Şekersiz 100 gün!

sağlıklı yaşam, yaşam, şekersiz hayat

 

IMG_3953

Zaman ne hızlı kavram. 21 gün ile başladığım şekersiz serüvenim 100 güne geldi. Başlangıçta tamamlayamama korkusu ile paylaşmaya bile çekinirken şimdi bana yolladığınız mesaj ve mailler ile her gün biraz daha motivasyonum yüksek şekilde devam ediyorum. Öncelikle bu değişimde bana destek olan ve benden sonra başlayıp benimle gücünü birleştiren herkese teşekkür ederim.

Açıkçası ‘Şekersiz 100 Gün’ yazısı bu konuda daha doğrusu zaman temelinde yazdığım son yazı. Artık mutfağımı ve beslenmemi yine kendi dinamiklerime göre değerlendirme zamanı. Bugün sizinle 100 gün boyunca yaşadıklarımı olabildiğince net şekilde paylaşmak ve belki ‘ben yapabilir miyim’ diye soranlara biraz motivasyon sağlarım umudu ile yazıyorum. Öncelikle şunu belirtmeliyim ki; bu bir dayatma değildir. Şekersiz beslenmek iyidir, diğeri kötüdür demiyorum. Ya da içinde vaatler ya da listeler yok. Bu tamamen benim sağlığımı tehdit eden bir besini fark edip onu hayatımdan çıkarma hikayesidir. Önemli olan sizin kendinizde eğer yanlış gittiğine inandığınız bir durum varsa bunu bulmanızdır. Asla hiçbir bilimsel verinin aksini söylemiyor ve eğer mümkünse köklü beslenme değişikliklerimizi mutlaka bir uzman eşliğinde yapmanızı tavsiye ediyorum.

Processed with VSCO with c1 preset

 

Neden Başladım?

  • Geceleri uyuma, sabahları uyanma güçlüğü çekiyordum.
  • Nefes alış şeklim ve düzensizliğim vardı.
  • İnsülin direncim gelişti, diyabet olma riskim arttı ve sürekli insülin iğnesi kullanmak zorunda kalacağım bir doktor tarafından söylendi.
  • Gün içinde uyku hallerim vardı.
  • Sürekli açlık hissi ile yaşıyordum.
  • Gün içinde abur cubur besinler normal besinlerden daha çok yer tutuyordu.
  • Son bir yıldır vücudumda dönemsel kaşınmalar, kızarmalar olmaya başladı ve nedeni saptanamadı.
  • Hamilelik ile beraber gelişen hemoroid problemin kronikleşti ve bunu yaşamayan bilemez.
  • Zevkime göre değil bana bedenime göre kıyafet sunan yerlerden giyinmeye başlamıştım ve büyük beden giysi maliyeti inanın standart bedenlere göre çok daha pahalı.

 

Nasıl Karar Verdim?

  • Asla bir gecede karar vermedim.
  • Önce kendimi bu fikre aylarca alıştırdım.
  • Kağıt kalem alarak yaşadıklarımı (yukarıda yazanları) net bir şekilde yazdım.
  • Önce öğrendim sonra uyguladım. Çok okudum. Deneyenleri, başaranları, başaramayanları, doktorları, uzmanları herkesi okudum.
  • Bu sürece başlamadan önce neler yediğimi yazarak ‘şekersiz 21 gün’ fikrine kendimi alıştırdım.

Processed with VSCO with c1 preset

 

Nereden Başladım ?

  • Birçok hikayede şunu gördüm ve daha önce onlarca kez ben de şunu yaptım. Evdeki zararlı her şeyi at. Bu sefer evdeki zararlı şeyler yerinde durdu. Onların olmayışı bir yoksunluğa dönüşmedi.
  • Evdeki faydalı şeyleri (meyve, sebze, yoğurt vb) zararlı şeylerden daha çok hale getirdim.
  • Su içmeyi çok sevdiğim halde ne kadar içmem gerektiği ile ilgili araştırdım ve bunu unutmayın ki boy, kilo, hareketlilik su ihtiyacınızı değiştiren etkenler. Standart herkes 2.5 lt su içecek diye bir şey yok. Başlangıçta 3.5 lt içerken şu an kilo verdikçe 2.9 lt ye düştü mesela.
  • Hedef kilo koymadım. Hedef sağlık değerleri koydum. Birçok kişi bana kaç kg verdin diye  soruyor haklı olarak ama ilk baştaki listede yazdıklarımın nedeni sadece kg değildi. Yanlış besinler nedeni ile iç organlarımı fazla yoruyor olmamdı. Bu nedenle bazı değerlerimi aylık bazılarını 3 aylık dönemlerle takibe aldım. Lütfen kan değeri, rutin tahlillerinizi yaptırmaya üşenmeyin. İçinizdeki sinyalleri duymanız gerekiyor.

