Okan Bayülgen’i Anlamak

yaşam

Şimdi neden durduk yere Okan Bayülgen yazısı yazdı bu diyebilirsiniz. Aslında bu biraz yakın zamanda çok fazla konuşulacak olması ile ilgili sanırım. Hayatta idolleriniz vardır ya da örnek alıp sevdiğiniz insanlar. Hatta o kadar yükseltirsiniz ki gözünüzde bir fırsatını bulur onunla tanışırsanız büyük ihtimal hayal kırıklığı yaşarsınız. İdol olarak belirlediğiniz kişinin yaptığı iş ne olursa olsun size kazandırdığı, öğrettiği bir şey olduğuna inanırsınız. Ya da belki sizin hayal ettiğiniz hayatı yaşadığı için idol olarak belirlemiş olabilirsiniz. Şimdi buradan Okan Bayülgen’ e gelecek olursak. Benim gibi otuzlu yaşlarını yaşayan biriyseniz ilk gençlik döneminizin bir yerinden size temas etmiş bir adamdır. Asi tavrı ile başladığı kariyerini zamanla törpüleyerek belki büyüyerek farklı noktaya taşımız bir adam. Bu ülkede önemsenmeyen bir kesimi yani öğrencileri avucuna almış ‘gelin hadi burada konuşun’ diyen bir adam. Tüm televizyon programları ‘evde otur, aptal kutusuna bak hatta bir saniye bile gözünü ayırma’ derken ‘sen sokağa çık hayat sokakta’ diyebilecek kadar cesur davranmış bir adam. Programını hep alt mesajlar üzerine kurmuş hatta en çok eleştirdiği şeyi yaparak ‘bak ben bunu eleştiriyorum’ diyen bir programcı. Yani bir nevi dediğimi yap ama yaptığımı yapma diyen bir model.
okan-bayulgen
Zaten yıllardır televizyon programlarında adını bile duymadığımız sivil toplum örgütlerine, öğrenci birliklerine mikrofon uzatmış bu adamı yine sadece alt cümlesine bakmadan bir günde asan insanlar oldu. Ülkenin en önemli geçirdiği sınavlardan biri olan ‘gezi olayları’ başladığı günlerde en önlerde gözü gazdan kıpkırmızı olmuş ama parktaki gençlere inatla kitap okumaya devam eden bir rol üstlenirken bir anda bir programda ‘havalar güzeldi ondan dışarı çıktı çocuklar’ gibi bir cümle kurduğu için kötü adam, yalaka hatta yandaş olarak işaretlendi. Herkes özgürlük diye çığlık atarken bir adamın özgür düşüncesine karşı alınan tavır çelişkiler oluşturdu. Ben Okan Bayülgen’in bu yorumunu ilk dinlediğimde açıkçası aynı tepkiyi verdim. Şaşırdım, sinirlendim. Bu sadece bir dakika sürdü. Çünkü yine aslında alt mesajı olan bir konuşma olduğunu anlamam uzun sürmedi. Bunu anlayabilmek için ya uzun süredir bu adamı izliyor olmanız ya da gerçekten objektif bir bakış açınız olması lazım. Yıllardır sezon finallerinde ‘yaşasın yaz geldi hadi artık sokaklara çıkın, yaşayın, özgür olun’ diye bağıran bu adam zaten tamda tekrar bunu söyledi. Biz o kadar hassaslaştık ve çizgilerimizi o kadar net çektik ki hiçbir ara görüşe, düşünceye sabrımız kalmadığı için tamamen bunu ona karşı kullandık. Oysa zaten yıllardır ‘hayat sokaklarda’ diyen bir adamın bunu sadece ‘hadi gençler gezin, tozun, için’ anlamında söylemediğini onu gerçekten tanıyan herkes anlamıştır.

okan_bayulgenden-sosyal-medya-yorumu
Bu bir ‘Okan Bayülgen’ savunma yazısı değildir aslında. Bu aslında sokaklarda özgürlüğü için yürüyen, ses çıkaran, tepki gösteren rengarenk insanların kafa karışıklığını göstermek için yazılmıştır. Savunduğunuz şeye karşıt olan hiçbir görüşü dinlemez, anlamaya çalışmaz ve baskılarsanız sadece karşı olduğunuz şey haline dönüşürsünüz. Bu kaçınılmaz sondur. Birazda bomboş programların, dizilerin sardığı televizyona başka bir renk getiren ve sokaktaki her insana ses olan bir adama karşı hissedilen vefa borcudur. Yakın zamanda tekrar bu adamı izleyebilecek olmanın sevincini yaşıyorum ve şimdiden onu ‘protesto ediyorum izlemiyorum’ yazarak saatlerce izleyecek insanları biraz rahat ve objektif olmaya davet ediyorum. Bazı adamlar gereklidir. Bazı renkler mutlaka olmalıdır. Bazı şeyler siyaset değildir, olmamalıdır. Tekrar hoş geldin Makina kafa havalar bozmuştu iyi oldu.

http://http://makinakafa.com/kategori/tanitimlar/