İzmir Gourmet Guıde

Tavsiyem Var

İzmir’de fark yaratan ve İzmir’in sosyal hayatına büyük katkı sağlayan oluşumlardan biri olan İzmir Gourmet Guide yenilikler yapmaya devam ediyor. İzmir’in mekanlarına, sosyal hayatına bir pencere açan yeme, içme ve eğlence rehberi İGG artık uygulama ile cebimizde. Şehir hayatı içinde sosyalleşmek için ayırdığımız kısa vakitlerde ‘ne yapsam’ sorusu ile boğuşmadan bu uygulama sayesinde istediğiniz türde yerleri listelemeniz ve incelemeniz mümkün.

FullSizeRender (4)FullSizeRender (3)

Aynı zamanda İGG çatısı altında geleneksel hale gelen ‘Bir Adım Öne Çıkanlar’ ödülleri ile şehrin mekan ve mekan işletmecilerini de motive etmeyi başaran ekibin uygulama ile birlikte bu oluşumu daha dijital ve kolay ulaşılır yerlere taşıdıkları belli. Kendileri ile geçtiğimiz günlerde İGG’nin dünü, bugününü ve yarın olması gerektiği yerleri konuşmak için bir araya geldik. Gecede İzmir’e dair ve İzmir’in sosyal hayatına dair paylaşımlarda bulunduk.

Processed with VSCOcam with c1 preset IMG_1690

‘İzmir’de bir şey yok’ klişesini yıkan bu tip organizasyon ve oluşumların hem İzmir’e hem de İzmirlilere büyük katkı sağladığını düşünüyorum. Bu geceye ev sahipliği yapan ve İzmir’de yıllardır yiyecek içecek sektöründe marka haline gelmiş Bonjour Restaurant’ın sahibi Timur Gönülşen ve ailesinin güzel sohbeti eşliğinde İzmir’li blog yazarları ile güzel bir akşam geçirdik. Ayrıca Bonjour Restaurant’ın ‘Altın Tabak’ ödüllü şeflerin spesiyallerini tatma fırsatı bulduğumuz gece İzmir’e dair birçok anı ile noktalandı.

IMG_1662 IMG_1652

Harika Ege manzaraları ile dolu İzmir Gourmet Guide Lezzet Senfonisi videosunu izlemeyi unutmayın.

Oluruna Bırak

yaşam

Bazen sadece bırakmak gerekiyor. Böyle ortaya doğru koymak, geçmek. Hayatımızda her gün yeni bir şey oluyor hatta belki her gün yeni bir şey olmaması bile sorun haline geliyor. Sorunlar ile uğraşayım ya da çözeyim derken işin içine insanın egoları, deneyimleri ve kısır döngüleri giriyor böyle sorun katlanarak büyüyor gibi üstümüze üstümüze geliyor. 7addfc88a9815285ccdce676680f79e1

Hayatta çözmek istediğiniz derdiniz ne ise o konunun çözüm aşaması için yaptığımız en büyük yanlış üstüne fazlaca düşmek aslında. Sanırım önce sorunu kabullenip onu sadece olduğu gibi izlemek lazım. Bazen çözümler bulalım derken başımıza onlarca dert açıyoruz sanki. İnsan o kadar karmaşık bir organizma ki. Bazı olaylara karşı hiçbir şey yapmasa aslında bir şeylerin çözümü o kadar rahat oluyor. Her şeyin içine o kadar çok giriyor ve gözümüzü öyle bir kapatıyoruz ki çözüm bulmak imkansız hale geliyor. Ben bu tarz olaylar karşısında sakin kalamayan, hemen çözüm üretmeye çalışan ya da daha sorunu anlamadan, zaman yönetimi yapmadan konunun içine dalanlardan biriyim. Daha doğrusu biriydim artık olmamak için savaşıyorum. Bunu öğrenmenin ve uygulamanın en güzel yolu ise gözünü, kulağını başka insanlara doğru açmak. İnsanların sorunlarını nasıl fırsata çevirebildiklerini ya da yaşadıkları sıkıntılardan nasıl güçlenerek çıkabildiklerini izlemek. İnsan insandan beslenir. Ben buna inanıyorum. İyi yönde ya da kötü yönde ama mutlaka beslendiği bir insan olur. Bugün hayatımda sorun olarak gördüğüm hiçbir şeyin gerçekten ‘gerçek’ birer sorun olmadığını anlamam için biraz kafamı kendi hayatımdan kaldırıp başkalarının hayatlarını okumam yeterli oldu aslında. Daha kolay bir yaşam belki herkesin hayali olabilir ama ‘kolay’ olan hiçbir şeyden tat alındığını görmedim ben. Hayat bizi zorlasın, strese soksun, gersin ve bu sayede yaşadığımızı anlayalım diye böyle bir düzende kurulmuş. Önemli olan ruhunu dinginleştirmeyi ve bu dengeyi hayatına uygulamayı öğrenmek.