 

Psikolojik Olarak Ne Yaşadım?

  • Kim ne derse desin bu sürecin yoldan çeviren yönü tamamen psikolojik etmenler.
  • Bu yüzden pazartesi başlıyorum demek değil ‘şu zamanda başlıyorum’ ya da ‘başladım’ demek daha etkili.
  • Duygusal durumlarınız yemeğinize etki ediyorsa eğer bunun farkına varın ve o anlar için seçenekler hep elinizin altında olsun.
  • Yiyecekler ile kavga etmeyin. Ben buzdolabını açıp bir çikolataya ‘seni yemek istiyorum ama bana zarar veriyorsun, bir süre senden uzak durmam gerekiyor’ dediğimi biliyorum 🙂 Hayır bu delilik değil bu gerçeklik. İçinizden konuşmayı bırakın. Bir savaş ya da yoksunluk yaratmayın. Hangimiz yanlış şeyler sevmedik 🙂
  • Zaman kısıtlamalarının ya da zaman hedeflerinin sizde yük olmasına izin vermeyin. 21 gün fizyolojik, 40 gün psikolojik bağımlılıklardan kurtulmak için uzmanların verdiği süreler evet ama daha uzun soluklu bir beslenme düzenine geçiyorsanız. Gerçekten çok fazla vermeniz gereken kilo olduğuna inanıyorsanız bunu yaz için, düğün için, yakın arkadaş nişanı için yapmayın. Bu tür zaman kısıtlamaları bana oldum olası daha fazla stres yükledi. Bu nedenle zaman temelli olarak yazdığım son yazı.

IMG_4463

Ne yedim ne içtim?

  • Bu başlık altında olası liste oluşturacak şeyler yazmaktan kaçınıyorum. Bu yüzden sadece yemediklerimi paylaşıyorum.
  • Her türlü işlenmiş şekerli gıda. İçine koruyucu olarak eklenmiş bile olsa tüketmedim. Beyaz undan yapılan her türlü gıdayı tüketmedim. Tatlandırıcı kullanılan hiçbir ürünü tüketmedim. Alkol tüketmedim. Bal, pekmez vs de doğal sayılmasına rağmen öncesinde de çok sevmediğim için tüketmedim.
  • Çok sorulan bir soru olduğu için ekliyorum; başlangıçta çok şekerli bulduğum meyve ve kuru meyveleri de tüketmedim (21 gün) sonra tüketmeye başladım.
  • Şimdi içinizden bazılarınız ‘ee ne kaldı ben zaten bunları yemesem’ gibi cümleler kuruyordur. Olabilir. Zaten konu bunları yememek. İşte bu tüketmedim dediğim şeylerden dolayı ‘ ne kaldı ki’ gibi bir düşünceye giriyorsanız eğer mutlaka bir beslenme uzmanı desteği alın.
  • Ben gerçek yemekler yemeye başladım. Evde olan, ulaşılabilir ve maliyeti daha düşük yemekler olduğuna inanın. Yenilebilir yemekler listemin uzunluğu ve sonsuzluğu beni yoksunluk ve zayıflama diyeti psikolojisinden hızla çıkardı.

IMG_4518

Kısaca Ne Yapalım?

  • Pazara gidin. Her semtte her farklı günde çeşit çeşit pazar var. Dolabınız taze oldukça siz de taze olacaksınız.
  • 1 saatinizi markete ayırın. Hayır alışveriş için değil. Gezmek için gidin ve çok sık tükettiğiniz şeylerin etiketini okuyun. Nelerde şeker vb ekler olduğuna inanamayacaksınız.
  • Kendinizi takdir edin. Her gün için aynada kendinizi tebrik edin. Yiyecek hedefleri ve ödüllerinden kaçının. Hazır gıdadan ayıracağınız para ile kendinize kitap vb şeyler alın. Ben 21, 40, 60 ve 100. günlerde aldım 🙂 Bundan sonra sayı yok artık aklıma geldikçe 🙂
  • Sizi insanlarla konuşmak mı motive eder yoksa bu konudan hiç bahsetmemek mi buna karar verin. Ben ilk 21 gün çok yakın bir arkadaşım ve eşim dışında kimse ile paylaşmadım mesela. Sonrasında bu konuda konuşmaya hazır ve daha güçlü hissettiğim için paylaşmaya başladım.
  • İlk 3 gün ne yiyeceğinizi planlamış olun. Zaten sonrasında otomatik olarak eliniz alışacak.
  • Lütfen eski halinizi, var olduğunuz hali ve olacak gelecekti halinizi de sevin. Unutmayın kişiliğiniz, insanların hayatlarındaki varlığınız ve değeriniz her bedende aynı.

