Şekersiz 40 Gün!

sağlık, sağlıklı yaşam, yaşam

Sizinle daha önce şekersiz 21 gün yazımı paylaşmıştım. Henüz okumayanlar için şekersiz 21

21 gün şekersiz yaşadıktan sonra sosyal medyadan ve bu süreci daha önce deneyimlemiş olan arkadaşlarım eğer 40 güne tamamlarsam artık psikolojik olarak çok daha rahat olacağımı ve 21 gün ile tamamlanan fiziksel bağımlılık sürecini 40 gün ile psikolojik olarak da tamamlayacağımı söylediler. Zaten o noktadan sonra bırakmaya niyetim yoktu. Farklı olarak artık bilekliklerimi takmadım ve beslenmemde biraz daha çeşitlendirme yaptım.

Açıkçası aldığım tüm yorumlarda fiziksel şeker ihtiyacından çok psikolojik olarak daha çok zorlandığınızı yazdınız. Aslında benim de en çok savaştığım bölüm bu oldu. Burada önemli olan kendinizi dinlemek ve hissettiğiniz duygunun gerçekten ne olduğunu anlamlandırmak. Sadece öyle alıştınız diye akşam otururken bir şeyler mi yemek istiyorsunuz yoksa o an da gerçekten fiziksel olarak beslenmeye mi ihtiyacınız var?

Bu sorunun cevabını ise sadece 1 bardak su ile ya da bir fincan kahve, çay vb tüketerek alabilirsiniz. Genelde psikolojik olarak bir ihtiyacınız varsa bu şekilde zaten atlatıyorsunuz. Açıkçası beslenme önerisi vermek istemiyorum ve bundan kaçınıyorum. Herkesin dinamiği, ihtiyacı, yaşam şekli farklı ve ben beslenme önerisi verecek yetkinlikte değilim. Bunu sadece bir deneyim yazısı olarak ele alıp, kendinize göre şekillendirirseniz sevinirim.

Processed with VSCO with a6 preset

  • 40 Günde Neler Değişti?

Açıkçası benim başladığım noktada istediğim şey ‘insülin direnci’ ilacını içmemek ve kan şekeri değerimin düzenlenmesiydi. 30. gün sonunda insülin ilacını içmeme gerek kalmadı. Açlık kan şekeri değerim 80 e kadar düştü ve tokluk değerde uzun süre sonra 130 gördüm. Özellikle bu konuda sıkıntı çekenler bu değerlerin önemini daha iyi anlayacaktır.

 

 

Şekersiz hayata geçmeden önce kalp atış hızım normal dinlenmiş durumda 110-115 arasındaydı. Tansiyonum hep normaldi ama nedense nabzım her zaman hızlı atıyordu. Bu da ileride tansiyon ile ilgili bir sıkıntıya dönüşebileceğine bir işaretti. 30. günden sonra nabzım 80-90 aralığına geriledi. Ve bu da nefes alışımın değişmesinden, daha huzurlu hissetmeme kadar birçok şeyi yanında getirdi.

 

Birçok kişinin bana en çok sorduğu soru tabii ki kilo oluyor. Ben 40. gün sonunda tam olarak 10 kg verdim. Evet 10! Biliyorum bazılarınıza bu çok yüksek gelebilir ama kilo verme oranı kişinin bedenine, fazla kilosuna, metabolizma hızına göre değişiyor. Yani zaten 10 kg fazlanız varsa bu süreçte hepsini veremeyebilirsiniz ama zaten fazla kilolu iseniz daha yüksek sonuçlar alabilirsiniz. Açıkçası şekersiz hayatta hedefin iç organ sağlığından öteye gitmemesi gerektiğine inanıyorum. Fiziksel değişim bu işin belki ödülü, bonusu olabilir ama iç organlarınızdaki iyileşme inanın size çok daha fazla güzel şey getiriyor.

 

Bu verdiğim kilo ölçülerime nasıl yansıdı?  Bel çevresinden 6 cm, kalça çevresinden 6 cm, gögüs çevresinden 4 cm, bacaklardan 9 cm, kollardan 5 cm incelme yaşadım. Açıkçası kilodan çok ölçü ile takip etmek çok daha sağlıklı.

 

Uyku sürem ve uykuya dalış sürem değişti. Ben her zaman gece insanı olduğumu savunurdum. Gece yaşamayı sevdiğimi düşünür ve 5-6 saat uykunun bana yettiğini iddia ederdim. Şekersiz hayata geçtiğimden beri uyku düzenim değişti. Neredeyse gece 00:00 saatini zor görüyorum ve hafta içi 07:00 hafta sonu 08:00 saatinden bir dakika bile fazla uyuyamıyorum. Gün içinde evde olduğum zamanlarda mutlaka yaptığım ve ihtiyaç hissettiğim ‘şekerleme’ uykusuna ihtiyaç duymuyorum. Zaten adının neden şekerleme olduğu belli. Gece uykum hiçbir zaman kesintisiz olmazdı. Mutlaka ara ara uyanır ve kendimi rahatsız hissederdim. Şimdi neredeyse (kızım uyanmıyorsa) deliksiz uyuyorum.

