Casablanca’da En Sevdiğim 4 Dükkan 

seyahat, yaşam

Buraya taşındığımızdan beri buraya dair çok şey yazmak ve paylaşmak niyetim vardı ama açıkçası bir şehire turist olarak gelmek ile oraya yerleşmek arasında onlarca fark varmış. Burada zaman geçirmeden, alışkanlıklarım oturmadan paylaşmak istemedim sadece. Şimdi sizinle burada vakit geçirmekten keyif aldığım dört dükkanı paylaşıyorum. 

Tea Premium 

Benim gibi kahve seven ve çok çay aramayan bir insan olarak içeri girdim mi çıkmak bilmediğim dükkan Tea Premium. Dünyanın dört bir yanından, onlarca çeşit ve karışımda çayları gramla alabileceğiniz, aynı zamanda çay demleme setleri bulabileceğini bir yer. Alışverişiniz ile beraber birkaç dilde yazılmış çay demleme tarifleri olan kitapçığı da hediye ediyorlar. Siyah/ portakallı çay favorim 😊 


La Vie Claire 

Burada iki şubesi olan organik market La Vie Claire bir doğal market. Sadece organik, doğal ürünlerin satıldığı bu markette kahveden, meyveye, yoğurttan yağlara her şeyi bulabilirsiniz. Hatta büyük bir kat kozmetik bölümü var. Bulgur satılmayan Fas’ta biraz pahalı bile olsa bulgur bulundurarak kalbimize kazındı. Benim favorim ise kesinlikle kahveleri. 


Moroccan Legacy 

Fas’a dair olan ve buraya özgü her şeyi bulabileceğiniz bu dükkan sanki kısa bir Fas turu yapmış hissi yaratıyor. Tamamen yerel üreticilerden satın aldığı ürünleri çatısı altında bulunduran bu dükkan adından da anlaşılacağı gibi Fas’ın miraslarını barındırıyor. Yemeklik ve kozmetik arganlı ürünler, yerel zeytin ve yağları, baharatları ve daha fazlasını bulabileceğiniz bir yer. Sadece şehir içinde ve havalimanında şubeleri var. Doğal örme çantalar içindeki hediyelik seçenekleri çok güzel. 


Livre Moi

Türkiye’de neredeyse gün aşırı kitapçılara giden biri olduğum için burada en çok eksikliğini hissettiğim alışkanlığım buydu. O yüzden şehirde ilk araştırdığım yerlerden biri oldu. Livre Moi ağırlıklı Fransızca yayınların olduğu bir kitapevi ama üyeleri için Amazon vb yerlerden de kitap sağlıyor. Sadece çocuklara ait olan bir katı olması çok tatlı. Bunun yanında çizgi roman ve manga severler için tam bir cennet. Fransızcam geliştikçe daha sık görüşeceğimizden eminim 😊 

Bunlar dışında şu an listemde sıra ile ziyaret ettiğim butik tasarımcılar var 😊 O da bir sonraki yazıda. Yolunuz olur ya Fas’a ve Casablanca’ya düşerse turistik rotaların dışına çıkıp bu bahsettiğim noktaları ziyaret edin. Size buraya dair daha çok şey anlatacağına eminim. 

KUVEYT ŞEHİR REHBERİ

yaşam

Arap yarım adasının 6 valiliğe sahip olan ülkesi Kuveyt’in başkenti olan kent, ülkenin ismiyle aynı adı taşımasının yanı sıra oldukça modern mimarili yapılarıyla dikkat çekiyor. Kuveyt şehrinde güzel bir tatil planlıyor fakat bir Kuveyt uçak bileti şehir rehberi arıyorsanız bu yazımıza biraz daha yakından bakmalısınız. ‘’Kuveyt şehrinde nerelere gidilir? Ulaşım nasıl sağlanır? Nereden alışveriş yapılır? Nerede konaklanır? Nerelerde yeme içme noktaları vardır?’’ gibi sorularınızın cevapları yazımızda sizi beklemekte…

Kuveyt Şehrinde Konaklama;

Kuveyt’te konaklamak size biraz pahalıya gelebilir çünkü şehirdeki otellerin pek çoğu 5 yıldızlı lüks otellerden oluşuyor. 5 yıldızlı otellerin yanı sıra şehirde konaklama yapabileceğiniz daha uygun fiyatlı tesisler de mevcut. Salmiya Yarım Adasındaki Symphony Style Hotel sizler için önerebileceğimiz oteller arasında.