Peki Spor?

  • Ben her şeye aynı anda başlayıp birden hiç olmadığım bir insan gibi olmaya çalışmadım bu sefer. O yüzden kendime bir spor zorunluluğu koymadım. Önceliğim beslenme oldu. İlk 21 gün bittikten sonra yürüyüşlere başladım. 20 dk, 30 dk, 60 dk diye artırdım. İki ay bitiminde tamamen evde kendime göre yoga vb şeyler yapmaya başladım. Herhangi bir spor salonuna daha hayatımdaki beslenme gibi bir sorunu düzeltmeden para ödemedim bu sefer.

Processed with VSCO with f2 preset

 

100 Gün Sonunda Neler Değişti? 

  • Nefes alışım düzeldi.
  • Uyku sorunum ortadan kalktı.
  • Gündüz uykularım bitti.
  • Yorgunluk hissim tamamen bitti.
  • Açlık ve tokluk kan şekeri değerim normal seviyeye döndü.
  • Kaşıntı ve kızarıklık hissi veren üretiker sorunum bitti.
  • Hemoroid problemim bitti.
  • İnsülin direncim kırıldı. Tüm ilaçlar ile bağım bitti.
  • Fiziksel gücümün artması psikolojik gücümü de artırdı.
  • Daha tam olarak olmasa bile en azından uzaktan sevdiğim markalardan bir şeyler bulabilmeye başladım 🙂
  • 100. gün sonunda 19 kg verdim.

Bundan Sonra?

Bundan sonrası ile ilgili inanın net bir hedefim yok. Sadece henüz yeterli görmüyorum olduğum noktayı. Hayatım boyunca onlarca farklı beden yaşadığım için kendimi en mutlu hissettiğim zamanları düşündüm geçen gün. O beden aralığına gelirsem daha iyi hissederim gibi geliyor ama şu an olduğum noktadan bile çok mutluyum. Ben sağlıklı besleniyor ve gerekli hareketimi yapıyorum. Gerisi bedenime kalmış o ne şekilde olmak isterse o. Artık yemeklerden korkmuyorum. Dengelerimi biliyorum. Bana iyi gelenler ve kötü gelenleri ayırabiliyorum. Ve ‘zararlı’ gözüken bir şeyi tüketsem bile ona nerede dur diyeceğimi ve zarar vermeden vücudumdan yollayabileceğimi biliyorum. Benim dengelerim yoktu. Beslenme dengem, spor dengem. Şimdi dengelerim var. Bundan sonrasında güç yemeklerde değil bende. İnsan öğrenmeye açık yaşamalı. Ben beslenme konusunda çok kapalı ve sınırlıydım. Şimdi o sınırlarım yok. Her türlü bilgiye açığım.

Sadece şimdiye kadar olan ‘yenilgileri’ unutun. Ortada bir savaş yok. Ortada bir hayat var. Onun ne şekilde olacağı ise sizin, benim seçimlerimiz işte. Sadece değiştirmeyi düşündüğünüz şeyin gerçekliğinden ve isteğinizden emin olun. Gerisi geliyor. Bu süreçte yorumlarını esirgemeyen herkese tekrar teşekkürler.

 

Not: Eğer bedensel bir değişime ihtiyaç duyuyorsanız ve bunun sizden mi ya da çevresel kaynaklardan mı meydana geldiğine karar veremiyorsanız Berrak’ın paylaştığı bu muhteşem yazıyı okumanızı tavsiye ederim.

Beden Olumlama

Bu Uygulamalar Hayat Kurtarıyor

sağlıklı yaşam, yaşam

Yeni yıl kararlarınız nasıl gidiyor? Gerçekten yılın son günü ‘tamam artık bitti, yeni yıla şunları yapacağım’ dediğiniz şeyleri uygulamaya başladınız mı? Eğer başladıysanız ve devam ediyorsanız tebrikler. Başlamayanlar için ise onların motivasyonunu artıracak birkaç telefon uygulaması tavsiye etmek istiyorum.

Aslında yeni yıl kararlarının daha çok beslenme, uyku düzeni, daha çok okumak, spora başlamak gibi konularda alındığını gözlemliyorum. Bu uygulamalar özellikle bu ve buna benzer konularda kararlar alanlar için çok daha iyi.

