Yaratıcılığı Tetikleyecek 20 Yöntem

sağlıklı yaşam

e54ea0d5685d6159a0e46482fb629de4

Tıkanmış mı hissediyorsun?

Aşağıdaki doğrulanmış yöntemlerle ihtiyacın olan yaratıcılığa anında ulaşabilirsin

  • Bazen olasılığı en düşük fikir üzerinde düşün. Risk almak her zaman kötü değildir. Kimsenin seçmeyeceği seçenek doğru değerlendirirsen senin için iyi bir fırsat olabilir.
  • Küçük oyna, büyük kazan. Önce tepeler yarat dağlar yaratmaya çalışmak seni yavaşlatabilir
  • Her şeyi sorgula. En değişmez gerçekler bile sorgulanmaya değerdir. Sorduğun her soru seni yanlıştan uzaklaştırır.
  • Gerekirse kopyala. Klasikler ve işe yaramış yöntemler üstüne çalışmak için iyi bir bazdır. Sadece geliştirmeden, üstüne bir şey eklemeden aynısını yapmadığından emin ol.
  • Alakasız 3 kişiden fikir al. Yeni perspektifler yeni yaklaşımlar düşündürür. İyi bir dinleyici olmak her zaman kazandırır.
  • Her fikri yaz. Kayda değer ya da saçma olsa bile yazmaya başladıkça göreceksin ki fikirlerin olduğu liste uzayacak. Çantadaki küçük not defteri ve kalem kurtarıcın olabilir.
  • Her seferinde bir konuyu ele al. Aynı anda birçok işi yaptığını iddia edenler hiçbir işi düzgün yapamazlar.

5d8fde1764413e8a351da7bf1b0453c0

  • Asla hayır deme. Farklı düşüncelere açık olmak iyi bir başlangıç noktasıdır. Her şeye ‘evet’ ya da ‘hayır’ demektense ‘belki’ demek daha iyi bir yöntem olabilir.
  • Hayal kur!  Bırak zihnin ve bilinç altın dans etsin. Sayısız fikirlerin aklına geldiğini göreceksin.
  • Pratik yap. İyi olduğun konuda her gün tutarlı bir şekilde çalışmak o konuda seni bir deha haline getirebilir. Çalışmaktan vazgeçme.
  • Fişi çek. Dikkatini dağıtabilecek olan cep telefonları, tabletler seni mutlaka odağından uzaklaştıracaktır. Hiç şaşmaz. Seni hedefinden uzak tutan her şeyden arın.
  • Uzmanlık alanın dışındaki alanlara bak. Hayat aynı olayların döngü halinde olduğu parçalardan ibarettir. Üzerinde çalıştığın konuda çözüm bulamadığın durumda emin ol ki başka bir alanda onun çözümü bulunmuştur.
  • Hareket et. Koşmak yaratıcı düşünceyi onlarca kat artırdığı kanıtlanmıştır. Bedenin doğru çalışırsa beynin doğru çalışır.
  • En iyi arkadaşınla konuş. Her zaman sana destek olacak birisi vazgeçmemek için iyi bir motivasyon yaratacaktır.
  • Riskleri iyi hesapla ama aşırı detaycılıktan kendini koru. Detaylarda sadece boğulursun.
  • Gerektiğinde sessizliği seç . Her beyin fırtınasını yönlendirmeye çalışma, bırak insanlar tartışsın fikirler dans etsin.
  • Mükemmeliği unut. Önce fikirlerinin iskeleti ortaya çıksın mükemmelleştirmek için daha sonra vakit harcayabilirsin.
  • Hedeflerini iyi koy. Bunu gerçekten istiyor musun? Sorgula!
  • Ara vereceğin zamanı bil. Aynı çıkmazların içinde olduğunu hissediyorsan ve bir çözüm üretemiyorsan ayağa kalk, derin bir nefes al ve uzaklaş. Tekrar dönmeye hazır hissettiğinde çok daha yaratıcı olarak geri döneceğinden emin olabilirsin.
  • En baştan başla. Eğer içine sinmiyorsa, yarattığın şey seni yansıtmıyorsa sona ne kadar yaklaşırsan yaklaşmış ol başa dönmekten korkma.

cropped-db13.png

‘Şimdi sen bir şey mi oldun’

yaşam

Yüce olan hiçbir şey aniden yaratılmamıştır., tıpkı üzüm ve incir gibi. Benden incir isterseniz, biraz zaman ver derim. Önce çiçek açsın, sonra meyvesi olsun, ardından da olgunlaşsın. İşte aynen böyle demiş etkili bir Stoacı ve Sokrates’in takipçisi olan Epiktetos, asıl önemli olanın olaylar değil, bizim onlara karşı takındığımızı tavırlar olduğuna inanıyordu. Kendisi de köle olarak doğmuştu ve o zaman kimse onun adının tarihler boyunca en iyi düşünürler arasında yer alacağına inanmazdı.