Kuveyt Şehrinde Gezilecek Yerler;

90’ların başındaki savaş nedeni ile her ne kadar tahribata uğramış olsa da, hala Ortadoğu’nun en gözde şehirleri arasında olan Kuveyt şehri Basra Körfezine kıyı bir şehir olma özelliğine sahip. Kuveyt’in sahil şeridi ile limanlarını mutlaka görmenizi tavsiye ediyoruz. Mimari yapılar ile Kuveyt tatilinizi renklendireceksiniz. Bunun yanı sıra geleneksel halk pazarlarını, Büyük Cami, Seif Sarayı ve Kuveyt Ulusal Müzesi’ni de görmeden Kuveyt’ten dönmemelisiniz.
Kuveyt Şehrinde Yeme İçme Noktaları; 

Arap yarım adasındaki kent de Ortadoğu mutfağının en güzel yemeklerini bulabiliyorsunuz, ayrıca kent de Uzakdoğu, İtalyan ve Fransız mutfaklarına da rastlayabilirsiniz. Kuveyt kentinde yemek fiyatları oldukça değişken, şehir merkezinde orta ve lüks mekanları bulabilirken, şehir merkezinden uzaklaştıkça oldukça uygun fiyatlara karnınızı doyurabileceğiniz mekanlar mevcut. Lübnan ve Arap mutfağının Kuveyt’teki en önemli sembollerinden olan ‘’Mais Alghanim’’ ve Uzakdoğu yemek kültürüne başka bir pencere ile açılan lezzet durağı, Tatami Japanese Restaurant Kuveyt şehrinde tercih edilebilecek mekanlar arasında.

Kuveyt Şehrinde Alışveriş Yapılacak Yerler; 

Alışveriş tutkunlarının çok seveceği bir şehir olan Kuveyt’te pek çok çarşı ve Pazar bulunmaktadır. Souk Al Mubarayika ve Souk Al-Juma’a şehrin en bilinen çarşılarının başında gelmekte. Bunun yanı sıra pek çok ünlü markanın bulunduğu Alışveriş merkezleri ve mağazalarda mevcut. Şehrin en ünlü alışveriş merkezi Marina Mall’da alışverişin keyfini çıkaracaksınız.

Şehir İçi Ulaşım;

Kuveyt şehrinde raylı sistem maalesef bulunmamakta, fakat otobüsler şehir içi ulaşımı kolaylıkla sağlıyor. Ayrıca Kuveyt şehrinde yaşayanların büyük bir çoğu ulaşımını özel araçlarıyla yapmakta.

Arap yarım adasının kıyı şehri Kuveyt’i yakından görmek için Atlas Global’den erken rezervasyon yaptırın unutamayacağınız anlar yaşayın. Sonbahar dönemi için en uygun Atlasjet uçak bileti fiyatları ise şöyle; Eylül 230$, Ekim 230$ ve Kasım ayı 230 $’dan başlayan fiyatlarla…    

Bir Çocuğa Başka Ülkeyi Anlatmak

yaşam

13495030_10154302730492238_550320406867109678_n

 

Kazablanka’ya taşınma haberi geldiği günden itibaren bizim için en önemli konu bu haberi Pera’ya nasıl anlatacağımız oldu. 4 yaşına yeni girmiş bir çocuğa sınırları, ülkeleri, başka dilleri, farklılıkları anlatmak çok kolay değil açıkçası. Alışkanlıklarının değişmek zorunda olması, alıştığı düzenden uzaklaşacak olması ve bunun aklınıza gelebilecek her yönü ile anlatılması çok kolay değildi.

Öncelikle atlas bizim kurtarıcımız oldu. Evet bildiğiniz okullarda kullandığımız atlas. Önce olduğumuz ülkeyi, şehri göstermekle başladık. Sonra Türkiye’de gittiği şehirleri orada yaşadığı anılarla hatırlattık. Sonraki aşamada başka ülkeleri, Fas’ı ve Kazablanka’yı anlattık. Bir süre kendi kendine tekrarladı, aynı şeyleri onlarca kez sordu.

