Yeniden Günlük Yazıyorum

yaşam

İlk günlük tuttuğum zamanlar 8-9 yaşlarındaydım, daha sonra yerini bir dönem hatıra defterleri aldı. Hani şu arkadaşlarınız hakkında anketler olan, size ne kadar tatlı iyi olduğunuzu söyleyen cümlelerin olduğu. Tabi ergenlik ile beraber hatıra defterinin imaja yaptığı kötü etkisi ile ben tekrar günlüklere döndüm. Her gün, bazen günde birkaç kere yazardım. Bugünden o günlere bakınca aslında kitap okumak kadar önemli olduğunu şimdi anlıyorum. Bir kere yaşadıklarınıza uzaktan bakmak, anlatıcı olarak olayı tekrar tanımlamak bambaşka bakış açıları kazanmanızı sağlıyor.

 

Gerçi anne baba tarafından günlüklerin keşfedilmesi ile beraber gelen değişik bakış açıları çok güzel anılar yaratmıyor söyleyeyim. Onun için ise ergen arkadaşlarımıza dip not bir tavsiye anne babanız için sıkıcı, çok tatlı ve akıllı biri olduğunuzu gösteren bir günlük yazın ve saklamış gibi davranın. Bunun yanında tamamen dürüst olduğunuz defterinizi de hiç yanınızdan ayırmayın %100 çalışıyor. Anne babalarınıza özel hayatınıza saygı göstermelerini söyleyin diyeceğim ama gerçekleri konuşalım.

 

Günlük yazmayı neden bıraktım ya da ne noktada bıraktım şu an hatırlamıyorum ama tekrar döndüm. Hem de hiç beklemediğim bir şekilde oldu. Bir gün bir şeyler karalarken defter kendini günlüğe çevirdi. İşte o noktada tekrar kağıt kalem tutarak, içten ve sansürsüz kendime bakabilmemin bir şeyleri tespit etmede ya da çözümlemede ne kadar önemli olduğunu hatırladım. Düşüncelerin ya da yaşananların kelimeler ile karşınızda vücut bulması aynalama yapıyor. Bunun yanında kalem ile yazmayı unutan elinize binen ağrı ile yaşadıklarınızın ağırlığı gidiyor sanki. El yazımın yazı yazmadıkça ne kadar değiştiğini fark ettim mesela. Oysa insanın karakteri değil mi yazısı, imzası. Dijital yazmak karakterimizi değiştiriyor mu sizce?

 

Size imkansız gelse bile çantanıza bir not defteri ve kalem atarak işe başlayın. Duygularınızın yazdıkça aldığı şekil sürekliliği getirecek inanıyorum. Kendimizi okumak için önce yazmamız gerekiyor işte. Hadi kaleminize kuvvet.

 

Bir Defter Buldum

yaşam

Geçen yıldan beri eve yeni bir bireyin katılması, üstüne taşınma falan derken tüm eşyalarım neredeyse birbirine girmiş. Geçenlerde bana özel olan bazı eşyalarımı kutulama için vakit ayırdım ve içinden neredeyse varlığını unuttuğum bir defter çıktı. Şimdi öncelikle o defterden bir alıntı yapıp oradan devam etmek istiyorum. Aynen yazan satırlar şöyle;

‘İçimden gelen, içime ışık olan bir düşünce var. Bazen kendimi sadece her şeyden, tüm rollerden arınmış ‘anne’ olarak düşünüyorum. İşte o an ‘sözlerden, yaşanmışlıklardan, düşüncelerden bağımsız hissettiğim an evet yaşamak istediğim bu’ diyorum. Henüz sevgilimle ne çocuk üzerine konuşuyor ne de bu konuda plan yapıyoruz ama içimde engel olamadığım şekilde doğmamış sana karşı sevgi biriktiriyorum. Sağlıkla etten, kemikten olduğun, ruhunu yanıma getirdiğin anı düşünüyorum. Ben şimdiye kadar her şeyi Allah’tan istedim. Bazen sesli bazen yazarak bazen sadece içimden geçirerek. O da beni hep şanslı kullarından yaptı. Şimdi yine ona sığınıyorum. Kalbimdeki istekleri duyduğunu biliyorum’

23220f6f7f7584b41156123aa6d4c6ce

İşte yazan şey aynen bu. Bu yazıyı neredeyse üç yıl önce yazmışım. Şimdi ağırlıklı olarak sadece ‘anne’ rolünü üstlendiğim bu günlerde ara ara içimden gelen isyan bayraklarını düşününce hepsinin içi boşaldı. Bugünü o kadar çok istemiş ve hayal etmişim ki bugün başka roller için savaşmanın biraz nankör bir yanı var. O defterin bir sonraki sayfasında ise şöyle bir not var ‘Yazmak, hayata bir iz bırakmak. Dünü hatırlamak için elimizde olan cevher. Kendimizi kaybettiğimiz an bize kendimizi bulduracak olan yegane şans. Ne olursa olsun yazın. Hayattan kendinize bir an çalın.’

 

Şimdi iyi ki o satırları yazmışım. İyi ki rutin hayatın getirdiği boğulmalar ya da değişim beklentilerini bir an da hiçe sayacak bu yazıyı tekrar buldum. Bir başka garip gelen şey ise ilk başta paylaştığım ‘bebek’ ile ilgili olan kısmı yazdığım yer İstanbul Pera diye not aldığım bir yer. Kocaman bir Pera yazıp yanına bir soru işareti koymuşum. Hayat mucizeler ve anlar üzerine kurulu. O gün benim için sadece bir semt adı olan bu isim bugün hayatımın anlamı. Siz en iyisi mi yazın ne olursa olsun yazın. İçinizden ne geçtiğini unutmak o kadar kolay ki …

e03e7efaa8d08a372adb2ddba7f66846