STREAKS

Yapılacaklar listeniz tamamlanmamış işler ile dolu ise ya da bir şeyleri yarıda bırakmak kaderiniz gibi olduysa bu uygulama size göre. Ayrıca alışkanlık haline getirmek istediğiniz herhangi bir konuda harika bir hatırlatıcı. Tüm haftanızı, ayınızı, o görevde ne kadar ilerlediğinizi takip eden tablolardan oluşuyor. Hazır şablonlar dışında kendi şablonunuzu oluşturma şansınız var. Özellikle takvimde yıldızlar yanyana gelmeye başladıkça güçlü bir motivasyon kaynağına dönüşüyor. Ios kullanıcıları için sağlık uygulamanız ile çalışabildiği için kolaylık sağlıyor. Bir önceki içerikte bahsettiğim ‘şekersiz beslenme’ ve ‘kitap okuma’ konusunda bana çok destek oldu.

 

YAZIO

Artık ne yediğini içtiğini yazmanın, takip etmenin pozitif etkisi tartışılmaz bir gerçek. Yiyecek günlüğünüzü yönetebileceğiniz bu uygulama aynı zamanda aktivite takibi yapıyor. İçerikte sağlıklı tarifler de bulabilirsiniz. Özellikle kayıtlı yemek çeşitleri ve kalori bilgisi güncelliği açısından gördüğüm en iyi uygulama.

 

SLEEP CYCLE

 

Uyku düzeni ve kaliteli uyku hepimiz için zaman zaman sorun haline gelebiliyor. Açıkçası uyku analizi her gününüzü takip ederek, oluşturduğu diagramlar ile size sağlıklı veriler veriyor. Bunun dışında uyku alışkanlıklarınızı algılıyor ve size uyumanız gerektiğine dair uyarıda bulunuyor. Sizin uyanmanız gereken saat aralığı içinde en doğru zamanı analiz ederek o saatte sizi uyandırıyor.

 

Diyetisyen Andaç Yeşilyurt ile Beslenme Üzerine

Bir Dilim Sohbet, diyet, sağlıklı yaşam

10514385_10152169217626065_1274526654156345355_o

Röportaj: ÖZGE DOĞAN

Genelde mevsim yaza dönerken aklımıza gelse de daha sağlıklı bir bedene sahip olma herkesin isteği. Bu süreçte birçok farklı yöntem, liste ya da reçete var. Hiç şüphesiz ki bir uzman ile beraber çalışanlar özellikle kilo verme sürecinde çok daha başarılı oluyorlar. İzmir’de sağlıklı beslenme konusunda adından sıkça söz ettiren Andaç Yeşilyurt ile sizler için bir söyleşi gerçekleştirdik. Zayıflama konusunda doğru bilinen yanlışlar ve tavsiyeler sizleri bekliyor.

  • Öncelikle sizi tanımak istiyoruz. Andaç Yeşilyurt kimdir ve beslenme uzmanlığı konusunda ne kadar süredir çalışmaktadır? 

Merhaba kendimden kısaca bahsetmem gerekirse 2008 yılında Başkent Üniversitesinden mezun olarak diyetisyen olduğumu söyleyebilirim. Aslında bütün çocukluğum ve hayatım Ankara’da geçmiş olmasına rağmen daha sonra içimde doğan bir değişiklik yapma isteği ile İzmir’e geldim ve 2010 yılından beri İzmir de kendi ofisimde beslenme ve diyet konusunda danışmanlık veriyorum. İyi ki böyle güzel bir şehre gelmişim diyebilirim.

  • Her ne kadar mesleğiniz ‘kilo verme’ problemi ile anılsa da aslında birçok hizmeti içinde barındırıyor. Size kilo verme dışında hangi konularda danışıyorlar?

Evet dediğiniz gibi Diyetisyen ya da diyet denince ilk akla gelen kilo vermek oluyor ama aslında diyetisyenlik meslek olarak sadece kilo vermenin dışında yemek ve hastalıkların beslenmesiyle ilgili birçok konuda çalışır. Bana gelince ben de ofisimde sağlıklı beslenme, ya da hamilelik veya emzirme dönemi gibi ve hatta zayıflık konusunda yardım almak isteyenlere danışmanlık yapıyorum ancak çoğunlukla kilo verme konusunda çalıştığımı söyleyebilirim. Tabi bunun yanında bazı şirketlere veya gıda üreticilerine de danışmanlık yaptığım oluyor.

  • Gündemde olan ve çok tartışılan beslenme şekilleri ve moda diyetler duyuyoruz. Sizce bu işin tek doğrusu mu var yoksa herkesin yolu mu farklı?

Zayıflama konusu dünyada çok büyük bir ticari potansiyel oluşturuyor bu yüzden bundan faydalanmak isteyen birçok kişi yanlış ürünlere insanları yönlendiriyor.