Aslında ilk başta bir pedagoga telefonda danışmıştım. Bana önemli olan şeyin ‘tarih yaklaştığında’ söylememiz olduğunu, araya girecek sürenin tedirginlik yaratabileceğini söyledi. Biz bunun böyle olmasını beklerken bizim konuştuklarımızdan o çoktan bu haberi çekip almıştı. Okulda arkadaşlarına söylediğini öğretmeninden öğrendiğimizde ufak bir şok yaşamadık değil. Arada da süre olunca bu sefer küçük hedefler koyma yolunu seçtik. Önce doğum günün olacak, sonra okulda performansın olacak gibi kısa hedeflerle zamanı geçirdik. Tabi bu arada biz evi boşalttık, ailemizin yanında kaldık derken gerçekten küçük yaşta bir çocuk için büyük bir uyum sergiledi.

13413498_10154292210657238_5787179204668009992_n

İngilizceye meraklı olması bu noktada bizim işimizi kolaylaştırdı. Gittiğimizde daha çok ingilizce konuşacağı bir okula gidecek olmak, arkadaşlarının yabancı olması fikri ile motive oldu sanırım. Bol bol harita incelemeye devam ettik. Uçaklardan konuştuk. Seyahate dair ufak şeyler planladık. Ve buraya geldiğimizde de bir otele yerleştik öncelikle. Hala tam olarak ev düzenine geçemedik ama Pera bize gerçekten destek oldu uyumu ile. Sanırım çocuklar anne ve baba yanında ise kendi güven çemberlerini çizip çok hızlı adapte oluyorlar.

Sosyal medyada bahsettiğim nedenlerden henüz şehri tam anlamı ile yaşayamadık. O yüzden kendimize çizdiğimiz geçici bir rutinimiz var. Bu rutin içinde bol hareket alanı olduğu sürece Pera’nın sıkıntısı yok. Şu an tek sorun Türkiye’de kalmış olan arkadaş ve akrabalarına hemen ulaşabileceğini düşünmesi. Ara Bade gelsin, dedem gelecek mi bugün gibi sorular oluyor genelde.

13445711_10154280221377238_8483024508273904179_n

Bundan sonra bizi bekleyen yeni okula alışma süreci olacak tabi. Yeni öğretmen, yeni sistem, yeni dil, arkadaşlar. Umarım aynı uyumu yakalarız. Bu tarz deneyimlerin çocuk için iyi olduğuna inancım sonsuz. Zaten bundan başka bir şeye inanma lüksümüz yok ama şimdiye kadar okuduğum her deneyim bunu işaret ediyordu. Bu sürecin Pera ile iletişimimizi artırması en büyük hedefim.

Belki bizim gibi böyle bir yola çıkan anne babalar vardır, olacaktır diye yazmak istedim. Temel olan şey ‘anlamaz’ demeden her şeyi olduğu gibi anlatmak ve beklentiyi ne üstte ne de altta tutmak. Bu dengeyi sağladığınız zaman her şey daha hızlı rayına oturuyor. Kazablanka’dan bugünlük haberler bu kadar 🙂

 

Amsterdam’da Aklımda Kalanlar

yaşam

Amsterdam seyahatinden önce blogları ve şehirlere ait olan gezi rehberlerini inceleyip kendimize göre bir gezi planı çıkardık. Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki herkesin gitmek istediği şehirden beklentisi farklıdır. O yüzden birebir okuduklarınız doğrultusunda bir plan çıkarmak hayal kırıklığı yaratabilir. En güzeli temel noktaları belirleyerek gerisini şehrin size geçireceği ruha bırakmak. Bazen önceden planlamaktansa spontane karşınıza çıkanlar çok daha güzel oluyor. Son olarak bu güzel şehre dair aklımda kalanlar ile Amsterdam sayfasını noktalıyorum.

Airbnb ile Konaklama

İlk kez bir seyahatimizde Airbnb kullandık. Her ne kadar gitmeden önce evde kalma fikrine dair soru işaretlerimiz olsa da sanırım bu planlama içinde verdiğimiz en iyi kararlardan biriydi. Öncelikle bir grup ile beraber gidiyorsanız otelde olduğu gibi odalara çekilip birbirinizden kopmuyorsunuz.Bu da daha rahat planlama yapma şansı veriyor. Bunun dışında maliyet açısından birçok otele göre daha ekonomik. Ayrıca istediğiniz bölgeden seçim yaptığınız için şehrin kalbinde konaklama şansınız oluyor. Özellikle tam gün yürüdüğümüz için akşam yemekleri için evde olmak bize çok iyi geldi. Marketten yiyecek ve içeceklerimizi alıp geceden önce evde dinlenme şansı da bulduk. Biz Singel’de kanalın sırasında bir evde kaldık. Gerçekten harikaydı. Özellikle merkez istasyona yakın olduğu için havalimanına ulaşımda hem gelişte hem dönüşte çok rahat ettik.