e0311e0c47371efead53f6e1b4c6bfa2

Nedenleri, nasılları cevaplamaya çalışırken sadece oluruna bırakıp çözülebilecek meseleler ile sayılı verilen nefesleri harcamaya gerek yok. Mutlu olmak sadece savaştığınız sorunun geçmesi, çözülmesi ile mümkün olmuyor, olmayacak. Gerçek mutluluk kendini ne kadar mutlu edebildiğinde gizli ve bu da ancak kendini doğru ifade etmen ile mümkün. Başkalarına karşı değil önce kendini kedine anlatman önemli. Zamanın ilaç olabileceği şeyler için elinizde olan zamanı harcamayın. Sadece şu an var… Daima ve bitimsizce yeni olan bir şimdi. Ne dün var, ne yarın, sadece şimdi. Tıpkı bin yıl önce olduğu gibi ve bin yıl sonra olacağı gibi. İşte bu yüzden şimdiyi bizden almaya çalışan her sorunu oluruna bırak.

Yaşıyor musun?

yaşam

Kendiniz için mi yaşıyorsunuz? Yani gün içinde yaptığınız her şeyi sadece kendiniz için mi yaşıyorsunuz? Bu mümkün değil. Hayat içinde edindiğimiz roller öyle bir biri ile çakışıyor ya da kesişiyor ki zaman geliyor sadece ‘ben’ olma ya da ‘kendin’ için yaşama anları azalıyor. Bu bekar olmanızla, evli olmanızla, anne olup olmamanız ile ilgili değil. hayatta size rol yükleyen kavramlar çok az bile olsa insan gün geliyor önce kendinden vazgeçiyor. İşiniz için erken uyanıyor, canınız kahvaltı etmek istemese bile ailenizdeki birileri için kahvaltı hazırlıyor, çocuğunuz için kendinize dair bir şeyleri erteliyor ya da sevgiliniz için o gün hiç sevmediğiniz bir yemeği hazırlıyorsunuz. Şimdi buradan ben size ‘bencil olun’ ya da sadece ‘kendiniz’ için yaşayın falan demiyorum. Hatta bu saydığım şeyleri zevkle yaptığınıza, size yük gelmediğine ve çocuğunuz için olan her şeyin fedakarlık değil gerçekten içinizden gelen şeyler olduğunu çok iyi biliyorum. Biliyorum çünkü bu benim içinde böyle. Peki, bir insan zaman zaman sadece kendi olmayı ve sadece kendi istediği için bir şeyler yapmayı başaramazsa bu bahsettiğimiz rollerinde ne kadar başarılı olabilir? Olamaz. Siz kendi ruhunuzu, bedeninizi, hayatınızı sadece kendiniz için beslemez ve geliştirmezseniz ne üstlendiğiniz annelik ne iş hayatındaki rolünüz ne de sevgiliniz ile olan ikili yaşamınız içinde ‘gerçek siz’ olamazsınız.

