Kime Göre?

yaşam

Hiç düşündünüz mü insanlar neden farklı farklı yaratılmış? Eğer tek tip olmamız doğal olan olsaydı bu kadar çeşitlilik neden var oldu? Öyle bir dönemde yaşıyoruz ki tüm beğeniler, tercihler kalıplaşmış bir hal aldı. Birileri bir şeyleri iyi, kötü, güzel, çirkin kılıyor ve bizler bu kalıplar içine girebilmek için yarışıyoruz. Aslında birileri bizim elimizden ‘beğenme’ ‘tercih etme’ hakkımızı alıyor.

Aslında bu yazıyı yazmamı sağlayan konu günlük hayatımıza en çok işlemiş olan estetik kalıbının açık ve net görüldüğü bir olay. Geçenlerde gazetelerde magazin manşetlerine bir olay taşındı. Yurt dışında iyi bir eğitim almış, kariyerinde iyi bir noktaya gelmiş bir ‘sanatçının’ klibinin sadece ‘şişman’ diye yayınlanmadığını söylüyordu. Önce inanmak istemedim. Sonuçta ülkemizde zayıf olmayan ama mesleğini yapan sanatçılar vardı. Evet var ama bunu düşünürken iki eli bırakın tek elin beş parmağını geçemedim. Sonra twittera bu sanatçının adını yazıp arattım. İşte asıl orada gerçek önüme düştü. Şarkı söylemeyi, dans etmeyi sadece estetik açıdan standar kalıba girmiş kişilere uygun gören mi ararsınız, kişinin eğitimini yok sayan mı ya da gözümüzü rahatsız ediyor ya diye yakınan mı? İnanmak istemedim ama kanalın klibi yayınlamaması meğer sadece toplumun bir aynasıymış.

Bunu bir örnek üzerinden anlatıyorum ama ‘şişmansa dans etmesin, şarkı söylemesin’ demek sizi rahatsız ediyorsa o zaman sokaklarda özgürlük naraları atmayacaksınız. Bunun siyah tenliler çalışmasın, sarışınlar nefes almasın, kızıllar yürümesin demekten hiçbir farkı yok. Öncelikle kimsenin birini kendi kalıbına girmiyor diye aşağlamasının açıklanabilir bir yanı yok. Öncelikle bizleri kilolu insanların kendilerini değiştirmeye çalışan, zayıf olmak isteyen insanlar olduğuna kim inandırdı? Ben kilolarımla savaşmayı seçmiş olabilirim mesela ama başka biri bunu gerçekten hiç takmıyor olabilir. Eleştirilerimizin boyutları öyle bir hal almış ki artık kırıcılık aşamasını geçmiş bir yaftalamaya dönmüş. O kişinin kilo vermesi bile bir çözüm değil mesela çünkü bu sefer ‘sen onu bilmem kaç sene önce görecektin nasıl şişmandı’ cümleleri başlıyor. Yani bir kere kalıp dışında kaldın mı bir daha oraya girmen kolay olmuyor. Gerçi girmek isteyen kim!? İşte bu bahsettiğim sanatçı ‘BengiSu’ girmemiş. Tüm kalıpları yıkmış. Harika sesi ile harika bir şarkı yapmış. Bugün ben dansçıyım diyene taş çıkartır kıvraklıkta dansını etmiş. Sadece alkışlamayı ve estetik kaygılardan uzak beğeniler geliştirmeyi becermeliyiz artık.

 

Bu kadar farklılıkların bir anlamı olmalı. Çeşitlilik bir keşif yolu olmalı. Saçma sapan oluşturduğunuz standartlar sizi sınırlamasın. Mesela ben şu an harika bir ses ve bir enerji keşfettim. Bunu kaçıracak kadar ‘standart’ olmadığıma mutlu olarak.