IMG_8856

IMG_8898

IMG_8862 IMG_8882

IMG_8949

Albert Cuypmarkt

Şehrin son 100 yıldır en büyük pazar yeri olan bu yerde aklınıza gelemeyecek kadar çok şey bulmanız mümkün. Yanılmıyorsam 3 km bir alana kurulu bu pazar başından sonuna bitirmek istiyorsanız sabahtan gitmeniz gerekebilir. Çiçekçiler, onlarca çeşit sokak lezzeti, baş döndüren meyveler, peynirciler ve daha birçok şeyi bu alanda bulmanız mümkün. Bu nokta ile ilgili tavsiyelerimden biri mutlaka aç gitmeniz olur. Ve pazarın hemen girişinde karşınıza çıkacak olan tostçu tercihlerinizden biri olsun. Gerçekten leziz. Ben lale soğanlarımı bu pazardan aldım. Gerçekten büyük çiçekçiler bulmanız mümkün. Bu bölgenin en güzel özelliklerinden biri ise çevre sokaklarının samimi kafeler ve publardan oluşması. Amstel birasını tatmak için doğru noktadasınız. Adres: Albert Cuypstraat Ferdinand Bolstraat ve Van Wousstraat arasında. (Pazar akşam 18:00 gibi kapanıyor ama saat 17:00 gibi birçok stant toplanmaya başlıyor)

IMG_9202 IMG_9207

IMG_9211

IMG_9200

IMG_9209IMG_9212

IMG_9215

Waterloopleinmarkt

İkinci el pazarından bu kadar keyif alabileceğimi gerçekten düşünmemiştim. Kentin en eski ve en büyük bit pazarı olarak bilinen Waterloopleinmarkt birkaç kez turlamanız gereken ikinci el pazarı. Arka arkaya iki tur yapıp her seferinde başka bir stantta başka bir şey dikkatinizi çekiyor. Plaklar, kumaşlar, dünya savaşından kalmış asker kıyafetleri, rozetler, pinler, eski fotoğraflar, kutular aklınıza gelemeyecek çok çeşit ürün burada. Pazara girdiğinizde lütfen biraz alışveriş yapan insanları da gözlemleyin. Buradan alışveriş yapan ve stilleri ile birkaç kez baktıran kadınlara hayran kaldım. Adres: waterlooplein bölgesi haftanın altı günü 09:00-18:00 not: mutlaka tatmanız gereken lezzetler yazısındaki Filter bu bölgeye çok yakın aynı güne planlayın derim 🙂

IMG_9332

IMG_9336

IMG_9339

IMG_9341IMG_9357

Museumplein

Planımız içinde çok fazla müzelere yer vermedik. Biz şehir turu için 3 gün planladık ve müze,sanat galerisi açısından çok zengin olan Amsterdam’da eleme yapmak zorunda kaldık. Eğer seyahatiniz 5-6 gün ise daha fazla ekleyebilirsiniz. İstanbul’da Van Gogh Alive sergisini gezme fırsatım olduğu için benim hikayesini en çok merak ettiğim müze Van Gogh müzesi oldu. Müzenin yer aldığı konum çimlerin üzerinde takılabileceğiniz, sokak kafelerinde kahve içebileceğiniz bir yer olduğu için bu bölgeye 3-4 saatinizi mutlaka ayırmaya çalışın. Van Gogh mimari yapısı nedeni ile çok rahat gezilen ve gerçekten etkileyici bir yer. Birçok paylaşımda gördüğünüz I Love Amsterdam yazısını bu meydanda bulmanız mümkün 🙂 Müzenin gişesi yerine parkın içinde bulunan satış alanında biletinizi alın. Sıra beklemek zorunda kalmıyorsunuz.

