#minipost

mini post

IMG_2112

Benim ona karşı olan hislerimi anlatmak garip geliyor. Daha doğrusu olağan, olması gereken hatta sıradan geliyor. Sadece “farklı” olabilecek şey onun bana hissettirdikleri olabilir diyorum. Ben o doğduğundan beri kendimi daha güvende hissediyorum mesela. Sevgiden kaynaklı güven vardır ya. Tüm dünya beni sevmese kaç yazar diyorum.

Biliyorum ki beni kusurlarımla, iyi, kötü yanlarımla sevecek bir canlı var diyorum bu hayatta. Bu öyle bir his ki sizi daha dik daha dinç daha insan yapıyor. O benim insan yanımı besliyor. Ben onun değil o benim güven çemberim oluyor. Kızıyorum, yoruluyorum, pes ediyorum ama sonra o his doluyor işte içime gidiyorum yine onda dinleniyorum.

Ve biliyorum ki bunlar ile yontuluyor şekilleniyorum. Ortaya çıkan kadını seviyorum. Dediğim gibi benim ona hissettiklerim değil ama onun bana hissettirdikleri için yaşamayı seviyorum. #minipost

#minipost

mini post

IMG_1366.JPG

Bizi en çok motive eden, eksik ya da fazla hissettiren ve her hücresine kadar hissedip tanımlayamadığımız şey değil mi AŞK? Aşk beklentilerin gölgesinde kalınca kendi özünü kaybeder. Bir kere ölçmeyeceksin. Aşkın değeri yok. Değersiz demiyorum onu ölçecek bir değer yok ve siz eğer ölçülebilir bir şeyler yaşıyorsanız üzgünüm ama bence henüz “O”na ulaşmadınız. Hediyeler, jestler, mimikler, anılar değil ki aşk! Tam tersi bunlardan arınmış olan şey. Sevgi ya da güç arasında bir tanıma sıkışmış aslında AŞK. Sevginin hüküm sürdüğü yerde güç istenci yoktur; gücün üstün olduğu yerde ise sevgi eksiktir. Biri diğerinin gölgesidir demiş ya bir yazar aslında tam olarak bu sanırım. Tek bir gölge olabildiğiniz anların yansıması AŞK.