Her sene trend olan veya umut vadeden bir çok popüler yöntem ortaya atılıyor ve bir çoğu insan bunları takip edebiliyor tabi ki bunların arasında doğru şeyler de var ama çok zararlı yöntemler de olabiliyor. Hatta bazıları farklı isimlerle birbirinin çok benzeri diyetler de oluyor. Tek fark küçük değişikliklerle o sene bir başkasının ismi ile moda haline gelmesi. Bunda biraz da PR çalışmaları etkili çünkü zayıflama konusu dünyada çok büyük bir ticari potansiyel oluşturmakta dolayısıyla bundan faydalanmak isteyen birçok kişi veya firma çıkabiliyor ve zaman zaman çok zararlı ürünler de piyasaya çıkabiliyor.

Aslında bu konudaki en doğru yöntem ‘Dünya Sağlık Örgütü’ ‘Amerikan Diyetisyenler Derneği’ ‘Türkiye Diyetisyenler Derneği’ gibi bilime dayalı güvenilir kurumların önerilerini takip etmek. Tabi şunu da bilmek lazım hepimizin değişik alışkanlıkları ve farklı yaşam tarzları var ve hatta kendimize özel bazı sağlık problemlerimiz olabiliyor. Dolayısıyla böyle bir durumda sizin profilinize en uygun programın oluşturulabilmesi için en doğru yöntem konusunda uzman ve sizi tanıyıp size göre plan çıkaran bir diyetisyenle çalışmak.

Kişinin motivasyonu düştüğü noktada müdahale etmek ve kişinin yaşam tarzına göre planları oluşturmak sürecin olumlu tamamlanmasını sağlıyor.

  • Sizin yönteminizde temel prensip olarak belirlediğiniz konu ne?

Benim yaptığım birkaç önemli şey var birincisi tabi ki bilimsel, güvenilir kaynakları ve de araştırmaları takip edip onların doğrultusunda listeler planlamak. İkincisi ise benden yardım isteyen insanları tanımaya çalışarak onların ihtiyaçlarını belirlemek ve ona göre bir yol haritası çizmek oluyor. Bunlar nedir derseniz içinde birçok şey yer alıyor; İlk olarak kişinin hayat kalitesini önemseyen uygulanabilir bir plan çıkarmak. Sonra bu çıkardığınız planı değişikler ile dinamik tutmak ve kişiye alternatif çözümler sunmak. Karşınızdakinin motivasyonunun azaldığını hissettiğiniz anda onu tekrar motive edebilecek yöntemleriniz olmalı. Bu tabi biraz da o insanı okuyabilmekle ilgili. Diğer bir önemli konu ise kişiye gerçekten lezzetli bir diyet planı sunabilmektir. Özellikle bu konuda şu ara çok çalışma yaptığımı söyleyebilirim gerek tarifler olsun gerek ofisimizde bulunan ‘Diyet Bakkal’ bölümünde sunduğumuz sağlıklı abur cuburlar ve gıdalar olsun bu anlamda danışanlarımıza farklılıklar sunuyoruz.

  • İnsan psikolojisinin en çok savaştığı konulardan biri belki de kilo vermek. Bu konuda danışanlarınıza nasıl tavsiyeler verirsiniz? Bu yola girmeden bir ön hazırlık var mıdır?

Bence en önemli şey kişinin kendi kafasında artık bu konuda karar vermiş olması. Bu çok önemli bir adım çünkü işin en önemli kısmı kişinin kendisinde bitiyor. O bu kararı verdikten sonra kendisine doğru bir yol ve rehber seçmesi bu sürecin tamamen çözülmesinde etkili oluyor. Benim önerim öncelikle neden kilo vermek istedikleri ile ilgili sadece kendilerinin okuyacakları bir nedenler listesi hazırlamaları. Bunu yaparken belki de bazı şeyleri kendilerine bile ilk defa itiraf edecekler ve gerçekten neden kilo vermek istediklerini hatırlayacakları bir listeleri olacak. Daha sonra bu yola çıktıklarında motivasyonları her düştüğünde veya bırakmayı düşündüklerinde o listeyi açıp okuyarak tekrar bunu yapmak isteme sebeplerini hatırlamalarını tavsiye ediyorum.

  • Son dönemin en çok konuşulan konularından biri de sıvı detokslar oldu. Bu konuda onlarca firma insanlara aracı oluyor. Sizin bu detoks türlerine bakış açınız nedir?

Bir defa Detoksun ne olduğunun Türkiye’de doğru anlaşılmadığını düşünüyorum. Bu konu baştan aşağı yanlışlarla dolu gibi geliyor bana çünkü etrafta detoks olduğunu iddia eden bir sürü saçma yanlış diyet görebiliyorum. Aslında bu başlı başına bir konu ve dikkatli uygulanması gereken bir süreç ve sadece kısa süreler olarak uygulanmalı. Ayrıca gözden kaçırılan bir nokta da detoksun aslında kilo verme diyeti olmadığı tabi ki bunun  sonucunda insanlar kilo verebilir ama detoksun asıl amacı kilo vermek değil kelime anlamıyla da detoksifikasyon yani toksinlerden arınma süreci olmasıdır.