IMG_9107IMG_9113IMG_9120

IMG_9180IMG_9182

CoffeShop 

Malum Amsterdam deyince en çok merak edilen şeylerden biri de bu oluyor. Evet yasal evet her yerde bulabiliyorsunuz ama sanmayın ki yerel halk çok seviyor. Genelde mekanların çoğunda içmek yasak. Ayrıca ürünlerin satıldığı dükkanlarda içebiliyorsunuz. Açık hava olan yerlerde içme şansınız var ama çevreden rahatsız suratlar görmeniz mümkün. Her dükkandan aldığınız aynı kalitede değil. Bana bir şey yapmıyor gazına gelmeyin bu yüzden 🙂 Mantar eskisi gibi rahat satılmıyor hatta neredeyse yok. Sanırım etkisi ile hayatını kaybedenler olmuş. Kekler diğer türlere göre daha pahalı ve etkisi yok gibi. Birçok blog ve kitapta adı geçen dükkanlar ya kapanmış ya da  adres değiştirmiş. Asla sokaktan yasal olmayan noktadan almayın. Şifreyi söylüyorum BULLDOG dörtlüsü 🙂

the-bulldog-hotelZaman Kaybı  

Bütün bunların yanında tamamen zaman kaybı olarak gördüğüm şeyler de var tabii. Bunlardan biri RedLight! Filmlerde ya da fotoğraflarda gördüğünüz gibi canlı bir hali yok. Belki bizim olduğumuz dönem için öyleydi bilmiyorum. Gerçekten çok anlamlı değil. Ayrıca giderseniz sakın fotoğraf çekmeye kalkmayın pencereleri fotoğraflamak yasak.

Bir diğer ise Seks Müzesi! Başlı başına zaman kaybı. Sanırım ben 10 dakikada falan gezip bitirdim. Sergide olan şeyleri ya da anlatılış şeklini beğenmedim. Tamamen kişisel görüşüm ama bence zamanınızı başka şeye harcayın.

Ulaşım

Ulaşım konusunda biletlere, trenlere vakit para harcamayın. Her yere yürüyün ya da bisiklete binin. Şunu unutmayın yerel halk çoğunlukla bisiklet kullandığı için inanılmaz hızlılar. Kapışmaya çalışmayın 🙂 Zaten turistlerin kiraladıkları bisikletler renklerinden belli 🙂

Kanal turunu mutlaka yapın ama birçok farklı firma ve fiyat var. Aynı turu neredeyse iki katına fiyat ile yapmak durumunda kalabilirsiniz. Tüm şirketleri inceleyin. Şehrin birçok yerini bu sayede keşfediyorsunuz ve bazı binalar hikayesi ile anlamlanıyor.

IMG_9016

IMG_9060IMG_8976

Diğer Amsterdam yazıları için Amsterdam Lezzetleri  Amsterdam Dükkanları

Amsterdam’da tatmanız Gereken Lezzetler

seyahat

Seyahati planlarken yiyecek içecek konusu bizim için ilk sırada yer alıyordu. Yemeğe düşkünlükten çok ‘her şeyi yiyemeyen’ bir damağa sahipseniz bazı ülkeler kabus halini alabiliyor. Neyse Amsterdam özellikle sokak lezzetleri ile hayat kurtarıcı bir şehir. Kendi mutfakları olmadığı için aslında birçok mutfağı içinde barındıran bir şehir özelliği taşıyor. İşte benim yemeye doyamadığım tatlar ise şöyle;

Patates Kızartması

IMG_8917

Sanırım Hollanda dediğimiz zaman aklımıza ilk gelen lezzet patates kızartması oluyor. Tadını iki kez kızartılmasından ve soslarından alan bu lezzet m-l-xl boyları ile sokaklarda sizi bekliyor. Neredeyse her bölgede bulmanız mümkün. Nedense tok karnına bile tüketilebilir hafiflikte. Mutlaka yiyin demiyorum zaten yemeden gelmeniz mümkün olmuyor.

The Pancake Bakery

IMG_9004 IMG_8989 IMG_9001 IMG_9003

Krep, pancake ve omlete yeni bir anlam ve tat katan mekan The Pancake Bakery kapısından mutlaka girmeniz gereken bir lezzet dükkanı. En büyük sorun ise o kadar çok çeşit içinde ne yiyeceğinize karar vermek. Eğer kalabalık bir grupsanız herkesin farklı bir çeşit söylemesi farklı lezzetleri deneyimlemek adına doğru karar olabilir. Mekan çok talep gören bir yer. Bunu önceden bildiğimiz için sabah 10:00 gibi kapısındaydık. Biz hemen masa bulduk ama bizden sadece 30 dakika sonra kapıdaki sıra fotoğrafta gördüğünüz gibi olmuştu bile. Kapanışı tatlı seçenekleri ile yapmayı unutmayın. Fiyatlar birçok sokak lezzetine göre biraz daha pahalı ama mutlaka listenize alın. Merak edenler için http://www.pancake.nl/

