yaşarken bu şehir tarafından kapana kısılmış değilsiniz bütün özgürlükler ve Türkiye’nin sayılı güzellikleri sizin arka bahçeniz gibi. Onun dışında evim ve ofisim Alsancakta olduğu için çoğunlukla burada vakit geçiriyorum diyebilirim. Bunun da güzel yanı işten çıkıp eve gidiyorum derken yolda bir tanıdığa rastlaman ve oturup sohbet edip spontane bir plan ortaya çıkması, sanırım bunlar beni çok mutlu ediyor.

Bir Dilim Motivasyon

diyet, Uncategorized

Hayatı diyet yapmak ile geçmiş kişiler bilir bu işte her şeyin başı yüksek motivasyon. Yaklaşık iki aydır beslenmemde ve yaşam tarzımda yaptığım değişiklikler elbet sürekli aynı enerji ve motivasyonda devam etmedi. İnsan yaşadığı olaylardan, çevresel faktörlerden ya da her hangi bir olaydan etkilenip bu konu ile ilgili motivasyonunu düşürebiliyor. Mesela beslenme uzmanım ile çalışmaya başladığım son 6 haftadır her şey iyi giderken bu hafta birden bire kilo vermem durdu. Hatta durmak ne kelime +300 gram bir fark bile vardı. Daha kontrole gitmeden bunun olacağını biliyordum çünkü bahanem cebimdeydi. Kızım hastalandı ve o 4-5 günlük dönemde kendime vakit ayırıp yemek yapmak, saatli beslenmek mümkün olmadı. Şimdi bu haftadan bakarken bunun sadece bir bahane olduğunu görebiliyorum. İçine girince insan buna benzer onlarca neden bulabiliyor yanlış beslenmek için. Neyse Andaç Bey’in 3 günlük özel programı ile bu virajı umarım aşmış olacağız. 

Görsel

Bu paylaşımda sizinle bu süreçte motivasyonumu nasıl ayakta tuttuğumu paylaşacağım. Belki tam canınız koca bir kare çikolata ya da fırından yeni çıkmış pide çekerken bu yazıya denk gelirsiniz ve size de yeni bir yol olur. 

1. İyi bir danışman : Açıkçası bunun bu kadar önemli olabileceğini düşünmemiştim. Şimdiye kadar bir çok beslenme uzmanı ile çalıştım ama sanırım doğru enerjiyi yakalamak önemliymiş. Size buradan beslenme uzmanım Andaç Yeşilyurt’un listelerini yazıp yönlendirmeler yapmayacağım çünkü gerçekten her hafta listeyi beraber hazırlıyoruz. Her hafta en özlediğim şeyi kendisine söylüyorum ve o bir şekilde listede şekillendiriyor. Bunun dışında her hafta birinin kontrolünde olmak sanki diyet 7 gün hissi veriyor. Sanki her hafta başka bir şeye başlıyorum şeklinde hissettiğim için motive olmam kolay oluyor. 6 ay diyet yapacağım yerine bu hafta bunu yapıyorum demek daha mutlu ediyor.

Görsel

2. Instagram, twitter, facebook hesapları : Ne alaka demeyin. İlk yazımda da yazdığım gibi bu kanallardan paylaşımda bulunan kişilerin başarı oranı %66 artıyor. Ve ben bu %66’lık oranı göz ardı edemeyeceğim. Aslında siz bir şeyler paylaşmasanız bile doğru hesapları takip ettiğinizde motivasyon arttırıcı oluyor. Özellikle instagram hesabınız varsa hastag olarak #weightloss #beforeafter #diyetteyiz #cardioworkout gibi seçenekleri takip ederseniz başarı hikayeleri, spor tavsiyeleri, yemek alternatiflerini bulabiliyorsunuz. Bunun dışında bir çok sosyal medya ağını kullanan beslenme uzmanı var. Bunları takip ederek hem fikirler alabilir hem doğru bilgiler elde edebilirsiniz. 

Görsel

3. Iphone/ipad uygulamaları : Günümüzde dokunmatik ekranların girmediği her hangi bir konu aklınıza geliyor mu? Elbet gelmiyor. Bu konuda da gerçekten harika uygulamalar mevcut. Aslında bu konuda net olarak neler yükleye bileceğinizi söylemek istemiyorum çünkü kullanıcının ihtiyacına göre değişiklik gösterebiliyor. Benim yazdıklarımın en azında önce ücretsiz olanlarını deneyin derim. Sürekli yanınızda taşıyabildiğiniz bir çok hatırlatıcı, not alabileceğiniz, güzel tavsiyeler veren beslenme, günlük, spor uygulamaları mevcut. Ben ağırlıklı olarak nike plus, adım sayar, kalorimetre, kalça ve karın kası egzersizlerini kullanıyorum.

Görsel

4. Günlük Tutmak : Bu uğurda acaba ne defterler harcadım. Çoğuna bir yazdım bir yazmadım. Bu seferki defterimi beslenme uzmanım kendi verdi ve bizim adımıza bir çok küçük notların, yönlendirmelerin, beslenme tablolarının olduğu bir defter. Açıkçası bir şeyleri yazmak zor gözükse bile benim gibi biraz kırtasiyelik malzeme düşkünü bir insansanız değişik sticker, kalem vb şeyler ile bu işi eğlenceli hale getirebiliyorsunuz. Ve gerçekten ne yediğini yazmak yemek yemeyi öğreten bir şeymiş. 

Görsel

5. Sağlık Dergiler : Kadın dergileri okumayı çok severim. Gerçi çoğu kadını sadece erkeği nasıl mutlu ederim ya da tek derdim kıyafet şekline dönüştüğünden beri okuduklarım baya azaldı. Şimdi aylık okuduğum dergilerin içine WomensHealth de eklendi. Şimdiye kadar gördüğüm dergiler içinde en hap bilgileri veren ve akılda kalıcı önerileri olan bir dergi. Eğer dergi alışkanlığınız yoksa internet siteleri de çok yeterli. Bunun yanında ipad uygulamaları da mevcut. 

Görsel

6. O Benim Olacak : Bu madde herkes için zorunlu bir madde değil elbet ama eğer bütçe ayıra biliyorsanız mutlaka deneyin. Vücudunuzda beğenmediğiniz o çıkıntılar yüzünden giyemediğiniz ama çok sevdiğiniz bir kıyafet mutlaka vardır. Belki bir mini elbise, şort ya da dar bir gömlek. Ne olursa olsun ama onu almak için zayıf olmayı beklemeyin. Onu alın. Alın ve dolabınızda sizi beklemesi için en güzel köşeye asın. Düzenli olarak giymeye çalışın ve gün geldiğinde üstünüzden çıkarmanıza gerek kalmayacak. 

Görsel

7. SEN : Evet bu son ve en önemli madde. En büyük motivasyon SENSİN! Sen istediğini yaparsın. Sen gerçekten bu işe başladıysan sonunu getirirsin. Sen bu yola çıktıktan sonra asla geri dönmezsin. Ve sen öyle güzelsin ki bunu saklaman için hiçbir neden yok. 

Görsel