  • İnsanların bedensel farkındalıkları artmışken yeni alınmış kilolardan kurtulmak için tavsiyeleriniz var mıdır? 

Elbette herkeste işe yarayabilecek birkaç tüyo verebilirim, öncelikle en büyük problem yaptığımız lüzumsuz kaçamaklar olabiliyor o yüzden öncelikle eve abur cubur almayı bırakmanızı öneriyorum çünkü hiç olmayacak zamanda karşınıza çıkabiliyor ve dayanamıyorsunuz. Sonra en büyük problemlerimizden biri de gece yemekleri ve atıştırmaları oluyor benim tavsiyem son ana öğünle uyku arasında en az 3-4 saat, son atıştırma öğünü ile uyku arasında en az 1,5 – 2 saat olması. Gözümüzden kaçan ama aslında çok ciddi kalori almamıza sebep olan diğer etken de şekerli içecekler bazen sıcak havalarda çok fazla şekerli içecek tüketimi olabiliyor ve bu da kilo alımıyla sonuçlanıyor. Bir örnek vermek gerekirse günde ekstradan tükettiğimiz bir tane çay şekeri 1 yılsonunda bize 1 kg olarak geri dönebiliyor. Dolayısıyla bu küçük düzeltmeler büyük farklar yaratabilir.

11215711_996929823691662_6458757340169602297_n

  • Bizim için pratik bir tarif paylaşmanız mümkün mü? 

Diyette en çok ihtiyaç duyulan şeyin tatlı olduğunu bildiğim için size çok pratik ve masum bir çilekli tatlı tarifi veriyim öyleyse. Öncelikle 180gr. light labne peynirini 2 kaşık pudra şeker (veya toz tatlandırıcı), bir çubuk vanilyanın tohumları ile karıştırıp bir krema elde ediyoruz. Daha sonra çileklerin önce altlarından ufacık keserek tabakta dik durmalarını sağlıyoruz sonra üstlerini çay kaşığı ile oyarak kremamızı doldurmak için küçük bir yer hazırlıyoruz ve bu boşluğu kremamızla dolduruyoruz. Son olarak 1-2 tane yulaflı light bisküviyi ezip un ufak ettikten sonra çileklerin üstüne serpiştirip süslüyoruz. Bu çilekli tatlılardan atıştırma öğününüzde her on kilo için 1 adet yani 80kg iseniz 8 tane 60kg iseniz 6 tane olacak şekilde yerseniz kilonuza hiç bir olumsuz etkisi olmayacaktır.

İZMİR yaşanacak şehir sloganını tam anlamıyla hak eden bir şehir. Ben artık kendimi İzmirli olarak görüyorum.

  • Sizin İzmir’e gelme ve İzmir’de yaşamaya karar vermeniz nasıl oldu? İzmir size ne ifade ediyor? 

Bizim yazlığımız 1995’ten beri Kuşadası’nda olduğu için küçüklüğümden beri her yaz Kuşadası’nda olurdum. Tabi yıllar geçtikçe ailem de oraya çok alıştı ve artık orada yaşamak istiyorlardı. Bende iş için Ankara dışındaki şehirleri de düşünmeye başlayınca (daha doğrusu İstanbuldu kafamdaki) yakın olalım diye beni İzmir konusunda ikna etmeye çalıştılar. İlk etapta başarılı olamasalar da sonradan ben bunun iyi bir fikir olduğuna karar verip buraya geldim. Tabi geleli 5,5 yıl oldu diyebilirim bana göre bir şehirde 5 yıl yaşadıysanız artık oralı sayılırsınız diye düşünüyorum bu durumda bende İzmirli oldum artık. Yaşanacak şehir sloganını tam anlamıyla hak eden bir yer İzmir.

  • İzmir’de yapmayı en çok sevdiğiniz şeyler nedir?

Ben İzmir’in en çok hayatınıza sunduğu özgürlüğü ve kolaylığı seviyorum. Özgürlükten kastım şu eğer İzmir’de yaşıyorsanız İzmir ile sınırlı değilsiniz her an şehirden uzaklaşıp o an ihtiyaç duyduğunuz istediğiniz tarzda bir yere veya doğa güzelliğinin içine 1 saatte ulaşabilirsiniz. Bu sakin bir balıkçı kasabası olabilir, bir dağ ya da orman tatili olabilir, tarihi bir yer, ya da eğlencenin patladığı bir deniz tatili de olabilir. Dediğim gibi bu şehirde yaşarken bu şehir tarafından kapana kısılmış değilsiniz bütün özgürlükler ve Türkiye’nin sayılı güzellikleri sizin arka bahçeniz gibi. Onun dışında evim ve ofisim Alsancakta olduğu için çoğunlukla burada vakit geçiriyorum diyebilirim. Bunun da güzel yanı işten çıkıp eve gidiyorum derken yolda bir tanıdığa rastlaman ve oturup sohbet edip spontane bir plan ortaya çıkması, sanırım bunlar beni çok mutlu ediyor.