764f8747927a16d61b081751f9999062

Sevdiklerinizle kurduğunuz yaşantınız ya da çok severek çalıştığınız işiniz sadece siz kendinizi mutlu etmeyi becerirseniz sürekliliğini sürdürür. Yoksa gün gelir bugün içinizden geldiği için yaptığınızı sandığınız her şey size önce görev gibi gelmeye sonra işkence olmaya başlayacaktır. En basit örneği kendine vakit ayıramayan bir annenin ya da kendi için bir şeyler yapamayan bir annenin diyelim uzun vadede çocuğu ile mutlu iletişim kurmasının çok kolay olmadığını düşünüyorum. Ya da sürdürdüğünüz mesleğiniz hayatınızın yarısından fazlasını kaplamaya başladıysa ve siz sadece işkolik olduğunuz perdesi arkasına sığınıyorsanız eğer gün gelecek ve o iş size zevk vermeyecektir. Sadece cumalara kaç gün kaldığını saydığınız bir kısır döngü içinde bulacaksınız kendinizi.

036998f8f0d52121b473765e149d5d4a

Peki insan sadece kendi için ne yapabilir? İşte bu sorunun cevabı tamamen sizde. Belki öğlen tatilinde kendinize otuz dakika ayırıp sahilde yapabildiğiniz bir yürüyüş belki kitabınız kahveniz ile sadece size ait olan bir zaman dilimi, kadınsanız sadece kendinizi iyi hissetmek için çektirdiğiniz bir fön, cep telefonunuzu kapatıp hiçbir şey düşünmeden sadece anı yaşadığınız bir banyo ya da fırsat yaratanlar için edinebileceği bir hobi. Çeşitlendirilebilir cevabı olan bir soru ama mutlaka yapmanız gereken bir gerçek. Bazen koca bir ay sadece kızımla burun buruna, iç içe günler yaşıyoruz mesela. Onun ile ilgili olan hayat öyle sistemli bir döngü ki içine girdiğinizde bırakın kendinizi onun dışında başka hiçbir şey düşünemeyecek hale geliyorsunuz. Sonra öyle bir an geliyor ki kendimi sekiz saat uyumuş olmama rağmen yorgun, hasta ve enerjisi çekilmiş hissediyorum. Dönüp nedenlerini sorguladığımda kendime dair, bana ait hiçbir zaman geçirmediğimi ya da kendim için hiçbir şey yapmadığımı fark ediyorum. O anda içimde ‘bu bencillik mi acaba’ sorusu ile git gel yaşasam bile biliyorum ki değil. Hemen ya ailem ya da eşim ile sadece kendime vakit ayıracağım bir planlama yapıyorum. Bazen bir kaç saat bazen bir gece boyunca ‘anne’ rolümü bırakıyor (düşünsel olarak bırakmak imkansız olsa bile) ve sadece kendim için plan yapıyorum. Bu bazen sadece duş, kahve, yazmak, okumak üzerine oluyor bazen spor, kuaför vb günlük gözüken planlar oluyor. Bunlar çok basit gözükse bile o gün geçtikten sonra tekrar kızımla bir araya geldiğimde daha enerjik daha dinç bir anne oluyorum. Bunu eminim kızım hissediyor. Çünkü o da benimle daha çok eğleniyor.

af88ce986c9bcc5b9d720415499089d9

Bunun gibi hayatta aldığınız roller ile ilgili onlarca örnek verilebilir. Hayat kısa derler ya aslında hayat çok uzun. Hayat yaşamayı bilene, anı hissedene, günün her saatini hissedene çok uzun ve güzel. Hayat nefes aldığınızı fark ettiğiniz anlarda gizli bekliyor sadece. Gün içinde fark ederek aldığınız her nefesin size çok daha iyi geldiğini fark edeceksiniz. Önce kendinizi iyi hissedeceksiniz ki başkaları içinde gerçekten iyi olun. Yoksa teknoloji bu kadar ilerlerken yerimizi bir robota kaptırmamız an meselesi.