Adres: Prinsengracht 191, 1015 DS Amsterdam, Hollanda

Waffle

IMG_9108 IMG_9110 IMG_9111

Gitmeden önce namını çok duyduğumuz waffle konusunda önce bir iki kötü deneyim yaşadık açıkçası. Yani taze taze yapan mekanı bulmak biraz zor oldu. Çoğu yerde hazır halde sadece üstüne seçtiğiniz sos vs eklenerek sunulan bu lezzeti en keyifli yediğimiz yer ise Müzeler meydanı denilen ve Van Gogh Museum’un da içinde bulunduğu meydanda olan bir sokak kafesi oldu. Yan yana dizilmiş bu şirin yerlerde en azından bir kahve için mola verin.

Adres:Museumplein 6, 1071 DJ Amsterdam, Hollanda

Stach

IMG_9086

Amsterdam’da yanılmıyorsam 5-6 noktada olan ve çok lezzetli yemekleri paket olarakalıp istediğiniz bir parkta, meydanda tüketebileceğiniz adreslerden biri Stach. Peynir tabağından makarnaya, tatlılardan atıştırmalıklara, çeşit çeşit içeceklere kadar geniş bir menü seçeneği sunan bu noktayı alternatifler içine alabilirsiniz. http://www.stach-food.nl/index.php?page=Home#r

Febo 

IMG_9405 IMG_9406

IMG_9404

Malum gece acıkmak adettendir. Bizim gibi sabaha karşı gidebileceğiniz çorbacılar olmasa bile Amsterdam’da Febo imdadınıza yetişiyor. Hafta içi gece 02:00 haftasonu 04:00 a kadar ulaşılabilen bu fast food zincirinin özelliği ise yemeklerin belirli süreler ile tazelendiği mini fırınlara bozuk paranızı atıp kendiniz almanız. Hamburger ve kroketleri gerçekten çok başarılı. Özellikle dışı acılı olanı denemenizi tavsiye ederim. Benden size tavsiye bozuk paralarınızı bir yerde Febo için tutun. Şehrin birçok noktasında karşınıza çıkacaktır. http://www.febo.nl/

Old Amsterdam

OldAmsterdam Old-Amsterdam-Cheese-store-by-studiomfd-Amsterdam

Oraya kadar gitmişken o meşhur peynirleri tatmadan dönmeyeceksiniz elbette. Öncelikle şunu söylemem gerekiyor çok turistik bir marka imajına sahip olsa bile benim en çok beğendiğim lezzet Old Amsterdam oldu. Sadece fiyat olarak marketlerde kendi mağazasından çok daha ucuza bulmanız mümkün. Ben kendi mağazasından alanlardanım. Klasik peyniri haricinde kimyonlu olan peynirini de çok beğendim. Çeşitleri mutlaka deneyin.

Lara’s Chocolaterie

IMG_9365

Plana dahil olmadan yol üstünde karşımıza çıkan lezzetlerden biri Lara’s Chocolaterie oldu. Birçok farklı çeşitte şekerleme ve çikolata bulabileceğiniz bu dükkan ev yapımı taze çikolataları ile ünlü. Genelde aldığınız çikolatayı 7-14 gün içinde tüketmeniz gerekiyor. Her şeyi doğal ve taze olan bu tatlara yolunuz düşerse kayıtsız kalmayın. http://www.laraschocolaterie.nl/

Filter

IMG_9432

Kahve ile aşk yaşayan biri olarak Amsterdam’da geçirdiğim dört gün boyunca kötü kahve içmedim. Karşınıza çıkan büyük ya da küçük birçok kafede aynı lezzette kahveler bulmanız mümkün. İkinci el pazarına yürürken karşımıza çıkan Filter ise yarattığı konsept ve kahvesi ile bizim en sevdiğimiz mekanlardan biri oldu. Burası iyi kahve yanında aynı zamanda çok lezzetli tatlılar yiyebileceğiniz bir nokta. Zaman zaman sanatçıların eserlerini sergilediği bir galeriye de dönüşüyor. İç dekorasyonu ise genç tasarımcıların elinden geçmiş.

10151771_1031171956917948_6014451405957068062_n Filter-Amsterdam-by-Dawntime-4,Adres: valkenburgerstraat 124 amsterdam

Bir sonraki son Amsterdam yazısı ‘Amsterdam’da Aklımızda Kalanlar’ yakında yayında