Strese Karşı 10 Etkili Yöntem

sağlıklı yaşam

Stres dediğimiz şey hepimizin dilinde. Her şeyin başı sağlık derler ya aynı şekilde her sorunun başı stres bizler için. Çoğu kişi stresi modern zaman hastalığı gibi görse bile insan vücudunun bu illet duygu durum şeklinden etkilendiğini birçok bilim insanı onaylıyor. Peki uğruna kitaplar okuduğumuz hal ile 10 adımda başa çıkmaya ne dersiniz? İşte etkili yöntemler.

63b91e0c60d15cf0493c9f4d64f7bce7

Zamanını Yönet

Çalışma hayatı içinde olun ya da bir öğrenci ya da ev hanımı şu bir gerçek ki bir çoğumuzu en çok strese sokan şey ‘yetiştirememe’ duygusu. Bunu ortadan kaldırmak aslında çok basit. Zamanın yönetimini elinize alacaksınız. Esnek ama planlanmış bir gün stres seviyesini azaltır. Unutmayın planlarınızı her zaman revize edebilirsiniz. Gerçekçi olmak lazım. Haftalık yapılacaklar listesi yerine günlük liste yapmak daha gerçekçidir.

72f9e8340eee1462d6cf171cea570213

Güne Hazırlan

Ertesi güne bir gün önceden 10 dakika ayırarak hazırlanın. Yatmadan önce ertesi gün ne giyeceğinizi, çantanıza koymanız gerekenleri belirlemek sizi güne stresli başlamaktan kurtarır. Bunun dışında güne dair yapılacakları önem sırasına göre kafanızda netleştirin.

starbucks-13

Küçük Şeylerin Tadını Çıkart 

Rutin hayat içinde büyük resme odaklanmaktan küçük anların tadını kaçırıyoruz çoğu zaman. Günün belirli anlarında yavaşlayın. Kahvenizi içerken sadece o ana odaklanın ya da gördüğünüz bir manzaraya gerçekten görerek bakın.

d7821e3664dff56631d5f5985500d2ae

Sık Sık Hareket Et

Biliyorum çoğumuz ‘spor’ için vakit bulamıyoruz. O yoğunluk içinde nedense ikinci plana attığımız şey hareket etmek oluyor. Spor yaparak daha çok yorgun hissedeceğinizi düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Spor sayesinde vücudunuzda oluşan değişimler sizi daha dinç yapıyor. Mutlaka spor salonlarına tıkılın ve saatlerce orada çalışın demiyorum ama gün içinde 10 dakikalık bölümler halinde yerinizden kalkın ve yürüyün. Gün sonunda 40 dakikaya ulaşacak şekilde planlayın. Bu bile işinizi doğru ve stresten uzak kalarak yapmanıza yardımcı olacaktır.

3babc064ebf514167009dc97fb12b5fc

Sık Sık Gülmek 

Gülmek vücudunuzda en sevdiğiniz hormon olan endorfinin salgılanmasını sağlar. Bu sayede modunuz iyi olacak ve daha sağlıklı hissedeceksiniz. Gülmek için fırsatlar yaratın. Stres hormonları ile savaşmada ki en büyük silahlarınızdan biri gülmek! Belki bir video, sizi güldüreceğine inandığınız bir arkadaşınızla bir iki dakikalık telefon görüşmesi size çok iyi gelecek.

5ad97ff161f6e88f318c2c00dea6a0e1

Doğanın Tadını Çıkartın 

Biz binalarda yaşamak için yaratılmış canlılar değiliz. Doğa ile buluştuğumuz sürece daha stresten uzak canlılar olmamız kaçınılmaz. Şehir hayatı içinde nereden bulacağız doğayı dediğinizi duyar gibiyim. Haklısınız da ama her gün olmasa bile belki haftasonları doğa ile iç içe yapacağınız planlar sizi önünüzdeki haftaya daha iyi hazırlayacaktır. Plazalardan çıkıp alışveriş merkezlerine sığınarak bunu başarmamız mümkün değil.