 

 

 

Bu Dergiler Çok Dijital

Tavsiyem Var

Son zamanlarda yazılı basın kendini artık dijital ortamlarda temsil ediyor. Şahsi olarak dijital kitaplara belirli bir mesafede dursam bile dergi konusunda ben bu rüzgara kapılanlardan biriyim. Özellikle farklı konularda farklı tarzlar dergileri takip etmeyi seven biri olarak dijital dergiler evdeki gazetelik yükünü hafifletti ve yer işgali olmadığından dolayı eski sayılardan vazgeçme zorunluluğu ortadan kalktı. Dergileri arşivlemenin kolay hale gelmesi yanında farklı konularda birçok dergiye ulaşma şansımız arttı. Özellikle bir şehre özgü basılan daha niş dergileri kolaylıkla takip edebiliyoruz. Bugün size önereceğim dergileri seçme nedenim öncelikle keyifli okunduğuna inanmam bunun dışında bu seçimleri ücretsiz olanlar arasından yaptım. Böylelikle dijital dergi okuma işinde yeni olanlar ceplerinden para çıkmadan bu okuma şeklini sevip sevmediklerini görebilirler. Bundan sonra ara ara keşfettiğim yeni dergilere yer vereceğim. Dijital kitap konusunda ise şimdilik benden hayır yok hala eski usulu benimsiyorum. Ve hayır bu değişime karşı gösterdiğim bir direnç değil. Kitabı koklamadan okuyamam ki ben. 

MarsTab : Dijital yayıncılığa yeni bir bakış açısı getiren dergilerden biri. Life-style kategorisinde yer alan dergide kapak röportajları, şehir hayatı, hobi, kültür ve teknoloji sayfaları var. Aylık yayınlanan derginin görsel geçişleri gayet başarılı. App store ve google play’den indirilebilir. Dergi birinci yılına girerken her sayıda farklılaşıyor ve güzelleşiyor. 

                                                 photo (3)

İstanbul Life Weekly : Sadece İstanbul’da olanların değil aklı İstanbul’da kalanların dergisi İstanbul Life Weekly dijital dünyada haftalık çıkan dergilerden biri. Life-style kategorisinde en çok tıklanan dergilerden. Şehir hayatı üzerine, nerede ne yenilir, içilir ya da bu hafta sonu ne yapsam sorularına cevap veren derginin İstanbul’lular için rehber özelliği olduğuna inanıyorum. 

photo (4)

Postkolik : Özgün içeriği ile fark yaratan ve kısa sürede en sık indirilen dergiler içinde yerini alan Postkolik dijital dışında da basılan dergilerden biri. Tüm mecralarda ücretsiz olarak yayınlanıyor. Her ay 15.000 adte basılıp belirli mekanlara ücretsiz olarak bırakılıyor. App store ve google play’de bulmak mümkün. İçerik olarak gezi, röportaj, şehir, müzik, sinema gibi içerikleri yanında dünyadaki bloggerları takip eden bir dergi. 

photo (2)

Aljazeera Türk Dergi : Açıkçası ülkemiz adına haber içeriği olan dergilerin kısırlığından yana şikayetim var. Bundan birkaç yıl öncesine kadar adı sadece haber dergisi olarak bilinen birçok dergi bugün magazin ya da life-style tarzına geçiş yaptı. Oysa bizim ülkede haber dergilerinin besleneceği kaynaklar çok daha fazla gibi. Dijital dergiler içinde de en çok dikkat çekeni Aljazeera Türk Dergi. Her ay olan haberden çok haber yaratma gücüne sahip olan dergilerden biri. Kapak konuları hep çok çarpıcı ve bizden. Mutlaka incelemenizi öneririm. unnamed (1)

Dipnot Tv : Kendi adıma dijital haber dergiciliğinde şu an bir marka haline geldiklerine inanıyorum. İçerik üretme yetenekleri tartışılmaz. Elbet Türkiye’nin en deneyimli habercilerinin bünyelerinde olması ve yaratım aşamasından itibaren var olmaları etkilerini gösteriyor. Bugün klasik dergilerin tirajlarını neredeyse ikiye üçe katlamaya başladılar. Sosyal medyayı çok iyi tanıyan ekibin bu açıdan ayrıca iyi olduğunu düşünüyorum. Haber yaratan dergilerden biri. Aslında bilinen bir dergi olduğu için buraya ekleyip eklememek konusunda tereddüt ettim ama yer vermesem olmazdı. Dergi içinde birden bire karşınıza çıkan müzikler sizi şaşırtmasın. tam bir keşif dergisi. 