 

Su tüketimim 1.5 litreden 3.5 litreye çıktı. Bu nedenle sindirim sorunu yaşamıyorum ve çeşitlendirdiğim sular sayesinde cildimin daha sağlıklı olduğuna inanıyorum. Ve artık hiç susamıyorum. Vücuduma sıvı yoksunluğu yaşatmıyorum.

f5a5e8e0fad4e11dcb642b253107b5d9

 

  • Motivasyonunu Nasıl Sağladın?

Aslında yukarıda yazdığım her şey zaten motivasyonumu sağlamam için yeterli nedenler. Bunun dışında hedeflerime ulaştıkça kendime ‘tatlı, yemek’ ödülleri değil daha farklı ödüller koydum. Ufak bir takı, kitap, albüm vb aklınıza ne gelirse.

Şekersiz beslenmek lezzetsiz beslenmek demek değil. İşte bu yüzden sürekli yeni tarifler araştırdım, buna zaman ayırdım.

Okumak ve kafamı bambaşka hikayelere vermek her zaman bende işe yarar. Kitaplara sardım ve aklımı oyalamak için daha çok okuyorum.

Sosyal medyada sadece sağlık, beslenme, motivasyon hesaplarını takip ettiğim yeni bir hesap açtım. Sadece takip ediyorum, paylaşım yapmıyorum. Kendi hesabımda zaman akışında kayboluyor kaçırıyorum diye bir dosyalama yöntemi gibi kullanıyorum.

img_2677

Fiziksel değişim yaşadıkça giyim dolabımı düzenledim. Eski ve artık bol gelen hiçbir şeyi dolabımda tutmuyorum. Eskiden her beden kıyafet dolabımda beni beklerdi. Şimdi onlara asla dönüş yapmayacağım için elden çıkarıyorum.

Kendimi takdir ediyorum. Gerçekten ‘ben yaparsam herkes yapar’ algısından kendimi hızla çıkardım. Bu bir başarı ve kendimi takdir etme hakkımı ‘zaten herkes yapar’ diyerek elimden almıyorum. Ben bunu başardım ve bu yüzden devam edecek güç yine benim elimde.

Arkadaşlarımı oyuna katıyorum. Benden sonra bu konuda kafa yorup, bu yoldan gitmek isteyen arkadaşlarım oldu. Hepsi ile uzun uzun konuşuyorum. Destek oluyorum. Onlar güçlenip devam ettikçe ben de güçleniyorum. Bu konuda fikir alışverişi yapabiliyor olmak ayrıca mutlu ediyor. İnsanlarla şekersiz bir zincir oluşuyor ve destek oluyor.

Yemek yiyebilmenin gücünü keşfettim. Porsiyon kontrolü asla yapamadığım bir şey. Ben göz kararı olmayan tarifleri bile zor yaparım. Hedefiniz sadece ‘şekersiz’ beslenmek olunca yoksunluk ve diyetteyim hissi ortadan kalkıyor. Yediğim sebze, salata vb ne ise istediğim kadar yiyebileceğimi bilmek özgürlük hissi veriyor.

Processed with VSCO with f2 preset

Buzdolabımın her zaman taze ve yeşil olması kendimi iyi hissetmemi sağlıyor. Pazara gidin arkadaşlar. Çalışan kişiler de hafta sonu herhangi bir semt pazarı bulabilirler. Pazarların çeşitliliği beslenme vizyonunuzu genişletiyor. Ne kadar taze o kadar iyi. Pazarların rengarenk dünyasına kendinizi kaptırın.

Canınızın çektiği her şeyin doğada mutlaka bir karşılığı olduğunu bilin.

Processed with VSCO with a5 preset

 

  • Bundan Sonra Ne Olacak ?

 

Ben artık yemeklere, şekere bağımlı biri değilim.

Beni yemekler yönetmiyor.

Ben mutfağımı yönetiyorum. Bu yüzden ben devam ediyorum.

Farklı olarak artık günlerimi saymayacağım.

Bu noktadan sonra beslenmemi düzenleyerek artık kilo vermemi devam ettirecek bir düzene geçeceğim.

Beslenme düzenim oturduğu için artık sporu aktif olarak hayatıma koyacağım. Yani yeni 21 spor 🙂

Beslenme günlüğümü yazmaya 1 yıl devam edeceğim.

img_2714

 

Eğer siz de bu yazıyı okuyorsanız içinizde bir yerde değiştirmek istediğiniz bir şeyler var demektir. Sadece başladıktan sonra gerisi geliyor. Ben bunu çok geç anladım ama aslında geç diye bir şey yok. Önemli olan bunun ‘sizin’ seçiminiz olması. Doktor istedi diye, aile istedi diye, sevgiliniz eşiniz istedi diye başlamayın. Siz isteyin, kendi seçiminize sahip çıkın.

Sorularınız, önerileriniz varsa tüm sosyal medya hesaplarımdan ve yazıya yorum yazarak ulaşabilirsiniz.