8_breathing2

Derin Nefes Al

Nefesin faydalarına dair bir yazıyı geçenlerde sizlerle paylaşmıştım. Okumayanlar için https://durumbildirimi.com/2015/03/24/nefesini-degistir-hayatini-degistir/ Farkında olarak nefes almayı ihmal etmeyin. 5 dakika boyunca yavaş ve derin nefes alarak kaygılarınızdan uzaklaşırsınız.

a9934661f13607937f2d8625639f8c9e

Günlük Meditasyon Yap

Meditasyon insanlar için içgüdesel bir deneyimdir. Mutlaka bir merkeze yazılıp bu konuda uzman kişiler ile çalışın demiyorum. Fırsatınız varsa yapın tabii ama ılık bir duş, dingin bir müzik ile rahat olduğunuz bir pozisyonda oturarak kendi meditasyonunu yapabilirsiniz.

bddf1ce35cd7eee575e90e77c90ed90d

Mutluluk Günlüğü Tutun

Eğer gün içinde çok fazla negatif bilgi akışına maruz kalıyorsanız en azından bunun yaratacağı etkiyi nötr hale getirmeniz gerekli. Mutlaka yapın. Mutlu olduğunuz anları, anıları, kişileri, sözleri yazdığınız bir defteriniz olsun. Bunları okuyun olumlu hisleri ruhunuza geçirin. Pozitif düşünce dediğimiz şey beyninize karşı oynadığınız bu küçük oyunda gizli.

7162d7c94593b7c1bb933710cd576a21

İyi Uyu

Stresli insanların neredeyse hepsi bu yüzden iyi uyuyamadığını söyler ama aslında iyi bir uyku uyuyamadığı için strese girer. Bu yüzden iyi bir uykuya geçiş ritüeli belirlemeli ve bunu uygulamalısınız.

cropped-db13.png

Nefesini Değiştir Hayatını Değiştir

sağlıklı yaşam

8_breathing2

Kendi nefes odaklanmak kan basıncını düşürücü, anksiyete azaltıcı etkiye sahiptir. Doğru nefes almak zihninizi ve vücudunuzu uyandırarak, sizin refah duygunuzu artırıp, stres dereceniz  üzerinde önemli bir etkiye sahip olacaktır. Bugün birçok spor dalı ve meditasyon yöntemini başarıya ulaştıran ortam temel nokta doğru nefes tekniğidir.

İşte size derin bir nefes aldıracak 5 neden

  • Beyin Gelişimini Destekler : Meditasyon sırasında kullanılan doğru nefes beyin kapasitesini ve boyutunu artırıyor. Nefese odaklanmak prefrontal korteks ve sağ ön insula gibi dikkat, duyumsal süreçler ile ilgili beyin bölgelerinin daha kalın hale gelmesini sağlıyor. Bu bölümlerde ki incelme yaşlanma belirtisi olarak kabul ediliyor. Yani nefes odaklı meditasyonun yaşlandırmayı geciktirici etkisi var.
  • Kalbinizi Daha Sağlıklı Yapar: Bilinçli nefes almak ve nefes tekniklerini kullanmanın nabız üzerinde olumlu etkileri vardır. Kalp ritmini düzenleyen nefes alma eylemi düzenli olarak kontrollü şekilde çalışıldığında kalp krizi riskini azaltacaktır. 2012’de yapılan bir çalışmada derin yoga nefesi uygulamalarının sağlıklı deneklerde kalp ritimlerinde değiştirici etkisini göstermiş.
  • Stres Derecenizi Düşürür: Yüksek stres altında hissettiğiniz zaman 1 dakika boyunca oturup farkında olarak tam vücut nefesi aldığınızdan stres oranınızın düşmesini sağlar. Nefesin sinir sistemi üzerinde yüksek etkisi olduğu bilimsel olarak kanıtlanmış bir gerçektir. Eğer düzenli olarak nefes çalışması yaparsanız bir süre sonra stres anlarınız ile daha iyi baş ettiğinizi fark edeceksiniz.

Man Breathing

  • Anksiyete Bozukluğu ve Negatif Duyguları Geçirir: Anksiyete bozukluğu ya da kaygı bozukluğu kişinin işlevselliğini olumsuz yönde etkileyen çeşitli korku, kaygı veya anksiyete bozukluklarına verilen genel kapsamlı bir addır. Toplumun %20’si bundan etkilenmektedir. Avustralya’da yapılan araştırmaya göre günde 30 dakika boyunca nefes çalışması yapmak bu rahatsızlığı bulunan kişilerde iyileşmeye neden olmuştur. Nefesinize odaklanmak negatif duygularınızdan arınmanızı kolaylaştırır.
  • Organlarınızın Sağlıklı Çalışmasını Sağlar : Nefes çalışması organların kanlanması ve doğru çalışması üzerinde etkiye sahiptir.Organlarınıza odaklanarak yapacağınız bir meditasyon organların daha sağlıklı hale gelmesini sağlamaktadır.

Başlangıç için aşağıdaki videoyu izleyebilirsiniz.