Şimdi durup dururken bu alıntıyı sizinle neden paylaştım onu açıklayayım biraz. İnsan ömrü nereden baksanız iyi ihtimalle 80 yıl. Bu yılların neredeyse 20 senesi birilerinin bize bir şeyler öğretmesini bekleyerek zaten gelip geçiyor.  Yaşadığımız sistem öyle rutin ve öyle delinmez ki bir insanın gerçekten kendini bulması neredeyse otuzlu yaşlarını buluyor. İşte o yaşlar geldiğinde geriye dönüp bakıyor ve belkide kalbinde onu mutlu eden, var eden meslek ya da hayatla ilgili hiçbir şey yapmamış. Çünkü sistem buna izin vermemiş. O da bu sistemi değiştirememiş. Sonra hayatının bir dönemi geliyor ve içinde bir kıvılcım çakıyor. Belki ilk kez onu mutlu eden şeyi keşfediyor ve bu konuda bir şeyler yapmaya çabalıyor. İçinde hep bir heyecan kıpırtısı, kalbi hep hızlı. Buraya kadar her şey ne kadar güzel ve etkileyici bir hikaye gibi duruyor değil mi? Oysa devamında bu heyecanın içine öyle bir etken giriyor ki yine kalbinin üstüne bir öküz oturuyor. Hani zaten kalbindeki şeyleri yaşamak için onca yıl beklemiş bir de bununla uğraşıyor. Ne mi o etken? İNSAN ! İnsanların bir heyecanla başladığı işlere karşı öyle cümleler kuruyoruz ki bazen nereye gittiğini düşünmüyoruz.

23d690a1712481cd418f0950d121e996

Mesela biri bir kitap yazıyor. Belki 100 sayfa belki 1000 sayfa ama içinde onun heyecanı var belli daha okumadan hemen yapıştırıyoruz cümleyi ‘Sen şimdi yazar mı oldun yani’ ya da kitap yazacak kadar şanslı olmayanlar kendilerini bloglar aracılığı ile ifade etmeye başlıyorlar hemen başka biri çıkıp diyor ‘blogger mısın sen şimdi’ Hayatı boyunca belki hep şarkı söylemek için yaşamış ama bunu zar zor gerçekleştirmiş birine ‘tek şarkı ile şarkıcı mı oldun’ diyoruz. Moda konuşmak istiyor ‘ha evet tasarımcı diyor kendine’ diye küçümsüyoruz. Bizlere arz edilen hiçbir şeyi beğenmek ya da tüketmek zorunda değiliz ama bizlere arz eden kişiye saygılı olmak, onu iyi ya da kötü eleştirmek zorundayız. Kimsenin hayalleri bizim bir saçma cümlemizden daha az değerli değil. Biz eleştirmeyi bilmeyen, yapılan işi eleştirmek ile yapan kişiyi yargılamak arasındaki farkı göremeyen bir toplumuz. İşte biz bu yüzden ‘yeni’ hiçbir şey üretemiyoruz. Biz Epiktetos bize direkt incir versin istiyoruz.  Oysa hayat böyle değil. Yaratıcılık ya da ortaya bir şey çıkarma durumu hepsi işlene işlene döşenen yola taşları. İnsanlar yazacak, müzik yapacak, filmler çekecek, üretecek, deneyler yapacak ve biz ortaya çıkartılan ürün daha iyi olsun diye sadece onu eleştireceğiz. Yaratıcıyı küstürmek kimseye yaramaz. Bırakın insanlar bir günde yazar, şarkıcı, bilim adamı olsun. Sıfatlara bu kadar anlam yüklemeyin. Anlam yüklediğiniz şey ortaya çıkacak ürünler olsun.

Yaratıcılık alışkanlığın özgünlükle alt edilişidir demiş bir başka düşünür. Alışkanlıkların, boş sıfatların insanların hayallerini bir cümle ile yıkmasına izin vermeyin. Bir gün  belki sizinde bir hayaliniz olur.

9fed8f50672d87520f3ce8bf172316bc