dipnot-ipad-640x452

#5 Magazine : Life-style dergiler içinde en iyilerden biri. Henüz iki sayısını inceleme fırsatım oldu ama konu çeşitliliği açısından iyiler. Sadece ülke değil dünya magazini üzerine haberler bulabileceğiniz gündem, müzik, sinema, moda vb konularda farklı haber tarzları ile fark yaratırlar. Spor, stil ve yaşam konularında ilk başta erkek dergisi imajı verse bile herkesin keyifle okuyacağına inanıyorum. 

photo

Tavsiyem Var: Sosyal Hürriyet

Tavsiyem Var

Bir süre önce sosyal medya üzerinden en çok takip ettiğim gazetelerden biri olan Hürriyet gazetesinin bir geri sayım içinde olduğunu gördüm. Neredeyse tüm yazarları belli bir heyecan içindeydi. Açıkçası ben yeni bir sayfa tasarımı ya da yeni bir yan haber sitesi haberi beklerken birdenbire hayatımıza ‘Sosyal Hürriyet’ girdi. Önce insanların beğenilerini hemen sonra ‘çok bilgi istiyor’ eleştirilerini okumam merak uyandırdı ve hemen giriş yaptım.

hurriyet_gazetesi_logo

Açıkçası sosyal medyada internet gazeteciliğinin en iyilerinden biri olduğunu düşündüğüm Hürriyet gazetesi beni şaşırtmadı. Herkesin kendi gazetesini oluşturabilmesi fikri zaten baştan çok cazip. Biri internet sitesinin yıldırıcı reklamlardan, ilgi alanım olmayan haberlerden ya da hiç okumadığım yazarlardan arınmış sadece benim için yaratılmış bir portal haline gelmesi bence harika bir fikir. Bunun yanında fikirlerinizi kendi sayfanız üzerinden paylaştığınız bir sosyal tabanlı haber sitesi olması çok önemli bir gelişme. Özellikle birdenbire gelen sosyal medya yasakları yaşayan bir ülke olarak fikirlerimize ses veren alternatif bir site olması bence cankurtaran gibi bir şey. Bu noktada bir yanlış anlamayı açıklama ihtiyacı hissediyorum. Twitter üzerinden sanki köşe yazarlarını ya da haberleri okumak için mutlaka bu sosyal hürriyet’e üye olmak gerektiği gibi bilgiler dolaşıyor. Günlük olarak her zaman girdiğimiz hurriyet.com.tr bir yere gitmiş değil. Eskisi gibi istediğiniz haberleri okuyabiliyorsunuz. Mobil uygulamaları hiçbir giriş istemiyor. Buna rağmen bugün bu sitenin istediği bilgileri isteyen onlarca sosyal medya kanalını aktif kullanıyoruz. Bunun bir itici güç olarak görülmesini sadece yeniliklere verilen ilk direnç olarak görüyorum.

Resim1

Artık  hem Hürriyet yazarları hem de diğer okuyucularla interaktif ilişki kurabileceğimiz,  tartışma yaratabileceğimiz bir platforma sahibiz. Yazarların sadece köşe yazıları değil; kişisel postları da gün içinde paylaşılıyor. Bunun yanında ‘Öne Çıkart’ butonu ile önemli bulduğum ve gündeme getirmek istediğim haberleri kendi Hurriyet.com.tr ana sayfama taşıyabiliyorum. Sosyal medyadan kullanmaya alıştığımız hastag (etiket) ile haberler hakkındaki yorum ve paylaşımları kolayca süzüyorum. Yani daha çok insan ile daha çok haber paylaşıyor bunun yanında daha özgür haber alıyorum.

Bundan önce #hurriyetsenin etiketi ve reklamı ile çok ses getiren bu yayın grubu yarattığı portal ile bunu kanıtlamış durumda. Artık gerçekten Hürriyet benim.

 

Tanıtım Filmi İçin Tıkla